27 Ekim 2014 Pazartesi

Bitenler #52

Sonunda bir bitenler yazısı daha :) Yazalı 1 ay olmuş bu yazıyı aslında ama bu ara her şeye bir boş vermişlik,  bir keyifsizlik olduğundan taslağımdaki yazıları bile yayınlamak zor geliyor. En az 1 aydır bekleyen 10 tane yazım var. Bu kış zor geçecek anlaşıldı şimdiden. 
John Frieda Onarıcı Şampuan; Bu şampuandan 4-5 tane rahat bitirmişimdir. Hala da uygun fiyatta buldukça stokluyorum. Yazısı burada
La Ligne Duş Kremi; Nereden aldığımı bile hatırlayamadım bir süre, sonra Gratis'ten aldığımı hatırladım. Kokusu aman aman değil ama bazen duş jellerinde alerji problemi yaşıyorum, bunda olmadı bu problem. İndirimlerde çok uyguna iniyor, başka çeşitleri varsa deneyebilirim.
Gliss Ultimate Repair Şampuan; Yıpranmış ve çok kuru saçlar için olduğu söyleniyor ama ben memnun kalmadım. Şaşırtıcı bir şekilde Gliss'in şampuanları ile hiç anlaşamıyorum. Ama bu serinin ve genel olarak Gliss'in saç kremlerinden ve saç bakım spreylerinden memnunum. 
Dove Saç Dökülmesine Karşı Saç Bakım Kremi; Dove'un kuru ve yıpranmış saçlar için yoğun onarıcı olduğunu iddia eden saç kremi bile bu kadar iyi değildi. Çok güzel bir krem, tekrar alabilirim. Tabi sadece dökülme amacı ile değil, saçlarımı banyo sırasında çok yumuşatıyor, dolaşıklığını hemen açıyor ve tarama kolaylığı sağlıyor. Yazısı burada
Vichy Normaderm Makyaj Temizleyici; Cilt tipime göre olan krem / süt şeklinde temizleyicileri seviyorum. Genelde bu formdaki temizleyiciler normal ve kuru ciltlere göre oluyor. Kokusunu ve temizlemesini sevmiştim. Yazısı burada 
Dove Besleyici Bakım Saç Bakım Kremi; Yaz döneminde bitenler hep saç ürünleri ve duş kremleri yani banyo ürünleri oluyor. Bu saç kremini indirimlerde farklı boylarını almışım ve peşpeşe kullandım. Bu kadar denemeden sonra diyebilirim ki, kesinlikle bir Saç Dökülmesine Karşı serinin kremi gibi değil. Ehh işte, bir daha almam sanırım.
Elidor Belirgin Bukleler; Bunları birden peşpeşe bitirmedim. Şöyle ki bu kremleri kardeşimle beraber kullanıyoruz. Bitmeye az kalmışş ama iyice sıkmadan çıkmayan, zorlayanları bir yere ters çeviriyorum. O yarım kalanları bırakıp hep yenileri açıp kullanınca önce bunlar bitsin dedim. Fotoğraftan sonra ambalajı kesip içindekileri bir kaba boşaltıp kullandım. Yazısı burada
Prima Islak Havlu; Beğenerek kullanıyorum ama çok bebek poposu gibi kokuyor :)
Oriflame Vücut Kremi; İncecik gri simler barındıran ve çok güzel kokan bir krem. Çok severek kullandım.
Colgate Optik White; Dönüşümlü olarak kullandığım diş macunlarından biri.
Rossmann Welness Beauty Vanilya Macademia Duş Kremi; Misler gibi kokuyor. Aynı seriden vücut yağını da kullanmıştım. Kesinlikle tekrar alınmalı.
Raw Ganic Makyaj Temizleme Mendili; Yazısı burada

