23 Aralık 2012 Pazar

Kahperengi / Hande Altaylı

Arka Kapak
Romanları yayımlandığında en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.
O sabah yatakta gözlerini açtığında ise kendini iyi hissetmiyordu. Bir gece önce Fırat'ı görmek dengesini altüst etmişti. Geçmişin asla sandığımız kadar uzakta kalmadığı gerçeğiyle yüzleşmek, yeteri kadar uzağa gidemediği kaygısını doğuruyordu. Yoksa yıllar geçtikçe güçleneceğine, zayıflıyor muydu insan? Olgunlaşacağına koflaşıyor, dayanıklılığını yitiriyor muydu? Öğreneceğine unutuyor, bildiklerinden şüpheye mi düşüyordu? Geride bıraktığı onca şeyden ve onca yıldan sonra böyle yaprak gibi titremek, kendini başa dönmüş gibi hissetmesine yol açıyordu. Yürümüş, yürümüş ama hiçbir yere gidememişti. Belki de dünyanın yuvarlak olması, daima başladığın yere, yani kendine döneceğin anlamına geliyordu.
Küçük bir Anadolu kasabasından İstanbul'un ışıklı gecelerine uzanan bir yolculuğun hikâyesi. Sevginin değil, mecburiyetin birlikte tuttuğu bir ailede büyüyen Narin ilk kez âşık olduğunda yolların nihayet daha büyük yollara bağlandığını, o büyük yolların da başka şehirlere, ülkelere kavuştuğunu anlar. Ve biri gittiğinde arkasında bir yol bıraktığını. Ama o yolların nefrete, ihanete de açıldığını anlaması için aradan yılların geçmesi, dostlukların sınanması, kaybedilenlerin bulunması gerekecektir. 
Aşka Şeytan Karışır ve Maraz adlı romanları yayımlandığı yıllarda en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.
Hande Altaylı'nın diğer 2 kitabını okumuşken ve çok beğenmişken Kahperengi'yi okumamak olmazdı. Bugünden geçmişe dönerken soru işaretleri, merak, sonra ne olacak duygusu sarıyor ama ince bir kitap ve ben sevdiğim kitaplar çabuk bitsin istemediğimden yavaş yavaş okuyacağım dedim. Ama olmadı... Olayların nasıl gelişeceğini o kadar merak ettim ki, dayanamadım gece 3'e kadar oturdum. Tadı damağımda kaldı ve bitti.
Narin'in bu kadar da olmaz denilen hayatı (ama neler neler oluyor bu hayatta işte), Fırat'la yeniden kesişen hayatı, bu hayatta iyi şeylerde oluyor dedirten arkadaşı Deniz'le okumaya doyamadığım, bitirdiğimde büyük bir boşluk hissedip şimdi ne okuyacağım dedirten bir roman.
Fazla detay vermek istemiyorum ama Narin'in yaşadığı bütün olumsuzluklara rağmen arkadaşı Deniz sayesinde yaşama tutunması ve belki hayal edeceğinden bile çok iyi noktalara gelmesine mutlu olsam da bir bar hikayesi var, yumrukların falan havada uçuştuğu, söylenmemiş gerçeklerin açığa çıktığı v.s. Narin'le birlikte canım yandı sanki orada. Ama sonrası tam bir bombaydı, sürprizdi ve ben sürprizli sonları severim :)
O zaman yeni yıl dileğim; 
Narin'in ki gibi ne kadar olumsuz şeyler yaşarsak yaşayalım 90 derece değiştirebileceğimiz, şansımızın döneceği, sonunda herşeyin yoluna gireceği bir hayatımız olsun. Narin'in -azıcık dengesiz de olsa- Fırat ile yeniden karşılaşıp aşkı bulması gibi gibi, biz de hayatımızın aşkını bulalım. (Bekarlara ve sevgilisi olmayanlara tabi bu dilek :]) Ve herkesin hayatında bir Deniz olsun, mutlaka olsun. Düştüğümüzde kaldırsın, gülünç durumda düştüysek toparlasın.... 
Mutlu Yıllar

16 Aralık 2012 Pazar

Yves Rocher Sebo Specific Ultra Mat

Ultra Mat Parlamaya Karşı Nemlendirici Krem

Yağlı ciltte gün boyu süren matlık!

Kaside Kökü içeren formülü sayesinde cilde gün boyu süren bir matlık kazandırır. Yağlı cildin günlü nem ihtiyacını giderirken, en sıcak günlerde bile parlamayı önler. 
Her gün düzenli olarak uygulanması önerilir.
...Ve dahası: Formülündeki Kaside Kökü hücreleri Flavoid adlı moleküller içerir. Bu moleküller cildin yağ dengesini kontrol altına alır, yağ fazlasını emerek parlamayı engeller.
Dermatolojik olarak test edilmiştir.
Yukarıda Yves Rocher'in bu kremle ilgili vaatlerini okudunuz. Bir kaç aydır bu kremi kullanıyorum. Normalde ultra mat ürünleri pek kullanmam, nemlendirmeleri yeterli gelmez, cildim pul pul olur. Annem için başka bir krem alırken bu nemlendiriciyi önerdiler, çokta inanmayarak aldım. Fakat memnun kaldım. 
Zaten genelde de hem blogumda, hem konu ile ilgili postlar varsa yorum olarak yazıyorum; eskiden çok hafifte olsa gün içinde burun çevremde bir parlama sorunu olurdu. Bu nemlendiriciden sonra parlama sorunum ortadan kalktı. Yine de şunu vurgulayayım, benim asla çok fazla şekilde bir parlamam olmamıştır. Yıllardır kullandığım  yağlı cilt ürünlerinin marifeti sanırım. 
Ürün de hafif bir koku var. Beni çok rahatsız etmiyor ama üzerine ne sürersem süreyim nemlendiricinin kokusu hepsini bastırıyor gibi geliyor. Kokuya duyarlı olanlar sevmeyebilirler. En sevmediğim yanı ise kavanozda olması, parmak daldırma olayını hiç sevmiyorum. Pamuklu çubuklar ile idare ettim sürekli. En son Yves Rocher'e gittiğimde derdimi anlatıp onlarında ürün denemelerinde kullandıkları minik plastik çubuklardan aldım da, kurtuldum. 
Bu arada bu nemlendiricinin fiyatı 32,90TL
%20 indirim varmış, internet sitesinde gördüğüm kadarı ile. Yani almak isterseniz 26,30TL'ye geliyor.
Sevgiler <3<3<3

