26 Eylül 2011 Pazartesi

Flormar N010+09+392

Şurada bu nar çiçeği tonlu ojeme nasıl ulaştığımı anlatmıştım. 1 gün böyle kullandıktan sonra 2. gün üzerine Flormar 392 sim bombasını sürdüm.
Bizim minik kuzunun deyişiyle ''parlalı, parlalı'' oldu, ben çok sevdim :)

25 Eylül 2011 Pazar

Bitenler #3

Selective Protek Spray, yenisini almıştım hatta bunu unutup ona başlamışım. (yazısı burada)
Freeon Koruyucu ve Besleyici Bakım Spreyi, şahane bir kokusu vardı :)
Flormar N010 oje, sonunda bittii, çok memnunum :)
Lush Retread Saç Kremi, yazısı burada

Flormar N010+09

Daha önce sayamayacağım kadar çok şekilde sürüp paylaştığım Flormar Neon 010 no lu ojemi (Yazısı burada) el ve ayağıma zar zor sürdüm, çünkü hem içinde az kalmış hem katılaşmıştı. Tek kat oje de sevmediğimden, bu ojeyi de sürmüş bulunduğumdan 2. kat olarak Flormar Supershine 09 sürdüm (yazısı burada). Ortaya da bu taptatlı renk çıktı.
Bu arada simli ojelerle yaptığım manikürler emanet makina ile yaptığım çekimlerde o kadar kötü çıktılar ki, yayınlayamadım. Fotoğraf makinam servisten geldi, en kısa zamanda yeni manikürlerle burdayım. İnşallah tabi :)
Karışım ojemde güzel olmuş ama, di mi? :)

21 Eylül 2011 Çarşamba

Bitenler #2

(Fotoğraf makinam arızalı, cep telefonumla çektim maalesef)

Dove Body Silk Krem; Annemin kremi, bayılıyor buna. Başka bir krem kullanmıyor ve kutu kutu bitiriyor. Ben de arada kullanıyorum, çünkü kokusu çok güzel. Bir de bunun yeşili var, o da çok güzel kokuyor. Annecim bir sürüyor, kokusu bütün evde.

Marks&Spencer(Cocoa Butter-Vanilla) Duş Jeli; Üzerinde kakao yağı ve vanilya yazdığını görünce süper kokacağını düşünmüştüm. Bugüne kadar kullandığım en kokusuz duş jeliydi. Sevmedim.

20 Eylül 2011 Salı

Aykut Oğut / Evrenden Torpilim Var

Siz hiç 150 kilo oldunuz mu? Sizin hiç yabancı bir ülkede bavulunuzu kaybettiğiniz, sabahları mısır gevreğine bira döküp hayatta kalırken günlerce tek kelime bile konuşmadığınız, dayak yedikten sonra girdiğiniz komadan bir gözünüzü kaybetmiş olarak çıkıp tekrar parklara döndüğünüz, annenizi kaybettikten sonra hapiste yatarken babanızı kaybettiğiniz oldu mu? Benim oldu. Peki ya sonra o yabancı ülkenin dilinde şakır şakır konuşup hatta seslendirme yönetmenliği bile yaptığınız, o ülkedeki filmlerde başrol oynadığınız, 70 kilo verip filinta gibi olduğunuz, yeni ve mutlu bir hayat kurduğunuz, elinizi attığınız her işi altın yumurtlayan tavuğa çevirdiğiniz, her saniyenizi gülümseyerek geçirdiğiniz, hayatta istediğiniz her şeyi elde etmeye başladığınız oldu mu? Benim oldu. Nasıl mı? Gelin anlatayım…

Demiş ve başlamış anlatmaya Aykut Oğut. Kitabı aldığım günü şurada anlatmıştım. Alır almaz okumaya başladım, hatta elimde başka bir -sıkıcı- kitap vardı, ilk defa bir kitabı yarım bırakıp diğerine başladım.
Aslında 3-5 günde de bile bitebilecek bir kitap, ama ben yavaş yavaş, sindire sindire okumak istedim. Açıkçası anlatılanlar çok güzel ama uygulamada tıkanıyorum ben. Hatta kitabı bitirdikten sonra tekrar okuyup notlar alıp uygulama kısmına geçeceğim geçmesine de bünye okuduğum kitaptan feyz almama izin vermiyor sanırım. Onu da yarım bıraktım.