22 Ekim 2014 Çarşamba

Mekan Önerisi; Pendik Marin Türk AVM #1

Bugün farklı bir mekan önerisi ile karşınızdayım. İlk kez bir AVM yazısı yazıyorum. Aslında uzun zamandır aklımda benzer bir şeyler yazmak var. Şöyle Sevda ile Geziyorum  başlıklı, bir semte, bir AVMye yolculuklar yapabiliriz yakında. Bunun için öncelikle üşenmemem gerekiyor tabi. Güel fikirlerim var ama ya vaktim olmuyor ya da vaktim olduğunda enerjim. Bu AVM'ye de tasarladığım yazı için tekrar gelebilirim.
Sabah 6 civarı kardeşimi Sabiha Gökçen Havaalanına bıraktıktan sonra Pendik'e geçmeye karar vermiştik. Her sabah yürüyüş yapan Annem sabah yürüyüşünü Pendik sahilde yaptı ben de biraz yürüdükten sonra bir bankta sabahın tüm güzelliklerinin keyfini çıkarıp deniz manzarası eşliğinde kitap okudum öncelikle. Karnımız acıkmaya başlayınca da Marin Türk AVM'ye geçmeye karar verdik.
AVM dediğime bakmayın, cafe / restaurant ağırlıklı açık hava alışveriş merkezi. Denize sıfır ve marinası var. Bu yüzden bir AVMde değil de sanki Bodrum'da Marmaris'te gibi hissediyor insan kendini burada. 
Küçük, derli toplu bir AVM burası. İstanbul'da en sevdiğim yerlerden. Tatile gibi hissediyorum burada kendimi. Bu arada saat 7,30 daha ve günlerden cumartesi :) 

Kahvaltı yapabileceğimiz bir yer ararken çok merak ettiğim Cold Stone'u görüyorum. AVMlerde mağazalar 10:00'da açılıyor malum. İnşallah açılışa kadar burada olur ve deneyebilirim diye düşünüyorum. 
İçerisinde çok şık, çok güzel cafeler var.  
Üst katta açık bir yer bulamayınca aşağı iniyoruz ve Simit Sarayı'nın açık olduğunu görüyoruz. Aslında burada oturduktan sonra farkediyoruz ki yan tarafta Değirmen var ve orada açık. Farketseydim kesin oraya giderdik. Neyse artık :) 
Bu arada ben gelmeyeli epey zaman olmuş, o zamanlar aşağıdaki cafeler yoktu. Görünce çok şaşırdım denize sıfır bir Simit Sarayı var burada. Hava da manzara da harika. Hafta sonu erken kalkanlara tavsiye ederim. 
Abimin işi de tekneler olduğu için tekneler ve yatlara ayrı bir düşkünlüğüm var. Şu yandaki alıp gidesim geldi mesela. Nasıl yakışmış mı? :) 

Kahvaltımız bitince AVM'de geziye çıkıyoruz. Daha mağazalar açılmadı ama saat henüz 9 civarı :) Güne erken başlamak çok güzel bir duygu. 
İçerisinde ilgimi çekenler Watsons, Mudo ve Tanca mağazaları oluyor.
Annem biraz dolaşmaya çıktı etrafta, ben de Caribou Coffee'yi açık görünce kahve içmeye karar verdim. Aslında bu oyalanmalar, beklemeler hep Cold Stone yüzünden :) Saat daha 10:00 olması bu arada. 
Kahvemi içip, sakinliğin, sessizliğin tadını çıkararak kitabımı okuyorum burada. 
Hayat sana güzel be minnoş :) 
Ve müjde, saat öğlene yaklaştı Cold Stone çoktan açıldı. Gitmeden önce dondurmalarımızı seçiyoruz, kafamız karışık ne seçsek bilemiyoruz. 

Tam ne olduğunu hatırlayamasam da soldaki (Annemin ki) karamelli benim ki de çok sevdiğim After Eight'e istinaden naneli-çikolatalı. Güzel ama beklediğim daha damak çatlatan bir dondurma idi, maalesef hayal kırıklığına uğradım.
Ve sabah 7:00 civarı giriş yaptığımız bu minik AVMden 14:00 civarı bol kalori alarak evimize dönüyoruz.
Yeni turlarda görüşmek üzere! 

