27 Temmuz 2011 Çarşamba

Ahmet Altan / İçimizde Bir Yer

Siz kendi duygularınızın kölesisiniz, herkes gibi. Ama size hükmeden bu duyguları tanıyamaz, ne zaman, nerede, nasıl ortaya çıkacağını bilemezsiniz. Bir aşk, bir öfke, çıldırtıcı bir kıskançlık, dayanılmaz bir özlem bazen karanlıkların içinden çıkıp sizi esir alabilir. Bazen, bir başka insan için kendinizden vazgeçebilirsiniz. Bazen öfkeyle kamaşır içiniz. Kendi bilinmezliğinizle yaptığınız bu karmaşık dansta adımlarınızı ayarlamak için size yardım edecek olan edebiyattır. Size, sizi, hayatı, insanları, duyguları anlatan edebiyat. Ahmet Altan, bu kitabıyla hayatın ve insanın derinliklerindeki bütün duygu kıpırtılarını ışığa çıkartıyor. Okuyacağınız her satırda kendinize ya da bir tanıdığınıza ait bir duygunun izini, macerasını bulacaksınız. Bu kitabı okurken kendi hayatınızın hikayesini dinleyeceksiniz.

Ben mi çok yorgun ve kafam doluyken okudum yoksa kitap mı çok ağırdı bilmiyorum ama okurken çok sıkıldım. Çabucak bitsin istedim. Belki de sırada okuyacağım çok kitap olduğundadır, bilmiyorum. Beğenmedim :(

26 Temmuz 2011 Salı

İpek Ongun / Şimdi Düğün Zamanı


Bu aslında bir veda mektubu...
Serra'ya veda etme zamanı geldi.
İnanın, ben de sizler kadar hüzünlüyüm.
Dile kolay, tam on üç yıldır Serra'yla birlikte yaşadık,
sorunları aştık, ağladık, güldük.
Ama, bu süre de iyi işler de yaptık.
Ve bunları sizlerle el ele başardık.
Siz beni yönlendirdiniz, ben yazdım.

Ve bu kitaplar yazılırken sadece siz değil, ben de çok şey öğrendim.
Her yazarın bir çıkış noktası vardır.
Benimki, 'gence hizmet!'
Bu, her şeyin önünde geliyor, benim için.
Her şeyin bir zamanı var deriz ya hep...
Şimdi düğün zamanı!

İpek Ongun'un Şimdi Düğün Zamanı romanının tanıtımı. Rahat, akıcı kitaplar okumak isterken evde bulduğum, okurken ''genç kız romanı'' bu diye tereddüt ettiğim, sonra kardeşimin ''evlenebildiğine göre epey büyümüş olmalı'' sözüyle okumaya devam ettiğim kitap :) Çok beğendim ama. İyi ki okumuşum!

23 Temmuz 2011 Cumartesi

Zülfü Livaneli / Leyla'nın Evi

Kimi zaman bir savaş bir kentin, bir ülkenin kaderini değiştirir, kimi zaman bir tek kişi koca bir ailenin...
Leyla: Yalılarda doğmuş büyümüş bir paşazade, bir Osmanlı soylusu...
Ali Yekta: Uşaklık kaderini değiştirme ihtirasıyla yanıp tutuşan bir İstanbullu...
Rukiye-Roxy: Almanyada doğmuş, seks modelliği yapmış bir hip-hopçı...
Livaneli, birbirini hiç tanımayan bu üç ayrı kişiliğin yaşamını, bir 'İstanbul romanı'nda birleştiriyor.
Kentlisi-köylüsü, varsılı-yoksulu, din hocası, söz sahibi bankacısı, gazetecisi... Her birinin bir nedenle ötekinin yaşamına girdiği, onu değiştirdiği günümüz Türkiyesi... Ve bir roman kahramanı gibi öne çıkan pırıltılı Boğaziçinde, Bosnalılar Yalısının ilginç dünyası...
Leylanın Evi, dünyada sadece yaptığı müzikle değil, çeşitli dillere çevrilen, sinemaya aktarılan ve ödül alan kitaplarıyla da tanınan Livanelinin Mutluluktan sonraki romanı...