19 Eylül 2011 Pazartesi

Flormar N010+Gabrini 98

Gabrini dore sim bombamı şurada yazmıştım, kendisiyle ilk denememi yaptım. Flormar Neon serisi N010 ojemi süre, süre, süre bitiremedim, sanki başka ojem yokmuş gibi. N010 u sürdüm, Gabrini dore simli ojeyi de Fransız manikürü gibi tırnak uçlarına sürdüm.
 Aslında kesinlikle fotoğraftakilerden çok daha güzel oldu, makinam arızalandı, başka makina ile çektim, makinanın ayarlarını yapamadığım için tam yansıtmadı fotoğraf bu manikürümü :(
Ben yine de çok beğendim:) Aklımdaki ilk tasarım buydu, kafamda daha çok tasarım var, onları da en kısa zamanda paylaşacağım :) 

17 Eylül 2011 Cumartesi

Hollanda'dan Gelenler #3

Bu fotoğrafa bakınca nedense sadece 1 şey görüyorum :)
İşte, gözümün ondan başka bir şey görmediği; After Eight Çikolata soldaki foto da. After Eight, hastayım sanaaaa :) Şurada yazmıştım, burada bulamadığımdan Nancy'nin gidiş-gelişlerini 4 gözle bekliyorum.
Sağdaki, Hollanda temalı çikolata. Ayakkabı şeklinde çikolata mı olur yaw :)
Yine Hollanda temalı çikolatalar. Sağda da bizim ayakkabılar. Hollanda temalı çikolatalar her seferinde değişse de After Eight gelenler arasında değişmeyen tek şey. :)

16 Eylül 2011 Cuma

Hollanda'dan Gelenler #1

Aslında hiçbirşey istemeyecektim, çalışınca listemi hazırlar dolu dolu alırım diyordum. Ama bizimkilerin döneceği son günden önce gece Avrupa'da özellikle Hollanda ve Belçika'da yaşayanların iyi bildiği Kruidvat'ın sayfasına bir bakayım dedim. Ordan Essence'in sayfasına bir bakayım dedim. Fiyatlarının çok uygun olduğunu da bildiğim için merak ediyordum. 
Essence'in sayfasında çok güzel ürünler gördüm, jel eyeliner, çeşit çeşit ojeler, ayakkabı vurukları için ürünler, nail art için diskler v.s. v.s. Nancy'ye mail attım, son dakika golü gibi oldu ama sağolsun hemmenn ışınlandı Kruidvat'a. Vee sonuç; diğer mağazalarda var mıdır bilmiyorum, Nancy ailesinin evine yakın olduğu için mecburen Utrecht / New Haven (doğru mu yazdım emin değilim) Kruidvat'a gidiyor. Ve orada seçtiğim hiççççbir ürünün olmadığı söyleniyor.:(
Ben de ürünlerin olmadığını öğrenince kafasına göre takılmasını  söyleyince, yukarıdaki ürünleri seçmiş bana. Ben daha kullanmadım ama ürünleri çok beğendim. Özellikle allığı ve pudrayı çok merak ediyorum. Kullanmaya başladıkça yorumları mı paylaşacağım tabiki de :)

13 Eylül 2011 Salı

Bitenler #1

Çook nadir ürün bitirebiliyorum bu ara. Bitirdikçe de seviniyorum. Son zamanlarda bitenler;
Nivea Angel Star Deo / Icy Kiss; Yazısı burada
Avon Foot Works Krem; Yazısı burada
Avon Spectra Lash Mascara; 3 seviyeli bir mascara. Ama bu seviyeler arasında ne fark var, bitirdim hala anlamadım. Kıvırması, uzatması iyi de ben hacim-dolgunluk veren bir mascara istiyorum, bir daha almam.
Avon Secret Fantasy EDT; yazısı burada
Lush Hair Doctor Saç Kremi; yazısı burada

Ben bitenleri yazana kadar yenilerine çoktan başlandı bile :)

9 Eylül 2011 Cuma

Lush Hair Doctor

Lush'un kullandığım son ürününü de yazıp bu bahsi (Lush konusunu) upuzunca bir süre kapamak istiyorum. Benim için gerçekten sinir bozucu bir deneyim oldu çünkü.
Diğer Lush yazılarım için buradan , buradan, buradan ve buradan

Lush Hair Doctor ; Uzun zaman önce geliştirdiğimiz bu saç bakım ürünümüzü taze ürün olarak sizlerle buluşturuyoruz. Hair Doctor içindeki doğal ve bitkisel içeriklerle yıpranmış saçlarınıza eski formunu kazanması için yardımcı olacaktır. Bu üründe katkı maddesi hiç bulunmamaktadır. Bu nedenle kullanım süresi ve raf ömrü oldukça kısadır. Ancak taze ürün her zaman daha etkili olmaktadır. İçindeki nane, papatya ve biberiye yağları hem saçınızın hem saç derinizin nemlendirilmesine ve rahatlamasına yardımcı olacaktır. İçindeki Fuller’s Earth de saçınızın yağlanmasını gidermeye katkı sağlayacaktır.