Balea El Ve Tırnak Balsamı / Papatya

Daha önce Almanya'ya ziyarete giden bir arkadaşımız Balea'nın bu kreminden getirmişti bize. Deneyip, kullanıp çok memnun kalmıştık.  Balea yurtdışında hangi ülkelerde var, tam olarak bilmiyorum. Sadece Almanya'da Dm Marketlerde satıldığını biliyorum. Ve çok uygun fiyatlı olduklarını! 
Sonra ara ara şampuanlarını, kremlerini Kadıköy'de kozmetikçilerde görür oldum. Öyle onlarca çeşit değil, birkaç değişik ürünü çeşitli parfümerilerde gördüm. Şimdi hangisi olduğunu hatırlamıyorum ama, daha önce kullanıp memnun kaldığım bu kremi Kadıköy'deki kozmetikçilerin birinde görünce hemen aldım. Nerden gelmiş, nasıl gelmiş bilmiyorum ama hatırladığım kadarı ile 5TL gibi bir fiyata aldım üstelik. 
Sürdüğüm anda ellerimi nemlendiren ve bu etkisi uzun süren, hoş kokan bir krem. Gece sürüp yattığımda sabah ellerim pamuk gibi oluyor. Tabi yine hatırlatayım, ellerim çok kuru değil. Orta kurulukta diyebilirim.
Öko-Test sertifikalı bu krem ama içinde paraben mevcut. İçerik okuma alışkanlığım, özellikle de ürün satın alırken pek yok. Kullanmaya başladıktan sonra okuyorum ben.
Balea'nın ürünlerinin genel olarak çok uygun fiyatlı ve güzel olduğunu duyuyorum, Türkiye'de satılması yaygınlaşsa ne güzel olur.
Bu arada bu DM ler Türkiye'ye gelir mi dersiniz? Rossmann'dan sonra bir atakta onlardan bekliyoruz. 
Sevgiler <3<3<3<3

12 Aralık 2012 Çarşamba

Elidor 7/24 Belirgin Bukleler Şekillendirici Saç Kremi

Ouidad ile birlikte geliştirilen Yeni Elidor Uzman Bukle Belirginleştirici 7/24 Şekillendirici Krem, devrim yaratan Bukle Belirginleştirme Teknolojisi kururken kabarmayan ve elektriklenmeyen belirgin buklelere sahip olmanızı sağlar. Bukleleriniz gün boyu şeklini korur ve belirgin görünür.
Normalde bu saç kremini fazla kullanmam. Ama zor durumlar için dolapta 1 tane bekletirim. Saçlarım dalgalı ama bazen dalgalı saç olmaktan çıkıp elektrik çarpmış saç veya yolunmuş saç kıvamına geliyor. Boya, deniz, kum, güneş, Marmaris'in aşırı kireçli suları yüzünden v.s. Böyle durumlarda saçımı bakıma alıp düzelene kadar da bu krem yardımcım oluyor.

Saçlarımı yıkadıktan sonra havlu ile iyice kurulayıp, nemli saçlarımın boy ve uçlarına sürüyorum. Asla diplere sürmüyorum. Sonra kendi halinde kurumaya bırakıyorum. Gerçekten bukleleri ortaya çıkan, güzel görünen saçlarım oluyor.
Saçımı çabuk yağlandırdığını düşündüğümden işim düşmediği sürece kullanmamaya dikkat ediyorum ama zor zamanlarımın kurtarıcısı olduğu da bir gerçek.
İçeriğide pek sevimli değil ama, bunları bile bile -yerine daha iyisini bulana kadar- kullanmaya devam edeceğim.
Sevgiler <3

1 Aralık 2012 Cumartesi

Watsons Nane Kokulu Serinletici Ayak Kremi

Kurban bayramı civarında 1 aylığına Marmaris'e geldiğimde ayak kremi getirmediğimi farkettim. Marmaris kozmetik konusunda yokluk bölgesi, öyle çıkıp birşey alamazsınız, çünkü drugstoreların hiçbiri burada yok. Büyük parfümeriler zaten yok. Yerel parfümeriler var ki, son kullanma tarihinin geçtiği ürünleri satıyor olmalarından şüpheliyim. Bir de üzerine anormal fiyatlar. 2-2,5TLye aldığımız ojeler burada 5TL, diğer fiyatları siz düşünün.  
Bir ayak kremi alma şansım olmadığından -her zaman ki gibi- Ablamın kullanmadığı bir ayak kremine el koydum. 
Bu ayak kremi gerçekten çok güzel. Sürdüğüm andan itibaren ayaklarımı serinletiyor, rahatlatıyor. Özellikle çok gezip dolaştığım günlerde uygulaması çok zevkli oluyor. Yorgunluğumu, ayak ağrılarımı hafifletiyor. Vaatleri arasında ayaklara ipeksi bir yumuşaklık kazandırdığı yazıyor ama açıkçası çok kuru bir deriniz varsa pek işe yaramıyor. Yalnız havaların soğuması ile birlikte bu kremi sürüp çorabımı giydiğimde bahsedilen ipeksiliği ve yumuşaklığı biraz da olsa yakalayabiliyorum.
Watsons'un sitesine ürün ile bilgi bulurum maksadı ile baktım ama mağazaya gittiğimde gördüğüm bu ürünü web sitelerinde bulamadım. Daha önce aradığım bir kaç Watsons ürününü de bulamamıştım. Satılan ürünlerin bilgilerinin eklenmesi bu kadar zor olmamalı. 
Marmaris'e drugstore talebimi iletip, ayak kremimi tanıtıp, Watsonsa atarlandıktan sonra postumu burada bitiriyorum.
Sevgiler <3

30 Kasım 2012 Cuma

Yves Rocher Pure System Pore Clearing Mask

Öncelikle son zamanlarda annemin katarakt ameliyatı, saat başı koyulan damlalar, doktorumuzun Avrupa yakasında olması nedeni ile sabah çıkılıp akşam dönülen kontroller, Marmaris'e geliş tarihinin belli olması, bavul hazırlanması, çocuklara hediye almak için atılan avm turları, sosyal hayat, akraba ilişkileri derken hem epey yorgunum, hem de blogumla ve blogger arkadaşlarımla doğru dürüst ilgilenememenin vicdan azabı içerisindeyim. Marmaris'te daha boş olacağımdan blogumla daha çok ilgilenebileceğimi sanmıştım ama burada gelir gelmez vücudum İstanbul'daki tempoya alışkın olduğundan hemen kendini koyverdi. Ve ben hasta oldum. 2 gündür yatak döşek yatıyorum desem yeri... Blogları tek tek okumayı, yorum bırakmayı çok özledim gerçekten de :/ Ama şu anda vakitsizlikten bir acele ile post hazırlayıp gelen yorumlara göre yorum bırakabiliyorum ancak. Ne olur affedin beni :(
Konumuza dönersek;

Siyah Noktaları Yok Eden, Gözenekleri Derinlemesine Arındıran, Sebum Dengeleyici Maske

Cildi tamamen yenileyen bu maske, cildi siyah noktalardan derinlemesine temizler ve cildin sebum fazlasını emerek sivilce ve siyah noktaların tekrar oluşumunu engeller. Ciltteki akne kızarıklıklarının dinmesini sağlar.

