31 Ağustos 2011 Çarşamba

Aslında ''Kalori'' Neymiş? :)

Mite'lardan* bile daha kötü
Kalori Nedir?

Kaloriler, gardolapta yaşayan küçük canavarlardır ve geceleri giysileri daraltırlar ve küçültürler.

Ve benim dolabımda bu küçük canavarlardan bir sürü var :)

:):):):):):):)
Biz kilo almıyormuşuzzzz yaşasın, sadece dolabımızda canavarlar varmış :)

*Mite: İnsan vücudundan dökülen deri parçacıklarıyla beslenen ve bazı insanlarda alerjiye sebep olan, gözle görünmeyen küçük hayvancıklar.

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Ada / Elin Hilderbrand

Bu mükemmel bir yaz kaçamağı olacaktı ama bazı sırlardan kaçmak zordur… New York Times çoksatan yazarı Elin Hilderbrand’in akıllara yer edecek yeni romanı.
“Kalp ağrısı, mutluluk, duygusal karmaşa ve aşk yüreklerinizi sarıp sarmalayacak, kitabı elinizden bırakmak istemeyeceksiniz.”
Romantic Times Bookclub Magazine
" Yazın sıcağında serinletirken, kışın soğuğunda içinizi ısıtacak. Hilderbrand tek kelimeyle muhteşem!”
Booklist
"Gülerken ağlamak mı? Evet, korkarım ki buna hazırlıklı olmalısınız."
Publishers Weekly
“Kadınların ortak sorunları ve hayatın onlara sunduğu zorluklar, orta yaş krizindeki bir kadının son derece yürekten anlatılmış hikâyesine mercek tutularak tek bir bünyede toplanmış. Hiç şüpheniz olmasın; hepiniz kendi hayatlarınızdan izler bulacaksınız.”
Los Angeles Times
Uzun zamandır saklanan sırlar ücra bir adada ortaya döküldüğünde, huzurlu bir kaçış gibi görünen bu kısa tatil, beklenenden farklı sonuçlar doğurur. Yaz sona ermeden dramatik gerçekler ortaya çıkar, eski aşklar yeniden canlanır ve yeni aşklar kendini belli eder. Bu ancak Elin Hilderbrand’in kelimelere dökebileceği, kalp kırıklıkları, kahkahalar ve sürprizlerle dolu bir romandır.
Birdie Cousins, kendini kızı Chess’in görkemli düğününün hazırlıklarına kaptırmış bir vaziyette, dans pistinden resepsiyon peçetelerinin rengine kadar bir çok detayla uğraşmaktadır. Her müstakbel gelin annesi gibi, o da heyecan, kargaşa, gözyaşları ve mutluluk duygularıyla boğuşmaktadır. Ama kendini her türlü olasılığa hazırlamış bir kadın olmakla gurur duyan Birdie, gecenin geç bir saatinde Chess’in kendisini arayarak nişanı attığını söyleyeceğini beklememektedir.
Bu, kargaşalar ve yeni aydınlanmalarla Tuckernuck Adası’nda geçecek bir yazın daha ilk müjdecisidir. Burada telefon, televizyon veya bakkal yoktur; Tuckernuck Adası, sorunlarının çözümüne odaklanırken dikkatlerini dağıtacak başka şeylerin olmadığı bir yerdir.

Çok akıcı, kolay okunan, beyni yormayan kitaplardan. Bir çırpıda okudum. Konusu da güzel, kurgusu da. Kitapçılarda bazen indirimli kitaplar bölümünde rastlıyorum. Çik-litler kadar güldürmesede okunma kolaylığı bakımından o tarz. Okunabilir ama ben okurken yorulmak, düşünmek istiyorum, hafif kitap sevmem, acayip kurgular severim falan derseniz uzak durun :)

26 Ağustos 2011 Cuma

Teşekkürler Alix Avien!

Alix Avien'in bir ürünüyle ilgili problem yaşayınca bir blogta görüp aldığım adrese mail attım. Yaklaşık yarım saat sonra mailimi kontrol etmek istediğimde bu mailime cevap geldiğini gördüm. Çok şaşırdım desem yeri! Kendilerine de belirttiğim üzere hiç bu kadar hızlı geri dönüş beklemiyordum. Bu konuda ismini daha sonra özellikle belirteceğim bi sürü firma var, doldurduğum iletişim formunun haddi hesabı olmayan, attığım maillere geri dönmeyen. Onlarla duyarlı bir firma olan Alix Avien'in adını aynı postta anmak istemedim :)
Alix Avien'den Selma Bozkurt'a mailimle ilgilendiği, geri döndüğü ve gönderdiği ürünler için çok teşekkür ederim.  
Bunlarda gelen ürünlerim. Alix Avien çatlayan oje ve mascara.