Saç bakım kremlerimizi yıkama öncesi kuru saça uygulayınız. 20 dakika kadar saçınızın tamamına sürdüğünüz kremi bırakınız. Ardından su ile saçlarınızı arındırınız, saç şampuanınızla ve nemlendirici kreminizle saç bakımınızı tamamlayınız. Uzun saçlar için tüm kutu, daha kısa saçlar için yarım kutu yeterli olacaktır. Saçınıza uygularken saç diplerinize de sürmeyi unutmayınız, bu sayede saç derinizin güçlendirilmesine ve saç derisi kaynaklı sorunların çözümüne de yardımcı olacaktır.

Okuduğunuz gibi ürünün vaatleri. Daha öncede bahsetmiştim, stresten falan bazı dönemlerde saçımın içinde sivilceler çıkıyor, ben de onları kaşıyıp yara haline getiriyorum. Böylece sürekli bir kaşıntı oluyor saçımda. Yine böyle bir dönemdi, şikayetimi söylediğimde bu ürünün çok iyi geleceğini söyledi görevli. Taze bir ürün, buzdolabında saklanıyor ve çabuk tüketilmesi gerekiyor. Saç uçlarına da kullanabiliyor ama ben sadece saç diplerime sürdüm. Sürdüğüm andaki etkisi çok güzeldi, nane ferahlığı, süper bir koku ve ferahlayan saçlar. Bütün olay bu. Yukarıda anlatılan hiçbirşey gerçekleşmedi yine. Ne saç derimi rahatlattı, ne de başka bir yararını gördüm. Böylece Lush defterini de açılmamak üzere kapadım :( 

Lush Godiva Katı Şampuan

Lush yorumlarına devam etmek istiyorum. Daha önceki Lush yazılarım için burdan, burdan ve burdan

Lush Godiva Katı Şampuan; Hoş yasemin kokulu şampuan ve krem bar. Sabun gibi köpürtün, yıkayın ve durulayın. Hepsi bu! Kullanımdan sonra barı kurumaya bırakın. Böylece uzun süre kullanabilirsiniz.

Lush alışverişimin diğerlerini düşünürsek en normal parçası. Daha önce de yazmıştım Squeaky Green Katı Şampuanı alırken kuruluk problemini çözemeyebileceğini söylemişlerdi. Godiva'nın saça nem verdiğini, kuru saçlar için olduğunu (kremli katı şampuan çünkü)ve iki ürünü dönüşümlü kullanabileceğimi, böylece kuruluk problemimin çözüleceğini söyledi görevli. Ben de işte saf saf, inanarak alıp çıktım.
Bu ürünü daha hiç tek başına kullanmadım, diğer katı şampuanımla gerçekten dönüşümlü kullanıyorum. Retread Saç kremi ve Squeaky Green Katı Şampuan saçımı öyle kurutuyorlar ki, çatur çutur olan saçlarımı belki açmakta zorlanıyor bu şampuan. Tek başına ne kadar işe yarar bilmiyorum yine de çok iyi ollmasa da Squeaky Green Katı Şampuana göre birkaç tık üstte. Üstelik kokusu harika. Banyoyu her açtığımda buram buram Godiva kokuyor.
Yine de işte en büyük artısı kokusu olan bu ürünü de bir daha almam. 

7 Eylül 2011 Çarşamba

Lush Squeaky Green Shampoo Bar / Katı Şampuan

Lush Squeaky Green Shampoo Bar / Katı Şampuan; Taze ısırgan otu, beberiye ve naneli  katı şampuanımız. Daha ‘yeşil’ başka şampuanımız yok. Her kalıp üç şişe sıvı şampuana bedel.
Sitesindeki tanıtım bu şekilde. Bu şampuanı almadan önce ürünün saç dökülmesini önlediğiyle ve dalgalı saçlarda dalgaların kendine gelmesi/belirginleşmesi ve kepeği önlediğiyle ilgili yorumlar okumuştum (çoğunluğu kendi sayfasında bu yorumların). Lush'dan alışveriş yapmamın tek sebebidir, yani bu şampuanı almaya gidip diğer ürünleri almıştım.
Saç kreminden memnun olmadığımı yazmıştım. Lush yorumlarıma devam edeyim dedim. Özellikle ramazandan çok önce, o havaların çok sıcak olduğu dönemlerde aldığım için, bazen günde 2 kere duş aldım. Yani günde 2 kere bile kullanıldı bu ürünler. Katı şampuan çok ilgimi çeken bir ürün olmuştu, zaten görevliye saç dökülmesi problemi yaşadığımı, saçlarımın kuru olduğunu, bir de ara ara saç diplerimde kaşıntı olduğunu  söylemiştim (çok sıcaklarda veya depresif dönemlerimde sivilcelerim saç içlerinde de çıkıyor, kaşıntı yapıyor)  Bu şampuanın saç dökülmesine ve kaşıntıya iyi geleceğini (kepeğede iyi geldiğini söylemişti ki yorumlarda da okumuştum önceden) ama kuruluk problemini gidermeyeceğini söyledi. Onun içinde bir başka sabun verdi ve dönüşümlü kullanabileceğimi söyledi.
Gel gör ki, ne dökülmeye, ne kaşıntıya iyi geldi. Saçlarım daha da artan hızla dökülmeye başladı lush ürünlerinden sonra. Bu şampuanın ve saç kreminin saçlarımı aşırı kurutarak mahvetmesi de cabası. Yine verdiğim parayı hiççççççç haketmeyen ürünlerden. Bu kadar doğal bir ürün tamam saçımı kurutsa ama başka şeyleri düzeltseydi keşke :(
Acayip bir kokusu var, itici diyeyim, bir de içindeki malzemeler saçın içinden dökülüyor duruladıkça, insan saçından korkuyor, ne bu dökülen saçımdan diye :) 