Kitabın tanıtımı bu şekilde. Yakın tarih ve bugünü anlatan çok güzel bir roman. Rahat ve akıcı bir dili var. Çok etkilendiğim, bir solukta okuduğum kitaplardan biri oldu.
Bu arada bu kitap tiyatroya uyarlanmış ve oyun bir süredir sergileniyor, fakat oyunu henüz görmedim. Yakında dizisinin çekileceğine dair de duyumlar var. Tiyatro ve dizi aynı tadı verir mi bilmem, ama kitap kesinlikle çok güzel.

22 Temmuz 2011 Cuma

Lush Alışverişi

Bu postumda Cevahir Alışveriş Merkezi'ne gittiğimi anlatmıştım. Aradığım şeyleri orada bulamadım ama Lush ürünlerini uzun zamandır merak ettiğimden burayı es geçemedim.
Aldıklarıma gelirsek;

Retread Gücü üç kat artırılmış elit bir saç kremi! Soya sütü, yoğurt ve taze kavunun kusursuz karışımı ve doğallığı sizi baştan çıkaracak.
Hair Doctor Yıkama Öncesi Saç Kremi; içindeki doğal ve bitkisel içeriklerle yıpranmış saçlarınıza eski formunu kazanması için yardımcı olacaktır. Bu üründe katkı maddesi hiç bulunmamaktadır.
Squeakly Green Shampoo; Taze ısırgan otu, beberiye ve naneli  katı şampuan.

Godiva; Hoş yasemin kokulu şampuan ve krem bar.

Aldıklarım bunlar. Daha önce de söylemiştim, maalesef post hazırlamakta pek güncel değilim. Bu alışverişi yapalı 2 hafta oldu, kullanmaya çoktan başladım yani. Ürünlerle ilgili yorumlarım pek yakında diyeyim :)

19 Temmuz 2011 Salı

Avon Secret Fantasy EDT

Masum kırmızı meyvelerin ve kadınsı yasemin kokularının kadifemsi beyaz misk ve ılık sandal ağacı notalarıyla muhteşem birleşimi...

Günlük, özel biryerlere gitmeyeceksem, kısa işim varsa v.s. dışarıda bu parfümü kullanıyorum. Meyveli, şekerli hoş bir koku. Sevdim aslında. Şişesi de çok şirin. Hatta bazen üstüne 1-2 fısta TBS vanilla sıkıyorum, buram buram kokuyorum. Çok kalıcı değil, ya ben koku uçmadan evde oluyorum ya da tazeliyorum, zaten parfüm tazelemeyi de seviyorum.

Hayat Türk Kahvesi Gibidir ...

Evine gelen misafire teklifsiz kahve pişiriyorsan, köpüklü, kısık ateşte pişen bir kahvenin hiçbir şeyin yerini tutmayacağını bil, hatırlısındır. Sevdiğin arkadaşlarınla biraraya gelip içtiğin kahve keyiftir, neşesi köpüklerinden taşar, paylaşmaktır. Tek başına içtiğin kahve hüzündür, acıtır canını, yalnızlıktır. Hiç beklemediğin anda aldığın kahve, şımartır insanı. Baban için yaptığın kahve sonsuzdur, telvesi kadar acı, köpüğü kadar şefkattir, hiç bitmesin istersin. Annen için yaptığın kahve ise fincanın dibinde kabaran gözlere inat, onun gözlerinde dünyanın en derin sevgisini hissedersin, mutluluktur.
Hayat Türk Kahvesi gibidir. İkisi de uygun ateşte, tecrübeli ellerde lezzetlenir.