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Bir Yöresel Yemek / Bat Yemeği

Sadece kendi yaptığım yemekleri post yapsam da, anneciğimin yaptığı bu yemeği sizlere anlatmadan geçemedim. Bat Yemeği, Tokat yöresi'ne ait, zengin ve besleyici malzemeli harika bir lezzet. Tokat'ta, asma yaprağına sarılıp, pişirilmiş şekliyle tüketiliyor. Salata gibi tüketenlerde mevcut. Bir de bizim gibi, özellikle yazın, yaz yemeği olarak tüketenler var. Hafif ekşi, dereotlu tadıyla yaza çok yakışıyor.
Tarifimize gelirsek; 7-8 kişi için vereceğim ölçüleri. 2 bardak yeşil mercimek haşlanır, ama diri kalacak şekilde, mercimek dağılmayacak. Ocağı kapatıp mercimeğe 1 bardak ince bulgur eklenir. 2 yemek kaşığı salça, küçük küpler halinde doğranmış 2 domates, bol dereotu, maydonoz ve yeşil soğan doğranıp eklenir. Yemek hafif sulu olacak, eğer suyu azsa azıcık soğuksu eklenir. Ekşisi kontrol edilerek eğer seviliyorsa yarım ya da 1 limonun suyu eklenir. Bol karabiber, kimyon, pul biber, tuz eklenir. Mutlaka soğutulup yenmeli.
Servis yapılırken üzerine ceviz içi serpiştirilir. Asma yaprağıyla birlikte servis yapılır.
Asma yaprağına sarıp yediğinizde nefis oluyor. Denemek isteyenlere afiyet olsun :)


Nivea Beaute Exact Liner

Nivea Beaute Exact Liner; uzun zamandır kullandığım eyeliner'ım. O kadar memnunum ki. Renk vermesi, kalıcılığı süper. 3 ml lik bir ürün ve ben oldukça uzun bir süredir kullanıyorum, hala da biteceği yok gibi gözüküyor. Ki benim dualarım da bu yönde, çabucak bitmez inşallahhhh :)
Biliyorsunuz Nivea makyaj malzemeleri üretmeyi bıraktı, bunu duyduğum an heryerde bu eyeliner'ı aradım ama biraz geç haberim olduğu için, bulamadım maalesef. Benim de böyle bir şansım var işte, daha önce kullandığım eyelinerda sanırım Revlon'du, o da Türkiye'den çekilme kararı almıştı. Yeni bir ürün aramakta ne zor olacak şimdi bana :(
Siz eyeliner olarak ne kullanıyorsunuz bilmem ama, bende ki bu potansiyele bakacak olursak eğer seçimim sizlerin kullandığı bir ürün olursa bir dahaki sefere onunda başına bir işler geleceği garanti gibi gözüküyor. Neyse, bir eyeliner alır almaz haber veririm, sizler de sizin markanızsa stok yaparsınız artık :)

20 Ağustos 2011 Cumartesi

El Yapımı Plaj Elbisem

Teyzemin yazma/başörtüsünden yaptığı plaj elbisem. 2 adet yazmadan yapılıyor sanırım. Üst kısmını da tığ ile örülüyor. Plajda da çok şık duruyor, taş devri elbiselerine benzettiğim için ''çakıl elbisesi'' diyorum ben :)
Üst kısmı da bu şekilde. Çok seviyorum bu elbisemi. Tatilde giymiştim zaten ama el yapımı olduğu için ayrı post yapmasam olmazdı. (Tatil resimleri için buradan)
Kendime bu elbisenin tek omuzlu bir modelini yapmak istiyorum, acaba yapabilir miyim? Çalışmalara başlayayım :)

Zülfü Livaneli / Sevdalım Hayat

Tartışma yaratacak "anılar denizi"... Zülfü Livaneli`nin, Mutluluk ve Leyla`nın Evi adlı çok satan kitaplarının ardından beklenen anlatısı çıkıyor. Bir dönemin siyaset ve sanat olaylarına ışık tutacak, her kuşaktan insanlar arasında ilgi uyandıracak anı ve değerlendirmeleri kapsayan roman tadındaki bu kitapta, okuma serüveni peşindeki bir çocuğun düşleri, hücrelere kapatılan ve sürgünlere mahkûm edilen bir aydının serüveni anlatılıyor.
Leyla'nın Evi ve Serenad'ı okuduktan sonra bir hevesle Sevdalım Hayat'a başladım. Zülfü Livaneli'nin anılarından oluşan bir kitap, bir otobiyografi. Bazı yerlerinde sıkılsamda genelde beğendiğim bir kitap oldu. İlginç bir hayatı olmuş Zülfü Livaneli'nin. Nerden nereye dedim çoğu kez. Dediğim gibi, konudan konuya çok çabuk geçiş yapılıyor, bu bölümlerde sıkılsamda genel olarak okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.
Bu da kitap ayracım. Çok şeker değil mi?