Haftada 1 ya da 2 kez temiz yüze uygulayınız. 3 dakika beklettikten sonra suyla durulayınız.

.Ve dahası: Formülündeki cilt yenileyici antibakteriyel Salisilik Asit ve yoğun onarıcı Aloe Vera Özü sayesinde sivilce oluşumunu engeller ve sivilce izlerini yok eder.
Dermatolojik uzmanlık altında geliştirilmiş ve test edilmiştir.
Paraben içermez.
Bu maskeden önce bu maskenin 6 katı kadar pahalı ünlü bir markanın kil maskesini kullanmıştım. Fakat hiç memnun kalmadım, bir sonuç alamadım. Zaten o ürünlerim bitince bir süre pahalı ürünlere  hayır dedim. (Hala devam ediyor bu hayır)
Yüzüme sürüp 3 dakika bekliyorum ve su ile yıkıyorum bu maskeyi ve herhangi bir kurutma, tahriş etme ya da alerjik reaksiyona sebep olmadı. Fazla akneli veya siyah noktalı bir cildiniz var ise belki işe yaramayabilir ama tek tük akneleriniz var ise kesinlikle kullanabileceğiniz bir ürün.
Benim daha bana feci gözüken aşırı bir siyah nokta problemim yok, cildim yağdan parlamaz hiç mesela. Ara ara çıkan aknelerim ve akne izlerim var. Bir mucize beklemiyorum ama maskeyi denediğim süreçte gözeneklerimi temizlediğine ikna oldum. Bir de ben galiba bu salisilik asitin önce yakıp ardından verdiği rahatlık, temizlik hissini de seviyorum.
Ürünün fiyatı 19,90TL. Ben doğumgünü kampanyasında 4 al 2 öde indiriminden yararlanarak almıştım. (Yazısı burada) Maskeyi bitirdiğimde aklımda çok başka bir şey yoksa tekrar alabileceğim bir ürün.
Sevgiler <3

27 Kasım 2012 Salı

Nivea Pure & Natural Tonik

Yeni NIVEA® VISAGE Pure & Natural serisi, güvenilir cilt bakım uzmanlığı ile cildinizle uyum içerisinde çalışan doğal ve etkili içerikleri birleştiriyor. Fas'ta üretilen güzelleştirici etkiye sahip Argan Yağı ve Aloe Vera da dahil olmak üzere içeriklerin %95'i doğaldır.
Organik Aloe Vera ve Argan Yağı içeren yumuşak formüllü bu Tonik cildin doğal dengesini desteklerken, cildi nazikçe temizler ve canlandırır, cilde doğal sağlıklı ışıltısını geri kazandırır.
Bu toniği Sevgili Lüzumsuz İşler Uzmanının çekilişinden kazanmıştım. Doğal içerikli olduğu için severek kullandım. Hafif bir kokusu var. İçeriğinde alkol var, açıkçası tonikte alkolü seviyorum. Kullandığım ve sevdiğim pek çok tonikte vardı. Önyargılı yaklaşmıyorum bu yüzden. Herhangi bir kuruluk veya yanma hissi ile karşılaşmadım. Üstüne üstlük cildimi yumuşacıcık yapıyor kullandıktan sonra. İçindeki argan yağı ve aloe veradan diye düşünüyorum. Genellikle akşam makyajımı temizledikten sonra kullandım. Uygun fiyatı nedeni ile tekrar almayı düşündüğüm bir tonik oldu. 
Sevgiler <3

26 Kasım 2012 Pazartesi

The Balm / Balmshelter Renkli Nemlendirici Light/Medium

Hazır bugün ve yarın Gratis'te %50 indirim varken, siz çok memnun olduğum ve stoklamak istediğim Balm Shelter'dan bahsetmek istedim. Daha önce yorumlamayan kalmadı nerede ise, yine de yeni tanışanlar olacaksa, en son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim dedim.   
Balm Shelter'ı Anneler Günü indiriminden (%50) 20TL'ye aldım. O anda elimde 2 adet açılmış benzer ürünler olduğundan sırasının gelmesi için bekledim. Yaklaşık 2-2,5 aydır da başka bir benzer ürün ile dönüşümlü (haftada en az 1-2 kere bazen daha fazla) kullanıyorum.  
Dönem dönem akne problemi yaşadığım, şu sıra akne ve akne izleri ile mücadele ettiğim bir cildim var. Normalde benim gibi cildi olanlar çok kapatıcılı ürünler kullanıyorlar. Fakat ben cildimde çok kapatıcı bir ürün kullandığımda doğal durmadığını düşünüyorum, maske gibi oluyor. Bir de akne giderici ürünler kullandığımdan, kapatıcı ürünler akneler ve akne izleri üzerinde çok tuhaf duruyor. Bazı noktalarda kuru ve pul pul bir görüntü ortaya çıkıyor.
Bu yüzden çok kapatıcı olmasalar da ışıltılı, canlandırıcı fondötenler, renkli renklendiriciler ve bb kremler ile daha çok anlaşıyorum.
*SPF18 koruması olması kış için yeterli olsa da yaz için altına tekrar bir koruyucu sürmek gerekiyor. 
*Ürün 64ml ve açıldıktan sonra 2 yıl içinde bitirilmesi gerekiyor. Benim gibi bol kepçeden sürüp sürüştürenler için 64ml olması iç ferahlatıcı. Yaşasın, hemen bitmeyecek ve bozulmayacak :) 
*The Balm ürünlerinin karton ambalajını çok seviyorum, her seferinde atarken elim titriyor :)
*Özellikle yaz sıcaklarında fondöteni ağır bulan, kullanmaktan kaçınanlar için bu ürün harika bir kurtarıcı. Hafif bir ürün. Çok kapatıcı olmadığını tekrar hatırlatayım.
*Renkli nemlendirici de olsa ben altına nemlendiricimi sürmeden kullanmıyorum.
*Yüzümdeki doğal, sağlıklı duran ışıltısını seviyorum. Problemsiz bir ciltte harika duracağından eminim. 
*Üzerine pudra sürmeden kullandığım zamanlar oldu. 3-5 saat parlamadan idare etti. Belki 6-8 saat de dururdu, bilemiyorum. Ben en fazla 3-5 saat denedim.
*Üzerine hafif bir pudra geçtiğimde akşama kadar idare ediyor.
*Paraben içermemesi de büyük artılarından.
Hazır %50 indirimdeyken kaçırmayın derim.
Sevgiler <3