---Alıntı---

The Body Shop Vanilla EDT

The Body Shop Edt Vanilla; Müthiş bir vanilya kokusu. İnsanın başını döndüren cinsten, sürdüğünüzde kendinizi egzotik nadide bir çiçek gibi hissedebilirsiniz. Zaten siz öyle hissetmeseniz bile çevrenizdekiler hangi parfümü kullandığınızı sorarak, ne güzel koktuğunuzu söylerek hissettiriyorlar. Kek gibi, gofret gibi, kurabiye gibi kokuyor :) Üstelikte kalıcı, şimdiye kadar 2-3 fıstan fazla sıkmadım ama koku kolay kolay uçmak bilmedi.
Yazın özellikle gün içinde ağır olabilir, ama yaz akşamları için ideal. Ben bazen yakın ama kalıcı olmayan başka parfümlerin üstüne sıkarak kullanıyorum: sonuç süper oluyor.
Bitince tekrar alabilirim ama ben hiç ummadığım, güzel değildir diye kokladığım halde yasemini de beğendim. Belki bir dahakine ikisini de alırım :)

Nivea Angel Star Deo / Icy Kiss

Yeni NIVEA Angel Star Icy Kiss Sprey, hoş parfümüyle ter kokusuna karşı kalıcı koruma sağlar. Günün her saati, partide, alışverişte veya okulda kendini güvende hissedecek ve herkesi büyülerek WOW etkisi yaratacaksın!
•24 saat antiperspirant koruma
•0% Alkol
•Ciltle uyumu dermatolojik olarak onaylı
En çok hoşuma giden de WOW etkisi yaratacak olması :) Bu deodorant oldukça temiz ve taze kokulu. Kokusuna bayıldım. Evde kaldır-indir iş yaptığım şu günlerde dayanıklılığını da test ettim ve oldukça beğendim. Her kolumu kaldırışımda burnuma gelen harika bir kokusu var ki sayesinde kendimi yine, yeniden sevdim :) Yani tatilde kullanmanın haricinde dışarıda pek kullanmadım, o yuzden başkalarına nasıl geldi bilmem ama her kokladığımda kendi kendime WOW dedim :) Kesinlikle tekrar alırım.

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Avon Conditioning Eye Makeup Remover Lotion

Göz makyajını nazikçe temizler. Kirpikleri ve hassas göz çevresini nemlendirir. Cildi kurutmaz,Hipo- alerjeniktir. 
Vaatleri böyle. Tamam gerçekten makyajımı çıkarıyor ama o esnada ben kör olacağım sanıyorum. Gözlerim yanıyor, kıpkırmızı oluyor. Felaket birşey. Bir daha asla almam.

Muz Zayıflatıyor(muş)!

Hergün muz yiyebilirim, o derece seviyorum. Bu yüzden bu yazıyı paylaşmadan geçemedim.

Muz hem doğal antidepresan hem de zayıflatıyor!

Muz tam bir enerji, vitamin ve enzim deposu. Uzmanlar aynı zamanda muzun psikoloji düzenleyici de bir yönü olduğunu kaydetti.

Muz, vitamin ve mineral değerlerinin yanı sıra kardiyovasküler rahatsızlıklar, artirit ve sinir sistemi sorunlarında da tedavi edici özelliğiyle biliniyor. Muzun içerisinde bulunan besin maddeleri “mutluluk hormonu” olarak bilinen serotoninin üretimini artırıyor ve kişiye sakinlik hissi veriyor.

Arjantin’de yürütülen bir araştırmada gönüllü kadınlar güne kahvaltıda bir adet muz yiyerek başladı. 3 aylık süre içinde tüm katılımcılar istisnasız kilo verdi. Muz kahvaltısının sindirimi kolaylaştırdığı ve kadınların vücudunu stresten koruduğu da belirtildi.


Bu meyve folik asit, magnezyum, A ve C vitaminleri ve potasyum açısından oldukça zengin.

Muzu sade yemeyi sevmiyorsanız da yoğurtla birlikte tüketebilirsiniz.  Yaza ince bir vücutla girmek istiyorsanız muz diyetine başlayabilirsiniz.