18 Ağustos 2011 Perşembe

Çatlatma Denemeleri

Burda bahsettim ojelerimi sürdükten sonra, çatlatmalara alıştığım için tırnaklarım gözüme boş göründü. Ama çatlatmalarıda klasik şekilde uygulamaktan çok sıkıldığım için (bknz.bu yazım) değişik bir şey yapayım yine dedim. Ve ortaya bu sonuç çıktı.

Çatlayan ojem kurumasaymış daha hoş olabilirdi. Olsun, ben yine de  beğendim :)

16 Ağustos 2011 Salı

CK İn2U

İşte benim parfümüm. Kokusuna bayılıyorum. Kardeşimin doğumgünü hediyesi olan bu kokuyu bilmediğimden önyargı ile açıp denemiştim. İlk şişesine hayran oldum, nedense bana kokusu ile de şişesi ile de Malibu'yu çağrıştırıyor. Sonra müptelası oldum. Bayılıyorum koklamaya.
Kadınlar için ferah ve çiçeksi bir koku. Kırmızı Frenk Üzümü Yaprakları, Sicilya Bergamotu ve Pembe Greyfurdun ferah, sıcak ve seksi notalarının duyulara hitap eden deneyimi ile sarar.
Gerçekten çok ferah bir koku. Buram buram kokuyor. Parfüm kalıcılığı kişiden kişiye değişiyor ama ben çok memnunum. Özellikle yaz akşamları için harika bir seçim. Duş jeli ile kofre şeklindeydi hediyem. Duj jeli oda parfümü gibi, kapağı kapalı olmasına buram buram kokuyor. Odamda, yatağımın yanında tutuyorum. Sabahlara kadar mis kokular eşliğinde uyuyorum :)

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Bitenler

Bitenler başlığını atmayı da, başka bloglardaki bitenler yazılarını okumayı da seviyorum. Fakat bu ara hiçbir ürünüm bitmiyor, bitmiyor, bitmiyor... Nadir makyaj yapıyorum, kremlerimi kullanmıyorum, saldım çayıra mevlam kayıra modundayım :) Bir biten banyo ürünleri işte.

Avon Senses Duş Jeli; Yeşilini ve mavisini o kadar çok kullandık ki. Şu an başka ürünler aldık ama yine alırım. Ailecek hastasıyız :)
Avon Simpley Delicate Feminine Wash; Memnun olduğum bir ürün. Stoktan yenisi çıktı bile.
Avon Natural Çilekli Duş Jeli; Kokusundan hoşlanmadım.

Bitenler de hep Avon'un ürünleriymiş. :)

14 Ağustos 2011 Pazar

Marks&Spencer Duş Jelleri

Yazın en çok bitirdiğimiz ürün duş jelleri. Kışın ne kadar sürede bitirdiğimizi hatırlamıyorum ama yazın açmam ile bitmesi bir oluyormuş gibi geliyor. 
M&S'den alınan 2 adet duş jeli. Kakao yağı&Vanilya ve Aloe Vera'lı. M&S'in duş jellerini ilk defa deniyorum. Kakao&Vanilyalısını kullanmaya başladık. Zaten yakında biter, bitenler postunda yorumlarım :)

Flormar #396 & Golden Rose #09

Daha önce bu postumda Flormar 396 ile french te yaptığımı yazmıştım. Uzun zamandır french yapmıyordum, canım çok çekti :) Aldım ojeleri elime.  Fakat 396 oje biraz kurumuştu, bir sinir harbi yaşadık, tek katı zar zor sürdüm, mümkün değil aynı eziyetle 2. katı süremezdim. Oje çöpü boyladı, tek katlık frenchimde fena olmadı.
Ben ojede tek gün insanı değilim, öyle hergün temizleyip yeni oje süremiyorum. Tembelim. Bu yüzden ertesi gün tek kat ojemin üstüne sürmek için frenchlede uygun bir oje aradım evde. Ve kardeşimin çekmecesinde Golden Rose 09 sedefli beyaz ojesini buldum ve sürdüm.
Ben daha beyaza yakın bir sonuç beklerken daha canlı bir pembe ojelerim oldu. Ve ben bu karışımı çok sevdim:)