25 Kasım 2012 Pazar

Nude Nemlendirici Şampuan / Kuru ve Boyalı Saçlar İçin

Paraben ve Sülfat içermez.
%98'i bitkilerden oluşur.Bambu ve soya proteini kompleksi içerir. Nude hacimlendirici şampuan nazikçe saçlarınızı temizlerken, saçların kaybettiği nemi ve parlaklığı geri kazandırır. Avakado, shea yağı ve papatyadan oluşan zengin bitkisel karışımı ile saçlarınızı beslerken onlara parlaklık ve esneklik kazandırır.
Nude Şampuan doğal içerikli olması nedeni ile ne zamandır aklımdaydı. Gratis'te 2. ürüne %50 indirim yakalayıp 2 şampuan birden almıştım. 1 kutuyu bitirip 2. yi yarılamak üzereyken yorumlamanın vakti gelmiştir dedim.
İlk kutuyu kullanıp daha yarılara gelmeden Marmaris'e gittiğimden şampuan ile ilgili fikrim net olmadı uzun süre. Çünkü Marmaris'in aşırı kireçli suyu ile, saçım en normal zamanlarında bile 2-3 gün yıkanma ile keçeye dönüşebiliyor. Döndükten sonra bugüne kadar ki süreçte hem saçlarımı toparlamaya çalıştım hem de şampuandan birşeyler anlamaya çalıştım.
Öncelikle bu şampuanı kullananların çoğu memnun gördüğüm kadar ile. Saç tipleri de birbirinden farklı farklı. Benim kalın telli, dalgalı, sert saçlarım bu şampuan ile de anlaşamadı. Şampuanladıktan sonra aşırı sertleşti saçlarım hep, saç kremi oranını arttırdım saçlarımı açabilmek için. Diğer şampuanlardan -parlaklık- saç dökülmemesi, kolay tarama konularında- pek bir farkını da göremedim. 
Benim için hissettiğim tek farkı, saç derimdeki seboreik dermatit olarak düşündüğüm sorunu tetiklememesi oldu. Bazı şampuanları kullanır kullanmaz aşırı derecede kaşınma, yanma hissi bu şampuanla geçti. O derece kaşınıyor ki bazen, elimi saçımdan çekemiyordum nerede ise. Bu şampuandan sonra bu his geçti.
Sırf saçımdaki bu sorunu yatıştırdığı için ve doğal içerikli olması, sülfat, paraben içermemesi nedeni ile  tekrar alabileceğim bir şampuan.
Fakat ben Nude Şampuan bittikten sonra Down Under Naturals serisi  veya Fruit Kicks Onarıcı Seriyi denemek istiyorum. Memnun kalmazsam yeniden Nude'a dönüş yapacağım.
Sevgiler <3

21 Kasım 2012 Çarşamba

Down Under Fruit Kicks Bukleli Saçlar İçin Saç Köpüğü

Down Under Fruit Kicks Bukleli Saçlar İçin Hacimlendirici Saç Köpüğü Esnek Tutuş

%100 Saf Nar ve Tatlı Greyfurt özleri ve meyve proteinleri ile içerir.
Alkol içermeyen, hafif ve yapış yapış yapmayan formülü ile buklelerinizi sertleştirmeden kontrol altına almanızı sağlar, parlaklık verir.
Down Under Fruit Kicks esnek tutuş saç köpüğü ile buklelerinizi biçimlendirin ve canlandırın.
UV Filtresi ile çevresel faktörlere ve güneşin zararlı ışınlarına karşı koruma sağlar. 

Down Under Fruit Kicks Bukleli Saçlar için Jöleyi kullanıyordum bir süredir. (Yazısı burada) Gerçekten o kadar memnunum ve seviyorum ki köpüğünü de denemek istedim. Bu seride ilk dikkatimi çeken ambalaj rengi. Ambalajına bayılıyorum. İkinci dikkat çeken özelliği, kokusu. Mis gibi kokuyor. Bunlar ürünü kullanmadan önce dikkat çeken özellikleri.
Bu köpük vaatlerini gerçekleştiriyor. Saçımla başım dertte, çoğu zamanda yazıyorum burada. Genelde saç ürünleri ile de anlaşamıyorum. Ama bu köpük ile istediğim esnek tutuş gerçekleşiyor. Saçımı sertleştirmeden dalgalarımı belirginleştiriyor.
Ben yine aynı markanın Nude şampuanını kullanıyorum epey bir süredir, fakat pek memnun değilim. Nude Şampuanım biter bitmez Fruit Kicks Şampuanı denemek istiyorum. Şekillendiricileri o kadar güzel ki, şampuanından da memnun kalacağımı düşünüyorum. 
Sevgiler <3

20 Kasım 2012 Salı

Bioderma Photoderm Mineral Spf50+

Bioderma Photoderm Mineral'i  son tatilimde kullanmaya başladığım için yazısı da bugünlere kaldı. Neyse ki artık yaz kış yüzümüz için güneş ürünleri kullanıyoruz. 
Aslında ben Avene SPF 30 kullanıyorum ve çokta memnunum. Bu kremi Ablam almıştı kendine, fakat 1-2 sefer kullanıp memnun kalmadığını söyleyip başka bir ürün aldı. Ben de bari ben kullanayım diye aldım. [Evet bayılırım böyle Ablamdan Kardeşimden yarım bırakılmış ürün toplamaya, cidden :D]
Photoderm serisi özellikle cilt için maksimum güneş koruması için tasarlanmış ürünleri bünyesinde barındırmaktadır. Bioderma Photoderm Mineral Spf 50+ Cream bu ürünlerden biridir.
    Bioderma Photoderm Mineral Spf 50+ Cream içeriğinde cyclomethicone, zinc oxide, water (aqua), titanium dioxide, cyclopentasiloxane, polyglyceryl-3 polydimethylsiloxyethyl dimethicone , dimethicone, phenyl trimethicone, butylene glycol, sodium chloride, aluminum hydroxide, stearic acid, peg/ppg-18/18 dimethicone, dimethicone/methicone copolymer, ectoin, mannitol, xylitol, rhamnose, fructooligosaccharides, laminaria ochroleuca extract, pentylene glycol, disteardimonium hectorite, hinokitiol, triethyl citrate, caprylic/capric triglyceride, bha barındırmakla beraber tamamı ile mineral parfümsüz bir yapıya sahiptir. Ayrıca suya dayanıklı ve foto stabil şekilde üretilmiştir. Non komedojenik ve hipo alerjenik yapı ile de desteklenmiştir.
Özellikle alerjik ve güneşe karşı toleransı düşük cilt yapılarında oldukça yüksek koruma sağlayabilen ürün benzersiz bir UVA ve UVB koruyucusudur. Ayrıca güneş yanıkları riskine karşı da oldukça etkili koruma sağlayabilmektedir. Bioderma Photoderm Mineral Spf 50+ Cream içerdiği özel patentli Bioprotection kompleksi sayesinde cildin yapısında bulunan hücreler için mükemmel bir koruma sağlamanın yanında hücresel hasar riskini minimize eder. Toleransı az ciltlerde güneşin çok rahat şekilde zararlı etkiler göstermesini engeller. Son olarak cilt yüzeyinde kullanımı ile deride asla beyazlık ve ya benzeri lekeler kalmaz.
- Alerjik ve güneşe karşı toleransı düşük ciltler için çok yüksek koruma sağlayan güneş koruyucu.
- Photoderm Mineral güneş yanıklarına karşı güvenli koruma sağlar.
- % 100 Mineral ultra akıcı dokuya sahiptir, renksizdir, geride yağlı bir tabaka bırakmaz.
 