Kaynak : Milliyet

17 Temmuz 2011 Pazar

Oriflame Pearl İnci Işıltılı Vücut Kremi

Bir önceki postumda altın ışıltılı kremimi yazmıştım. Bu seferki kremimiz gümüş ışıltılı.
Geçen sene bu serinin losyonu ve kremi hediye geldi. İnternetten arama yaptırdım, sanırım satıştan kaldırılmış. Benimki daha bitmedi, bitmiş olsaydı tekrar alabileceğim bir üründü, yazık oldu :( Bu arada çok hoş, hafif, yazlık bir kokusu var bu kremin.

Burada belli olmasada, özellikle gece çok güzel parlıyor. Ben de en çok gece kullanmayı seviyorum zaten.Yapısı güzel, diğer krem gibi nemlendirici desteğine ihtiyaç duymadan tek başına kullanabiliyorum. Bu yaz biter ama, tekrar alamayacak olmaya üzülüyorum :(

Avon Shimmering Tan Maximising Lotion

Güneşten yanmış cildi bileşimindeki kakao yağı ile nemlendirirken aloe ve papatya özleri ile ferahlatır ve serinletir. Bronz görünümünüzü daha uzun süre korumanızı sağlar. Sürdüğünüz anda cildinize pırıltılı bir görünüm kazandırır.
Bu losyonu bronzlaşayım, bronzlaşmayayım sadece parlamak için kullanıyorum. Zaten bana nemsiz, kuru geliyor bu krem, altına bir nemlendirici sürüp üstüne uyguluyorum. Fotoğrafta gördüğünüz tam dağılmamış hali, çok güzel altın rengi parıltıları olan bir losyon.
Özellikle etek-elbise giydiğimde gündüz de kullanabiliyorum ama daha çok gece çıktığımda bacaklarıma, dekolteye ve kollarıma sürmeyi seviyorum. Tabi kahve tonlarında giyindiysem, çünkü başka tonlarda giyindiysem başka bir kremimi sürüyorum. Çok memnun olduğum, çok sevdiğim bir ürün. Yalnız sürdükten sonra 1-2 dakika kurumasını, sabitlenmesini beklemek gerekiyor, yoksa giysilerinize bulaşabilir.

16 Temmuz 2011 Cumartesi

Flormar Çatlayan Oje / Kırmızı


Bu postumda yazdığım pembe ojelerimi sürdükten sonra üstüne Flormarın kırmızı çatlayanını uygulamaya karar verdim. Daha önce bu pembe ojenin üstüne pembe bir çatlayan uygulamıştım, sonucu hiççç beğenmedim. Kırmızı ile oldukça güzel durduğunu düşünüyorum. Sizce nasıl olmuş? 

Do-Si-Do

Bu aralar ailecek çok sevdiğimiz, BHU ya gittiğimizde, önünden geçtiğimizde almadan gelmediğimiz bir atıştırmalık dondurma: Dosido. Hatırlar mısınız 2 sene önce reklamında Nihat Doğan oynamıştı, benim kırmızı çizgilerim var diyordu. O reklam sayesinde o sene BHU dan dondurma yemedim, demek ki reklamın iyisi kötüsü oluyormuş :)
Hatta Ekşi Sözlük v.s. de günlerce konuşulmuştu, en sevdiğim yorumsa ''insanı dondurmadan soğutan reklam'' olmuştu. Neyse zaman geçti, ben de bu yaz bu dondurma ile tanıştım. Zaten bir dondurma severim, atıştırmalık dondurmaları da seviyorum, kendisine uzun süre karşı koyamadım :)
BHU'nun dondurmaları güzel oluyor zaten, normal dondurmalarını daha çok seviyorum, dosido da benim gibi değişiklik arayanlar için gayet güzel. Bir de BHU'dan bir isteğim var; çileklisini yapsınlar bu dondurmanın ya da başka başka çeşitlerini. Ama önce çilekliii :) Belki duyarlar sesimi, belli mi olur :)

15 Temmuz 2011 Cuma

Flormar Oje / No: 396



Bu oje tek katta renkli bir parlatıcı gibi, mutlaka 2-3 kat sürmek gerekiyor. Ben 2 kat uyguladım. Rengi çok açık bir pembe, bebek pembesi.
Tırnaklara çok temiz bir görüntü veriyor. Özellikle bronzlaşan ellerde süper görünüyor. Ben kışın da kullanıyorum o ayrı, ama yazın ayrı bir güzel duruyor :) Arada daha ince bir katla french yapıyorum, frenchede çok yakışıyor bu oje.