11 Ağustos 2011 Perşembe

Kırmızı - Siyah

Bu aralar daha yarısına kadar kullanamadan kuruyan ojelere sinir oluyor vaziyetteyim, hatta bu yüzden sadece 1 açık- 1 koyu renk oje ile hayatıma devam etme kararı almıştım ve bir süre öyle de devam ettim. Ama tabi oje canavarı olduğumdan uzun sürmedi bu oje diyeti.
Bir de çatlayan oje mevzu var, 5. - 6. kullanımıma fırsat vermeden kuruyorlar, ağızlarında oluşan birikme nedeni ile sürmek imkansızlaşmaya başlıyor v.s. Bu yüzden açtığım çatlayanı hemen bitirmek gibi bir derdim oluyor, beni strese sokuyor.
Bu yüzden yine kırmızı oje üstüne siyah çatlayan uygulayacağımdan bari değişik bir şey yapayım dedim ve yukarıdaki uygulamayı yaptım. Benim çok hoşuma gitti. Değişik oldu. Bazı yerlerde çatlayanın kurumaya başlaması nedeni ile zorlansam da, sonunda sürmeyi başardım, dediğim gibi değişik oldu ve ben beğendim :)
Çatlayan ojeleri değişik uygulama yollarını arıyorum, yaptığınız ya da düşündüğünüz tasarımlarınız varsa fikirlerinizi bekliyorum.

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Koska'dan Buzzz Gibi Tost

Son zamanlardaki favorimiz;
Sloganı da güzelmiş ''içine dondurmayı sıkıştır, sıcakları yatıştır''

İçinde bu şekilde paketlenmiş 6 kağıt helva var. Diğer kağıt helvalara göre yapması da yemesi de kolay. Biz çok sevdik, tavsiye ederiz. :)

5 Ağustos 2011 Cuma

Pembe - Siyah

Flormar #396 pembe ojemin üstüne Alix Avien siyah çatlayanla yaptığım uygulama. Leopar deseni gibi oldu, ben sevdim valla :)
Saçımda da bu minik tokam varmış, sonradan farkettim. Tırnaklarımla tokam ne kadar uyumlular di mii? :)

2 Ağustos 2011 Salı

Ayşe Kulin / Hüzün - Dürbünümde 40 Sene

Veda ve Umut‘ta ailesinin yaşadıklarını anlatan Ayşe Kulin, bu kez Hayat ve Hüzün ile 2 seri halinde kendi anılarını anlatıyor.

Bu kitapta yazdıklarım, babamın da var olduğu dünyada geçirdiğim kırk yılın, dürbünüme çarpan resimleridir; özelimde ve ülkemde 1941'den bu yana yaşadıklarımdan, gördüklerimden seçmelerimdir. Kitabıma, beni çok etkileyen, çok üzen, çok sevindiren, bende iz bırakan, belleğimde hep kalan anılarımı aldım. Babamın vefatına kadar beni ilmek ilmek örerek bu günkü ben yapan kişileri, olayları kendi gözümden, kendi kalemimle aktardım.
Babamın ölümünden sonra ise, ne ben aynı Ayşe'ydim ne de Türkiye aynı Türkiye. Babamın yokluğu beni, Turgut Özal da Türkiye'yi değiştirmişti. Artılarımız ve eksilerimizle başkalaşmıştık. 1983'ten sonraki yıllarımın serüveni belki bir başka kitaba konu olur ama elinizdeki sayfalarda okuyacaklarınız, 1983 yılına kadar, Edip Cansever'e rahmetle selam olsun, “Ben Ayşe Kulin Nasılım”a yanıtımdır.

Bu serinin ilk kitabı Hayat'ı bu postumda anlatmıştım. Hüzün, Hayat'ın tam kaldığı yerden devam ediyor. Varolma mücadelesi, 2. evliliği, 4 oğlu, iş yaşamı ve ailesiyle özellikle babasıyla olan yakınlığı. Ve yine o kadar çok sevdim ki, merakla, heyecanla, keyifle okudum. En kısa zamanda kitabın kaldığı yerden bugüne kadar olan süreci de yazmasını bekliyorum.
Bu da ayraçım. Çok güzel değil mi? :)

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Ayşe Kulin / Hayat - Dürbünümde 40 Sene

Veda ve Umut‘ta ailesinin yaşadıklarını anlatan Ayşe Kulin, bu kez Hayat ve Hüzün ile 2 seri halinde kendi anılarını anlatıyor.