Bioderma sevdiğim ve ürünlerine güvendiğim bir marka. Fakat bu güneş kreminde bir sorun var, cilt tarafından emilmiyor, bembeyaz bir tabaka bırakıyor. Özellikleri arasında cilt yüzeyinde asla beyazlık ve benzeri lekeler bırakmaz dese de tam tersi oluyor maalesef. Hele gözenek kısımlarında cilt ürünü yemediğinden, görüntü sanki bütün gözeneklerinizden beyaz beyaz yağ atmış gibi. Çok kötü bir görüntü. 
Kesinlikle sür-çık bir ürün değil. Zaten dağıtması uzun sürdüğünden pratikte değil. Ben de Avene Güneş Kremim ile ya da nemlendiricim ile karıştırıp uyguluyorum. Daha normal bir görüntü oluyor. Ama beyazlığı fazla geçmiyor. Üzerine ten makyajı yaptığımda bile geçmiyor. Eğer kozmetik mağazalarına gitmişsem sürdüğüm pudranın veya fondötenin cilt rengime uymadığını falan söylüyor görevliler. Önce itiraz ediyorum. Sonra aynaya bir bakıyorum, bembeyazım.
Bu yüzden ilk defa bir ürünü bitirmek istemiyorum. 
Sevgiler<3

19 Kasım 2012 Pazartesi

Barcelino Saç Bakım Yağı

İnternette beğeni yorumlarını okuduğum ilk saç bakım yağı idi Barcelino. Bu yüzden aktarlarda epey arayıp bulamayınca Rozita Saç Bakım yağı almıştım. İyi ki de almışım, yazısını da burada yazmıştım. Rozita bitince yeniden böyle bir ürün aradığımda bu seferde Barcelino çıktı karşıma.
Barcelino %100 Doğal Bitkisel Saç Bakım Yağı Unisex Sprey 150 ml.Barcelino Saç Bakım Yağı; %100 doğal bitkisel yağların birleşmesinden meydana gelmiş, naturel bir saç bakım ürünüdür. İçeriğindeki bitki özleri sayesinde sorunlu olsun yada olmasın tüm saç tiplerine uygun olarak tasarlanmış ve üretilmiş olup,saç kalitenizi en üst düzeye çıkardığı bilinmektedir. Saç tellerinin direncini arttırır dolayısıyla saçlar incelip kopmaz. Saçlar dökülüp azalmadığı için de; üst kısımlardan ucuna kadar gür ve canlı görünür. Sağlıklı saçların korunmasını sağlar.
Barcelino Saç Bakım Yağının Temel Özellikleri. Permalı,boyalı ve röfleli saçları canlandırır. / . Saç derisindeki kuruluğu giderir. / . Saç tellerinin güçlenmesini sağlar, kırılmayı önler. / . Dökülme ve kepeklenmelere karşı etkilidir. / . Her boyamadan sonra kullanılması tavsiye edilir. / . Saça doğal canlılık ve parlaklık verir. / . Saça ayrı bir yoğunluk kazandırır. / . Büyüme hızını arttırır. / . Zayıf, yıpranmış saçlara canlılık verir. / . Saçınızı ve saç diplerini besler ve güçlendirir. / . İçeriğindeki bitki özleri saçınıza ferahlık verir.
Uygulama Şekli. Temiz ve nemli saça uygulanır. / . Saç tellerinize ve saç diplerinize püskürterek uygulayın. / . Saçınıza friksiyon (parmak uçlarınızla saç diplerinize masaj) yaparak iyice yedirin. / . Bir saat kadar bekledikten sonra saçınızı yıkayın. / . İçeriğindeki bitkisel aktiflerin etkisinden faydalanabilmek için saç diplerine iyice yedirmek gerekir. / . Haftada 1 veya 2 kez uygulamak yeterlidir. / . İki ay düzenli kullanım sonunda istenilen neticeye ulaşılır.
İçindekiler. Zeytinyağı / . Badem Yağı / . Susam Yağı / . Defne Gar Yağı / . Çörekotu Yağı / . Menekşe Yağı / . Hindistancevizi Yağı / . Ceviz Yağı / . Biberiye Yağı / . Kekik Yağı / . Çam Terebentin / . Papatya Yağı / . Mersin Yağı.
Tatilden döndükten beri yani yaklaşık 1,5-2 aydır haftada 1 olarak uyguluyorum. Tertemiz yeni yıkanmış saça hiç kullanmadım ama sabah yıkanan saçıma akşam uyguladım genellikle. Saç diplerimde seboreik dermatit olduğunu düşündüğüm bir durum var, bazı şampuanlar, kremler, yağlar azdırıyor. Bu yüzden saç diplerime hiç kullanmadım. Cesaret edemiyorum açıkçası. Genelde 45 dakika ile 1,5 saat sürelerde beklettim. 
Uygulamam bu şekilde oldu. Rozita'nın yağını ilk kullandığımda yine yoluk, yıpranmış, yanmış tabir edebileceğimiz durumdaydı saçım. İlk kullanımda saçımda belirgin bir değişiklik olmuştu. 2. ve 3. kullanımda buklelerim iyice kendine gelmeye başlamıştı, saçım canlanmıştı. Barcelino'dan da beklentim bu yöndeydi. Saç diplerime uygulamadığımdan mı yoksa temiz saçıma uygulamadığımdan mı bir etkisini henüz görmedim. Daha doğrusu gördüm, kullandıktan sonra saçımın azıcık sertleştiğini farkettim. Bir de bu yağın sahteleri varmış, acaba sahte ürün mü aldım ben?
Belki ben de bir uygulama eksikliği vardır, bilemiyorum ama Rozita Saç Bakım yağının daha iyi olduğunu düşünüyorum. 
Sevgiler <3