6 Eylül 2011 Salı

Lush Retread Saç Kremi

Gücü üç kat artırılmış elit bir saç kremi! Soya sütü, yoğurt ve taze kavunun kusursuz karışımı ve doğallığı sizi baştan çıkaracak. Saçınızı normal biçimde şampuanlayın, nemli saça ürünü uygulayın ve ardından durulayın.  

Burada yazısını yazdığım yani aldığım günden beri kullanıyorum. Bir-iki kullanımlık anca kaldı artık yazısını yazabilirim. Aslında ilk 5-10 kullanımda yazmak istedim ama belki yanlış yorumlamışımdır, erkendir diyerek bekledim.
Ben bu saç kreminden hiççççç memnun kalmadım. Gücünün 3 kat arttırıldığı iddia edilen bu krem bugüne kadar kullandığım en berbat saç kremi, şampuandan sonra orta yumuşak kıvama gelen saçlarım bu kremden sonra çatır çutur oldu, düğüm düğüm, tarakla açmaya çalışmak bir işkenceye döndü. Kısacası neffret ettim, üstelikte sitesinden ürünle ilgili tanıtım yazısına bakmak istedim ve orada fiyatının 44 küsur olduğunu gördüm, şok oldum. Yarı fiyatına hatta daha da aza en azından banyoda saçımı açacak, yumuşatacak bir ürün alabilirdim :(

5 Eylül 2011 Pazartesi

Puantiye Aşkına :)

Buradaki postumda anlattığım Flormar Supershine 09 ojemi süsledim :)
Flormar 310 no'lu beyaz oje ile üstüne puantiyeler yaptım. Çok şeker oldu çoooookkkk :)
Bütün tırnaklarıma yapmak istemedim, sol elimde 3 tırnağıma yaptım. Görenler bayıldı :)
Sağ elimde de 2 tırnağıma yaptım.

Tırnak desenleri konusunda kendimi geliştirmem, yeni şeyler bulup elimi alıştırmam lazım :)

4 Eylül 2011 Pazar

Flormar Supershine Oje #09

Flormar Supershine serisinden 09 no'lu oje. Harika bir renk, narçiçeği. Bu 2 kat sürülmüş hali ama tek katta bile rengini veriyor.
O kadar beğendim ki, sürekli ellerime bakıyorum. Çok gözalıcı bir renk. Kalıcılığını da beğendim.

Umarım çok güzel bir pazar geçiriyorsunuzdur.

Jill Mansell / Tam İstediğim Gibi

Noel hediyesi olarak kocasından çim biçme makinesi alan Nancy çılgına döner; çünkü Jonathan'ın mücevhere dünya kadar para harcadığını bilmektedir. Bu durumda pırlantayı kime almış olabilir? Nancy'nin en iyi arkadaşı Carmen, çok sevdiği kocasını kaybettikten sonra aşka küser. Bir kez daha acı çekmekten korkar. Carmen'in kendisini canlandıracak bir erkeğe ihtiyacı vardır, ama doğru insanı bulmak hiç de kolay değildir. Mia babasıyla yaşamak için Londra'ya gelmiştir. Cehennem kaçkını potansiyel cici annesiyle tanışır tanışmaz Cupido rolüne bürünüp tanıştığı bütün kadınları babasına ayarlamaya karar verir. Rasgele attığı oklar, gerçek aşkın yolunu açtığı kadar ortalığı da karıştırır. "Romeo ve Juliet'in İngiliz sayfiyesinde geçen, tadına doyulmaz bir versiyonu. Sevgililer Günü için ideal bir okuma." - Daily Express- "Modern aşk romanı kraliçesinden garantili bir çoksatan." - Heat- "Üç farklı aşk deneyimi yaşayan üç farklı kadına dair fantastik bir modern aşk romanı." - The Sun-
Yine çik-lit tarzında, ama gerçekten güzel bir kitap. Okurken çok eğlendim, merak ettim. Çabucak bitirmek istedim. Kısacası; sevdim, tavsiye ederim :)