Bu kitapta yazdıklarım, babamın da var olduğu dünyada geçirdiğim kırk yılın, dürbünüme çarpan resimleridir; özelimde ve ülkemde 1941'den bu yana yaşadıklarımdan, gördüklerimden seçmelerimdir. Kitabıma, beni çok etkileyen, çok üzen, çok sevindiren, bende iz bırakan, belleğimde hep kalan anılarımı aldım. Babamın vefatına kadar beni ilmek ilmek örerek bu günkü ben yapan kişileri, olayları kendi gözümden, kendi kalemimle aktardım.
Babamın ölümünden sonra ise, ne ben aynı Ayşe'ydim ne de Türkiye aynı Türkiye. Babamın yokluğu beni, Turgut Özal da Türkiye'yi değiştirmişti. Artılarımız ve eksilerimizle başkalaşmıştık. 1983'ten sonraki yıllarımın serüveni belki bir başka kitaba konu olur ama elinizdeki sayfalarda okuyacaklarınız, 1983 yılına kadar, Edip Cansever'e rahmetle selam olsun, “Ben Ayşe Kulin Nasılım”a yanıtımdır.

Dürbünümde 40 sene serisinin ilk kitabı Hayat'ta 20li yaşlara kadar olan dönemi, doğum, okul yılları, çocukluk dönemi, Ankara ve İstanbul'daki eğitim hayatı ile ilgili dönemi ve erken yaşta yapılan hatalı bir evlilik dönemini anlatıyor. Ve o Hayat'ını anlatırken kitap beni alıp götürüyor. Çok güzel bir kitap sıkılmadan, merakla, keyifle, kendimi kaptırarak okudum.

Teşekkürler P&G

Burada yazdığım postumda Wellaflex köpükle ilgili bir sorun yaşadığımdan bahsetmiştim. Konuyu Wella ile paylaşmak istedim fakat internet aramamda bir internet iletişim adresi bulamadım. Kutunun üstüne baktığımda Dağıtıcısının P&G olduğunu gördüm ve bir de müşteri hizmetleri numarası vardı. Numarayı aradım, sağolsunlar çok ilgilendiler. Adresimi, telefonumu v.s. aldılar, bir kaç gün sonra da elime yeni bir köpük ulaştı. Köpükten ziyade içinden çok güzel bir not çıktı, beni çok memnun etti. Özetle duyarlı bir tüketici olduğum için ve değerli vaktimi ayırıp ürünle ilgili olarak firmaları ile iletişime geçtiğim için teşekkür ediyorlardı. Pek alışık olmadığımız cümleler olunca şaşırdım ve hoşuma gitti. Müşteri Hizmetlerinin M'sinden anlamayan firmalara inat, bir de bu departman yetkilisi tarafından imzalı. Müşteri odaklı çalışan bir firmanın farkı olmalı bu.
Konuyla ilgili şikayetimi değerlendiren, yeni ürün ve bu yazı ile güzel bir jest yapan, yani negatifi pozitife çeviren P&G ye teşekkürler...

Flormar'dan Yeni Çatlayanlar :)

Dayanamadım ve çatlayan ojelerime bu cicileri de ekledim. Zaten Meydan AVM'deki Flormar düzeni ve büyüklüğü, ferahlığı ve ürün bolluğu ile sürekli beni çağırıyor. Meydan'a her gittiğimde, önünden de geçiyorsam 1 şey bile olsa almadan duramıyorum :)

Flormar'dan Yeni Ojelerim

Flaşlı
Flaşsız
Soldan sağa numaralar; Flormar SuperSine serisi 47, 50, 41, 27, 09 ve 28 numaralar.
Renkler şahane değil mi ? :) Mavi, yeşil ve sarıya uzun süre direndim ama almadan duramadım.

P.S. : Gabrini'nin çıkardığı Summer serisi ojeleri görmüşsünüzdür. Aradım, taradım, hiçbiryerde bulamadım ve defalarca Gabrini'nin internet sitesinden iletişim formu doldurdum, satış noktalarını öğrenmek için. Bu nasıl bir müşteri hizmeti anlayışı ise, hiç iplemediler bile. Kısaca şuralarda satılıyor demek çok mu zordu Gabrini. Başka firmalara başka sorular, sorunlar için mail atmıştım, hepsi döndü. Yukarıdaki ojeler o bayıldığım Gabrini renklerine benzer olduğu için alındı. Burdan Gabrini'ye selam olsun. İnsan ulaşamadığı birşeyi nasıl satın alabilir ki? Bu nasıl halkla ilişkiler, bu nasıl müşteri hizmetleri? Belki Gabrini ojeler daha güzel, ama ben Flormar'a daha kolay ulaşıyorum. Ve artık Gabrini'yi protesto ediyorum, görsem de almayacağım. :(