16 Kasım 2012 Cuma

Syoss Saç Kremi

Syoss Şampuan maceramı şurada anlatmıştım. Şampuanı saç kremi ile birlikte almıştım, fakat şampuanla biraz saçımı çoğunlukla orayı burayı temizlediğim için, saç kremimi bir kaç sefer ancak kullanmıştım. Elimde yarım yarım ama acil bitmesi gereken ürünler olunca da, ancak sıra bu saç kremine geldi.  
Işıltılı bir parlaklık kazandırır
Saça pürüzsüz görünüm ve esneklik kazandırır 
Şaşırtan parlaklık için
Kırılgan ve mat saçlar için, yüksek kaliteli saç bakım ürünlerinden SYOSS YOĞUN PARLAKLIK. SYOSS YOĞUN PARLAKLIK’ ın profesyonel formülü ışıldayan esnek saçlar ve pürüzsüz görünüm sağlar

SAÇ KREMİ: Kolay tarama ve ışıltılı görünüm sağlar.  
Saçınıza anında yoğun parlaklık kazandırır ve taramayı kolaylaştırır.
Demiş  Syoss


Yine vaatlerinin hiçbirini gerçekleştirmeyen bir krem
Ne kolay tarama, ne parlaklık, ne esneklik
Nasıl bir profesyonel kalite anlamadım. Keşke bu şampuanları çıkaracaklarına saç boyalarının içindeki saç kremlerini piyasaya sürseler.
750ml bir de... Kullan kullan bitmez.
Ne yapsam ki ben bu saç kremini?

13 Kasım 2012 Salı

Maybelline Affinitone Fondöten / #24 Golden Beige

Yazın bol bol bb krem, renkli nemlendirici kullandım ama kışın gelmesi ile fondöten kullanmaya başladım. Daha doğrusu bb krem veya renkli nemlendirici dönüşümüne fondötenimi de ekledim.
Bir de ben, fondöten kullanmayı özlemişim. 
Maybelline Affinitone Fondöten firma tarafından hediye olarak gönderilmişti ama bahar aylarında bb krem ve renkli fondöten kullanınca deneyip yazmaya fırsat bulamadım. 
Öncelikle, benim problemli bir cildim var. (akne, akne izleri) Ama kesinlikle aşırı derece yağlanma, burun parlaması gibi sorunlar yaşamıyorum. Ortalama bir ürün beni sabahtan akşam 3-4 civarına kadar taşıyor, üzerine bir pudra sürdüm mü geceyi bile atlatıyorum :)
Maybelline Affinitone Fondöten 
Doğal renk pigmentleriyle cilt rengini bütünleyen,cilt dokusu ile mükemmel uyumlu ilk fondöten.Kusursuz bir sonuç veriri ve cildinizi korur.

Cilt renginizle uyumlu : Doğal renk pigmentleriyle kusursuz bir görünüm.

Yapay pigmentlerin verdiği maske görünümü yerine ten renginizin doğal güzelliğine kavuşun..

Kusursuz bir sonuç verir ve cildinizi korur.

Cilt dokunuzla uyumlu : Cildi E vitamini ile korur ve nemlendirir.Yumuşak formülü ile üstün kapatıcılığı ve cilde nefes aldıran rahatlığı birleştirir.Cildi zararlı dış etkenlere karşı korur.

*Ürün akışkan bir yapıya sahip. Kullanırken dikkatli olunması lazım. Kolay dağıldığı için işiniz bittiğinde çok fazla ürün almış olduğunuzu farkedebilirsiniz. (Bana öyle oluyor da:) )
*Fırça ile de denedim ama en iyi parmaklarım ile uyguladım. Hafif nemli parmaklarımla sürdüğümde daha iyi sonuç aldım.
*Orta kapatıcılıkta bir ürün, akışkan olması nedeni ile kapatıcı olmaz diye düşünmüştüm ama pudralı bir ürün. Sürdükten 1-2 dakika içerisinde cildime oturuyor, pudralı ve mat bir bitiş sağlıyor.
*Cildim problemli olmasına rağmen daha ince yapılı, aydınlık, parlaklık veren, kapatacılığı az olan fondötenleri daha çok seviyorum. Çünkü çok kapatıcı fondötenler sivilce ve sivilce izlerimin üzerinde kuru, pul pul bir görüntüye sebep oluyorlar ve doğal durmuyorlar yüzümde. Bu fondötenin doğal duruşunu da sevdim.
*Üzerine yine ince yapılı bir pudra geçiyorum, ama pudrasız da kullandığım günler oldu. Genellikle diğer ürünlerde de yaşamadığım burun çevresi parlamasını bu fondötende de yaşamadım.
*Yapısı nedeni ile az kullandığımdan oldukça uzun gidecek bir ürün.
Yani sevdiğim bir ürün oldu. Çok kapatıcı bir ürün aramıyorsanız oldukça uygun fiyatlı bu fondötene bir şans verebilirsiniz.
*** Ürünler denemem için  L'Oréal Firması tarafından gönderilmiş olup, tamamen kişisel görüşlerim eşliğinde sizinle paylaşılmıştır.  L'Oréal yetkililerine bu gönderi için teşekkür ederim.

20 Ekim 2012 Cumartesi

Taşhan Park'ta Kahvaltı / Marmaris

TaşhanPark Marmaris-Muğla Karayolu üzerinde tam net hatırlamasamda sanırım Çamlı girişine yakın. Yengemin ufaklıklar ile Hollanda'dan dönüşünden 1 gün sonra Abim kendini İstanbul'a attı, biz de Marmaris'te kadınlar ordusu olarak kaldık. Kadınlar ordusu öylesine söylenmedi, cidden ordu gibiydik. Nancy Hollanda'dan Annesi ile döndü. Ablam, Annem, Ben ve 3 tane de kız yeğen. 8 kişiyiz.
Çarşamba ablamın izin günü olduğundan bir yerlere gitmeye karar verildi. Bir yerlere gitmek demek Marmaris dışı sayılabilecek yerlere gitmek demek. 
Orası mı burası mı derken Akyaka'ya gitmeye karar verdik. Buna en çok sevinen ben oldum, çünkü yine daha önce görmediğim ve merak ettiğim bir yer. Nasıl gideriz, ne yaparız derken sabah TaşhanPark'ta kahvaltı yapıp oradan Akyaka'ya geçmeye karar verdik. Bu arada Abim 3. çocukta olunca arabayı değiştirmişti ve kalabalık ailemizi de düşünerek 7 koltuklu bir araba almıştı. 8 kişi ikisinin kucağa alınabilecek çocuklar olması sebebi ile gayet rahat yolculuk yaptık.
Bu arada TaşhanPark'a da ilk gidişim.
TaşhanPark kocaman bir yeşil alan içerisinde. Çok işlek bir karayolunun üzerinde olmasına rağmen büyük bahçesi nedeni ile kabalık ve trafikten etkilenilmiyor. Ve içinde kocaman yapay şelaler, dereler var. Terasta oturduk, açık hava ve burayı buharlı sistem ile soğutuyorlardı, çok sevdik :)
Serpme kahvaltı, en sevdiğim :) 