18 Ekim 2014 Cumartesi

Darphin Stimulskin Plus Reshaping Divine Serum

Profesyonel Darphin masajı olan 'Deep Masaj' dan ilham alınarak geliştirilen, kapsamlı bir etkiye sahip olan bakım serumudur. İçeriğindeki Commiphora mukul özü ve yaşlılık izlerine karşı etkili olan bir bitki türü olan Sea Emerald ile zamanla çukurlaşmış dolgun bölgelerin yeniden dolgunluk kazanmasına ve yüz kontürünün gözle görülür şekilde yeniden toparlanmasına ve sıkılaştırılmasına yardımcı olur. Polipeptit, Kolajen, Kalsiyum, Biberiye, Talus özleriyle cildi sıkılaştırır, toparlar. Kırışıklıkların ve yaşlanma belirtilerinin görünümünü fark edilir şekilde hafifletir. Cildin doğal nem oranını artırır ve parlaklık kazandırır.
Anti-aging özellikleri olsa da 25 yaşından itibaren herkesin kullanabileceği bir serum. Elastikiyet, sıkılıp ve sarkma problemi yaşayan daha genç ciltler de rahatlıkla kullanabilir. Paraben içermiyor ve %98 bitkisel içerikli. Çok hafif bir yapısı var ve sürer sürmez cilt tarafından emiliyor. İnce dokusu olduğundan karma cildim nedeni ile ağır gelen serumlarda yaşadığım problemi yaşamıyorum. Bir çoğu cildimi yağlandırıyor çünkü. Oldukça hafif ama güzel bir kokusu var.
Kırışıklıklar konusunda bir problem yaşamıyorum. Ama ileride yaşayabileceğim sorunları biliyorum. Karma bir cilde sahip olduğum içinde çizgilerimin belki geç başlayacağını ama sarkma, elastikiyet sorunu yaşayacağımı biliyorum. Bu yüzden serumu hemen kullanmaya başladım. Özellikle stresin ve yorgunluğun oluşturduğu görünümü  ilk kullanımdan itibaren hafifletiyor. Gece sürüp yattığımda sabah daha aydınlık ve toparlanmış bir ciltle uyanıyorum. Açıkçası ürünleri düzenli kullanım konusunda sıkıntım var. Ara ara unutsam da çoğunlukla düzenli kullanmaya çalıştım ve çevremde özellikle akne ve akne izleri sorunu yaşadığım, solgun cildimin daha iyi gözüktüğünü ve canlandığını söyleyenler, ne kullandığımı soranlar var. Bu yüzden işe yaradığını söyleyebilirim.
Bu serumun en büyük kusuru maalesef  700 TLye yaklaşan fiyatı.
*Basın ürünüdür, objektif yorumlarımı içerir.

16 Ekim 2014 Perşembe

Bir İstanbul Masalı #3

Genelde bu bölümde gittiğim yer ile ilgili 1 fotoğraf paylaşırım. Fakat bu sefer 1 tane seçemediğim için tüm görseller aynı yere ait. 
Kardeşimi sabahın köründe havaalanına bırakmam gerekiyordu. Biz de annemle havalanına yakın olduğu için Pendik Sahil'e geldik.  
Saat 7 civarı, günlerden cumartesi. Her yer sessiz, sahilde tek tük yürüyen insanlar var. 
Bulutların arasından aniden beliren uçakları görmek insanda ''gitme'' isteği uyandırıyor. 
Annemle biraz yürüdükten sonra ben bir banka oturup kitabımı okudum annem de her sabah yaptığı yürüyüşünü burada yapmış oldu. 
Bu güzel fotoğrafları neden 1 taneye indiremediğimi anlamışsınızdır. Acele etmeden, sakince ve huzurla geçirilen günleri seviyorum. En kısa zamanda tekrar gidebilmek dileği ile!