Kahvaltısını beğendik 
Bu ekmekler kahvaltı siparişinizi verdiğinizde yapılıyor; sıcacık, dumanı üzerinde geliyor. Ve çok lezzetliler 

İçinde çocuk parkı da mevcut.
Özetle, tavsiye ediyorum. Denedik, beğendik.

5 Ekim 2012 Cuma

Flormar Supershine Oje #28 & Flormar Supershine Oje #41

Flormar Supershine 28 nolu oje üstüne Flormar Supershine 41 nolu oje ile baskı yöntemi ile desen yaptım. 
Nar çiçeği ile sarı uyumunu sevdim :) 

9 Ağustos 2012 Perşembe

Flormar Long Wearing Ruj / L12

Flormar Long Wearing Ruj  / L12 en sevdiğim rujlarımdan. Bu şekilde siyah bir ambalajı var, aslında ambalajını da seviyorum ama gördüğünüz gibi henüz bir kaç ay olmasına rağmen üzerindeki yazı silindi. 
Kalıcı / uzun süreli / dayanıklı ruj ama hem sürümü kolay hem de oldukça parlak. Bu benim bir rujda aradığım özelliklerden biri, çünkü mat rujları pek sevmiyorum :) 
Ne kadar güzel bir renk değil mi? İsminin kalıcı ruj olduğuna bakmayın, tamam oldukça uzun süre dayanıyor ama yine de kalıcılığına orta diyebilirim.  
Kendisini canlı renk ruj arayışımda aldım, sürmekten de büyük keyif alıyorum. Ruj tazelemeyi de çok sevdiğimden sürekli tazeliyorum.
 Uygun fiyatlı, güzel bir ruj arıyorsunuz kesinlikle tavsiye ederim.

22 Temmuz 2012 Pazar

Okudum; Dertler Şarabı Sever / Kim Gruenenfelder

Arka Kapak

Cazibeli, sivri zekâlı Charlie Edwards ve onun tecrübeyle sabitlenmiş ibret verici aşk güncesi, bu eğlenceli ve cesur kitapla geri dönüyor. 

Charlie’nin her şeyi vardır: En gözde mahallelerden birinde bir ev, hiçbir koşulda desteklerini esirgemeyen müthiş dostlar ve Hollywood’un en çekici yıldızı Drew Stanton’un kişisel asistanlığı işi… Hepsinin ötesinde, yeni sevgilisi seksi ve romantik fotoğrafçı Jordan… Ama işler Drew’ün akla hayale sığmayan çılgınlıklarıyla, alışılmadık ailesinin gelişiyle ve en önemlisi de Jordan’ın iş için iki aylığına Paris’e gitmesiyle karışacaktır. Charlie, Jordan’ı beklemekle, Drew’ün yeni filminin seksi yapımcısı Liam’a karşı yakıcı duygular beslemek arasında gidip gelmeye başlar. 

Yazar:Kim Gruenenfelder
Çevirmen:Mehtap Gün Ayral

Sayfa Sayısı: 340
Dili: Türkçe
Yayınevi: Sonsuz Kitap
Fazla bir şey beklemeden, eğlenceli, kolay okunacak kitapları seviyorsanız, tam size göre. Zaman zaman kitaplardan bunalıp sadece bu tarz kitaplar okuyorum iyi geliyor.
Bu kitap eğlenceli, zaman zaman kahkahalar attıran, Hollywood'a özgü aşk maceralarını anlatan bir kitap.
Kahramanımız Charlie Hollywood’un en çekici yıldızı Drew Stanton’un kişisel asistanlığını yapmaktadır ve aynı zamanda doğmamış torunlarına taktiklerle dolu bir kitap yazmaktadır.  Bu taktikler gerçekten çok eğlenceli.
***Bir erkeğin telefonunuza gönderdiği bir mesajı, ya da elektronik postasını defalarca okumayın, sesli mesajını üst üste dinleyip durmayın. Söylediklerinin ardında gizli anlamlar bulmak için didinmeyin ya da arkadaşlarınızı arayıp ''aslında ne demek istediğini'' sormayın. O sadece bir mesaj, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu değil, üzerinde saatlerce çalışmanız gerekmiyor 
***Birinin evine habersiz gidiyorsan,en azından bes dakika önce telefon et ki ev sahibine oradan oraya koşuşturarak etrafı toplamak ve bulaşıkları lavobaya atmak icin dört dakika kalsın, bir dakikayi da senin ölüm şeklini tasarlayarak geçirebilsin
***Telefonun başında bekleme
***Yaptığı hiçbirşeyden pişmanlık duymadığını, çünkü yaptıklarının onu bugüne getiren şeyler olduğunu söyleyen bir kadın ya yalancıdır ya da hayalperesttir.
***Aç değilsen hiçbir zaman yemek yeme.
Bir de Charlie'nin arkadaşları ile dialogları var ki onlarda çok eğlenceli. Sonu tam olarak umduğum gibi değildi ama yine de kolay okunabilir, eğlenceli bir kitap isterseniz bir şans verebilirsiniz.