15 Ekim 2014 Çarşamba

Okudum; Tarot ve Çikolata - Marian Keyes

Arka Kapak Yazısı
Lucy Sullivan evleniyor mu yoksa...?

Lucy'nin bir erkek arkadaşı bile yoktu. Açık söylemek gerekirse aşkta da pek şanslı sayılmazdı. Ama Bayan Nolan tarot falına bakmış ve Lucy'nin, çevresinde yakından tanıdığı bir erkekle yıl sonuna kadar evleneceği kehanetinde bulunmuştu.

Lucy'nin ev arkadaşları bu haberi duyar duymaz kara kara düşünmeye başlamıştı. Eğer Lucy evden giderse, şarap ve erkeklerden oluşan yaşam tarzlarına son vermek zorunda kalacaklardı. Ayrıca evi kim temizleyecekti? Ama Lucy, sorumsuz, alkolik babası ve hırçın annesiyle uğraşırken evlilik gibi şeylere ayıracak vakti olmadığını söylüyordu. Üstüne üstlük hayatında erkek falan da yokken evlilik düşünmenin sırası mıydı yani?

Fakat sonradan yakışıklı, sevimli ama güvenilmez Gus'la tanışınca onun beklenen damat adayının olup olmayacağını düşünmeye başladı. Belki de müstakbel kocası, yakışıklı Amerikalı Chuck olacaktı. Ya da herkesin nabzına göre serbet veren kompliman Daniel. Hatta belki de işteki sevimli çocuk Jed!..

Gülmek uğruna işe ya bir hafta geç gidin ya da bir hafta asın! Değecek...
 
Marian Keyes'ın okuduğum en sıkıcı kitabı idi. Dili ve konusu çok sıkıcı ve gereksiz ayrıntılarla doluydu. Karakterimiz Lucy'den ölesiye nefret ettim. Sürekli önündeki şeylere rağmen kendini kandırması falan. Ama şöyle, bu tipler gerçek hayatta var. O yüzden gerçek dışı bir karakter demiyorum ama bu tipte insanları sevmediğim için nefret ettim ondan da. Ne tipte derseniz, erkek arkadaşı olunca ona koala misali yapışıp aldatılmak ile ilgili tüm sinyaller verilse de onları görmezden gelen tipler efendim. Yalan söylenilip, aldatılıp, kandırılıp yine affeden hep affeden sinek kadar sevgilim olsun aman başımda dursun tipler.  
Lucy arıza karakterleri kendine çekmekte usta, her türlü yalanı, ihaneti sineye çekmeye hazır, yeter ki sevgilim olsun diye takılan biz kız. Ee beklenti düşük olunca karşısına çıkan da (Gus) tam da böyle biri, işsiz, güçsüz, yalancı, sorumsuz üstüne bir de alkolik. Falcı evleneceksin dediği için de evleneceği adam Gus olabilir diye her türlü golü yiyor. İnanın saçını başını yolmak istedim bu kızın okurken. Çok sinirlendirdi beni. Kitap 512 sayfa ve en az 400 sayfasını sinirlenerek okudum. Son sayfalar güzeldi tam tahmin ettiğim şey oldu. Artık onu da okursanız öğrenirsiniz :)
Bu kitabı Sevgili Koyu Kırmızı'dan ödünç almıştım, onu da belirtmeden geçmeyeyim. Kendisine tekrar teşekkür ediyorum.

7 Ekim 2014 Salı

Mekan Önerisi;Şekerpınar'da Bir Vaha ''La Terra''

Yaklaşık 1 yıldır Mekanist üyesiyim. Mekanist'te düzenli yorum yapıp belirli bir puanın üstüne çıktığınızda Gezgin ve Guru üye oluyorsunuz. Gezgin ve Gurular için ise Mekanist'in etkinlikleri oluyor. Ben de Guru olduğum için sürekli etkinlikler için davet alıyordum ama bir türlü yer ve zaman olarak uyuşamadığımız için katılamıyordum. 
Instagram'da Mekanist'in La Terra'nın fotoğraflarını paylaştığını görmüş, çok beğenmiştim. Hatta web sitesini incelemiş, nasıl gidilir diye araştırmıştım ki 2-3 gün sonra bu güzel mekan için etkinlik daveti aldım. Ve tabii ki çok sevinerek kabul ettim.
Bizim gittiğimizde Haziran sonu gibiydi, ancak paylaşabiliyorum. Şekerpınar taraflarını hiç bilmiyordum, biraz google haritalar, biraz bilen birilerinin yol tarifi, biraz da benzin istasyonlarında sorarak La Terra'yı buldum. Ancak o civarları bilenleriniz varsa anlar, bahçeli, yemyeşil bir yer arıyorsunuz ve çevrenizde sadece fabrikalar var. O yüzden kesin yanlış gidiyorum diye düşünürken ile birden önüme çıktı La Terra.
La Terra'dan sadece küçük bir bölüm. Daha sonra bir şey yapıldı mı bu bölümde bilmiyorum ama yerlerde minderler v.s. olsaydı çok güzel olurdu diye düşünmüştüm. Tabi biizm ilk gittiğimizde bu bölüm boş olsa da öğlene doğru çimenlere yayılmaya başlamıştık. 
La Terra'nın web sitesi maalesef berbat. Bu yüzden oradan da faydalanmak istedim bir şeyler anlatmak için ama yok. Facebooktan baktığımda serpme kahvaltı v.s. gibi bilgiler gördüm. Bizim gittiğimizde açık büfe kahvaltı vardı. Kirazlar, naneler bahçeden toplanmıştı.  
Sanırım pazar brunch (açık büfe kahvaltı) diğer günler serpme kahvaltı var.
Meyve ağaçlarının içerisinde kocaman bir bahçe. Ağaçlarda bir sürü meyve var ve meyveleri toplayıp yemek serbest.  


Kapıdan içeri girdiğinizde karşılaştığınız manzara bu. Neden bir vaha dediğimi anlamışsınızdır.  

Pazar günleri canlı müzikte var bu arada.  
Bu fotoğrafı da facebook sayfalarından aldım. La Terra'da kış.


Bunlar da yine facebook sayfasından aldığım görseller. Yani anlayacağınız La Terra her mevsim güzel :)
Web sitesi çalışmadığı için menü ile ilgili bilgiler tam veremiyorum ama geniş bir menüsü var Facebook görsellerinden anladığım kadarı ile. Pizza, pide, et yemekleri, balık, makarna, salatalar ve tatlılar. En yakın zamanda canım Esroş'umla gidip yemek yemek istiyorum burada.
Çoluk çocuk gidelim uzun uzun vakit geçirelim derseniz adresi ve telefonu; 
Şekerpınar Mah. Fevzi Çakmak Cad. No:94 Çayırova
Gebze, Kocaeli
(0262) 658 0833