26 Haziran 2012 Salı

Watsons Ballı Saç Cilası

Geçen yıl bu zamanlarda bloglarda bu saç cilasının rüzgarı eserdi, bu yüzden denemeyen neredeyse kalmamıştır. Benim gibi denemeyenler de yorumlarını okuyup bol bol fikir sahibi olmuştur.
Aslında cilayı alalı çok oldu da elimde çok saç kremi olduğundan denemek ancak kısmet oldu. (Kahrolsun stokçuluk!!!)
Öncelikle ürünümüz dev bir ambalajda (500ml) Cila-wax veya maske olarak geçiyor. Ama ben saç kremi olarak kullandım.(Okuduğum kadarı ile bir çok kişi de o şekilde kullanmış) Kuru ve boyalı, işlem görmüş saçlar için. Yani tam benim saçıma göre :)
Sadece saç uçlarıma kullanıyorum ve neredeyse yarıladım. Artık bir fikir beyan edebilirim :) Uzun bir süredir hergün ya da 2 günde 1 mutlaka kullanıyorum. Zor durulandığını söyleyenler vardı ama belki de saç uçlarıma sürdüğümden ya da saç uçlarım çok kuru olup ürünü su gibi içtiğinden, durulama problemi yaşamadım. Besleme, onarma gibi özelliği olduğu söyleniyor ki, bu konuya yardımcı başka ürünler de kullandığımdan tam olarak etkili mi bilmiyorum. Yine kullandığım diğer ürünlerin de etkisi ile saçlarım hacimli ve dalgası belirgin. Ama sevmediğim bir yanı var ki, saçlarımı sertleştiriyor, hafifçe bir kayış gibi olma durumu var yani. Sürüp 5dk. kadar bekliyorum, saçlarım yumuşuyor, kolayca taranıyor. Ama duruladıktan sonra o sertlik hissi geçmiyor.
Ürüne çamur atmayalım hemen, benim saçımda zor saç. Yani bu problemi siz yaşamayabilirsiniz. 
Şu an diğer çeşitleri ile birlikte indirimde 8,99TLden 7,99TLye düşmüş. 500ml olduğunu düşünürsek, katı yapısı yüzünden de az kullanmak gerektiğini de eklersek uzun gidecek bir ürün için fiyatı oldukça uygun.

27 Mayıs 2012 Pazar

Signal White Now

Konuya hemen Signal White Now, sen ne ayaksın diye girmek istiyorum.
Evde aynı anda 2 tane diş macunu kullanırız hep, değişik marka ya da modellerde. Signal White Now'u 2 tane diş macunumuz olduğu halde aldım ve hemen kullanmaya başladık. Nedeni de, kullananların çok memnun olduklarını söylemeleri idi, merak ettim. Yalnız kullananlar ya 1 ayrıntıyı atlamışlar anlatırken ya da bu ''eşsiz(!)'' deneyimi biz yaşadık siz de yaşayın diye gizlemişler.
Efendim bu diş macunu masmavi, bildiğin çivit. Benim diğer bir çok şeyde olduğu gibi (oje, şampuan, saç kremi, parfüm v.s.) elim pek bir boldur kullanırken. İlla dolu dolu süreceğim. Bu diş macununu da diğerleri gibi diş fırçamın üzerine boylu boyunca sıktım. Allah, sıkmaz olaydım, bir türlü dişlerimi fırçalasamda maviliği şeffaflaşmıyor, hani aksa, üzerime sıçrasa masmavi leke bırakacak. Ağzımı çalkalamak istediğimde her seferinde lavaboda mavi lekeler falan bırakıyor. Ve o lekeler öyle zor çıkıyor ki ben her seferinde bir de lavabo temizliyorum diş fırçaladıktan sonra. 
Çözüm olarak daha az kullanmayı denedim, sonuç az biraz daha iyi olsa da lavabo lekelerine devam. Diş macununu korka korka kullanıyorum yani düşünün, üzerime falan sıçrasa lekesi de çıkmaz kolay kolay. Kullandıkça kendi kendinize bir takım atraksiyonlar geliştiriyorsunuz ama sonuç tamamen başarılı olmuyor.
Şimdi kullanan arkadaşlara soracağım, bir tek ben miyim bu duyguyu yaşayan yahu? Vallahi diş macunu bana ben ona bakıyorum, korkumdan elim gitmez oldu. Diş fırçalarken travma geçiren ilk insan olarak tarihe geçeceğim yakında, o derece.
Bu diş macununu bulanlar ve piyasaya sürenler de hangi kafayı yaşıyorlardı o an, merak içerisindeyim :)

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Down Under Fruit Kicks Narlı Jöle (Bukleli Saçlar İçin Esnek Tutuş)

Down Under Fruit Kicks Narlı Jöle'yi uzunca bir süredir kullanıyorum. Aslında kardeşim bu serinin jöle ve köpüğünü kullanıyordu. Ben de o ikisini hayatta bitiremez, bi el atayım da şunlar bitsin sevinsin garip diyerekten -gizliden- ortakçısı olmuştum. Tabi sonuç olarak jöleyi o kadar sevdim ki -köpüğü de-  en son kendime de aldım. (Kardeşim çok üzüldü tabi, inanmazsınız:D)
 Alkolsüz ve su bazlı formülü ile kıvırcık saçları yapış yapış yapmadan şekillendirir.
Esnek tutuşu sayesinde saçı sertleştirmeden şekillendirir.
Uv filtresi içerir.
İlk izlenim olarak ambalajı çok güzel, rengine bayılıyorum. Sonra kokusu, harika kokuyor. Narlı ürünlerin bu kadar güzel koktuğunu bilmezdim. Gerçekten de saçıma sürdüğümde sertleştirmeden, esnek bir tutuş sağlıyor. 
Kısacası çok sevdim :) 

8 Mayıs 2012 Salı

Syoss Şampuan / Kırılgan ve Mat Saçlar İçin

Epeyce bir süredir kullandığım Syoss Şampuandan bahsetmek istiyorum bugün. Neredeyse 2/3ünü kullandığım için yorumlamamın zamanı gelmişte geçiyor bile.
Syoss Profesyonel Performans Kırılgan & Mat Saçlar İçin Şampuan
Yoğun Parlaklık Şampuanı 
Normal, kırılgan ve mat saçlar için mükemmel saç bakım serisi. Syoss Yoğun Parlaklık Şampuanı saçlarınızı pürüzsüzleştirir, ışıltılı parlaklık sağlar. 
• Kırılgan ve mat saçlar için nazik temizlik.


• Işıltılı parlaklık ve pürüzsüz saçlar.
• Bakımlı görünüm ve göz alıcı yansımalar.
Bu firmanın tanıtımı. Benim yorumlarıma gelirsek; hiç öyle ışıltılı parlak, pürüzsüz saçlarım olmadı. Ama kullandığım sürece saç uçlarım yumuşacık oluyor, krem kullanmışım gibi kolay açılıyor. Fakat saç diplerimi hiçç temizlemiyormuş gibi, yağlı gibi. Zaten banyodan çıkar çıkmaz saçlarımı yıkamamışım gibi kaşıntım oluyor. Son zamanlarda saç diplerim için başka bir şampuan kullandığımdan bunu saç uçlarıma kullanıyorum da kaşıntımdan kurtuldum.
Ambalajı da dev boy yani, ama saç uçlarıma bol bol sürüyorum ki bir an önce bitsin, başka türlü biteceği yok çünkü :) Tabi ki bir daha almam.