6 Ekim 2014 Pazartesi

Diadermine Ekspres 3'ü 1 arada Temizleyici Su

Düzenli ve etkili temizlik sayesinde sağlıklı ve parlak bir cilde sahip olmak için Diadermine ideal bir temizleme ürünü sunuyor. Diadermine Ekspres 3’ü 1 Arada Temizleyici Su, tek adımda yüz, göz ve dudaklarda temizlik sağlıyor. Ürün, yüzün tamamını kirden ve suya dayanıklı makyajdan arındırıyor. Tonik etkisi ile cildi canlandırıyor ve ferahlatıyor.
Diadermine Ekspres 3'ü 1 arada Temizleyici Su'yu kardeşim almıştı. Bir süre hiç açmayınca ben denemek istedim. Makyaj temizleme suları bir süredir çoğu kişi tarafından denense de ben yeni geçebildim bu tarz ürünlere.
Ağız kısmı sprey şeklinde. Bu kullanım kolaylığı sağlıyor. Göz makyajı çıkarmada çok başarılı değil ama genel olarak fena bir temizleyici değil. Cilt makyajını, dudak makyajını gayet güzel temizliyor. Ben mutlaka ardından cildim uygun bir temizleyici ile yüzümü yıkıyorum.
Cildim hassas, herhangi bir tahriş, kızarıklık, sivilce veya alerjiye neden olmadı. Göz makyajımı temizlerken de aynı şekilde yanma yapmadı. Gül kokusu gibi hafif ama güzel bir kokusu var. 
Fiyatı sanırım 18 TL civarı ama kampanyalar / indirimler ile daha uyguna almak mümkün.

2 Ekim 2014 Perşembe

Alışveriş; Martello Çanta, Flormar Shop, C&A

Son dönemlerde giyecek özellikle ayakabıda ihtiyaca yönelik alışveriş yapıyorum. Bu yüzden de ayakkabı ve çanta alırken her renk ile kullanabileceğim siyah ve krem renklerini tercih ediyorum. Yine çanta ve ayakkabıda çok metal detay, baskı v.s. sevmiyorum. İş görüşmelerim, toplantılarım için düz siyah bir çantaya ihtiyacım vardı. Kadıköy'e yolum düşünce buradaki çantacıları dolaştım. Daha sonra Bahariye Caddesi'nde daha önce Markafoni'den anneme bir çanta aldığım Martello mağazasını gördüm. Kol çantası tam benim istediğim gibi ortada bir fermuarlı gözle birlikte 3 bölümlü. Şu tek göz çantaları hiç sevmiyorum. Siyah clutch da çok uygundu, mutlaka kullanırım diye onu da aldım. Oldukça uyguna güzel modeller var, mutlaka bakın. 
Bu arada bu fotoğrafı Instagram'da yayınlayınca biri altına ''çok zevksizsin canım'' gibi birşey yazdı. Ben herkese de söylerim, bu çok çirkin bir davranış. Kendi kalitesini belli etti ama bir açıklama yapayım. Şu hayatta en sevmediğim insan tipleri sen bir şey almışken ve hevesle göstermişken  ''aa neden bunu aldın'' ''bu çok kötü'' ''Çok çirkin''  v.s. diyenler. Fikrini sorup değiştirebilirim dese ayrı ama hevesle gösteriyor, demek ki beğenmiş. Biri bir şey alınca güle güle kullan denir arkadaşlar. Fikir beyan etmeniz içim çok ısrar edilirse sizin tarzınız olmadığını söyleyebilirsiniz ama olumsuz yorumlar çok kötü. Bana pek yapan olmadı ama blog ve Instagram yorumlarında çok sık görüyorum ve inanın çok üzülüyorum. Azıcık iyi niyet ve empati hepimize iyi gelecek.
Ayrıca bak anlattım, benim tam istediğim çanta. Ben de mint yeşillerini, pembelerini çok beğeniyorum mesela çantaların. Ama kullanamam. Üstelik de bütçem kısıtlı. Bu tam benim istediğim çanta ve çok severek isteyerek aldım nokta. Kişileri durumlarını bilmeden yargılamayın. Belki de gerçekten zevksizim ama bu sadece beni ilgilendirir. Zevkler ve renkler tartışılmaz, unutmayın!
Bu kadar iç dökmek yeter, devam edelim :)
Buyaka Flormar'a sadece Dotting Pen almak için girmiştim aslında.  
C&A'yı seviyorum. Uygun fiyata oldukça güzel şeyler var. Biraz da giyim alışverişi yapayım artık dedim. Kozmetikten giyime sıra gelmiyordu bir türlü :)