Flormar Oje Çıkarıcı

Flormar Kuşburnu Ekstratlı Asetonsuz Oje Çıkarıcı'nın vaatleri; Güçlü yapısı, mükemmel temizleyici ve gelişmiş nemlendirme özelliğiyle tırnakları besliyor. İçinde barındırdığı Omega Yağı besleyici, kurumayı önleyici ve anti-septik özelliği ürüne ayrı bir özellik katıyor.

Oje alırken Flormar mağazasındaki görevlinin bunu deneyin, süper, koyu ojelerinizi çok rahat çıkaracak v.s. v.s. demesiyle aldım. Almaz olaydım :) Temizleme gücünü hiç beğenmedim, defalarca temizlememe rağmen, harcanan pamuklar-oje çıkarıcılar sonucu hala oje kalıntılarıyla dolu tırnaklar. Hatta dün gittiğim Flormar'da yine önerdiler ama diğer çeşitlerini denemek bile istemiyorum. Klasik Parmex asetona geri dönüş yapıyorum. 

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Kitap / Aşkı Arayan Yürek

D&R 'da 3 al 2 öde gibi bir kampanyadan 3. yü doldurmak için almıştım. Çok ağır bir dili var, mazoşist bir insan olduğumdan sıkılsam da bitirdim :) Kitaplar hakkında uzun uzun konuşmayı severim, ama bu kitap hakkında fazla birşey yazamıyorum: Sevmedim :(

12 Temmuz 2011 Salı

İkea Çekmece İçi Düzenleyiciler

İkea çekmece içi düzenleyiciler, bizim gibi ıvır-zıvırı çok olanlar için hayat kurtarıcı. Siz de böyle bir kurtarıcı arıyorsanız bunun haricinde 1-2 model daha var. Mutlaka bakın derim.

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Alix Avien Çatlayan Oje / Siyah


Bu uygulamayı ilk ayak tırnaklarıma yapmıştım. Anneme gösterdiğimde Annem çok beğendi ''uğur böceği gibi olmuş'' dedi. Onun benzetmesi çok hoşuma gitti.
Daha sonra ellerime sürdüm. Alışveriş için Carrefour'a gitmiştim, kasada işlemimi yapan bayan da tırnaklarımı ''uğur böceğine'' benzetti ve ne kullandığımı sordu. Akşam eve giderken almam lazım mutlaka dedi :)  Ben de onların sayesinde ojelerimi ve ellerimi daha bir sever oldum :)

10 Temmuz 2011 Pazar

Tavada Patates Böreği

Yine yemek tarifi :) Bildiğiniz böreklerden değil bu. Bol resimli bir tarif oldu, buyrun başlayalım.
Patatesimizi haşlıyoruz, sonra bir tabağın içinde eziyoruz. Üzerine kıyılmış maydonoz ve sarımsak ekliyoruz.
Tuzumuzu, karabiberimizi ekleyip karıştırıyoruz.
Malzemelerimizi fırça ile yağladığımız bir tavaya alıp bir spatula ile bastırarak yerleştiriyoruz. Ocağımızın altını açıp tavamızın kapağını kapatıyoruz. Pişince tavanın kapağı yardımıyla ters çevirip diğer tarafını kızartıyoruz.
Böreğimiz servise hazır.

Dilerseniz üzerine rendelenmiş kaşar peyniri ekleyebilirsiniz. Benim tercihim bu yönde :) Yaparsanız ellerinize sağlık, afiyet olsun :)

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Yemek Yaptım; Zeytinyağlı Fasülye

Evett, daha önce de demiştim, Annem evde yok, yemek yapmak bana kaldı :) Ben de bu yaz günü ne yapayım derken zeytinyağlı fasülye yapmaya karar verdim.
Zeytinyağlı fasülye yapması kolay ve zevkli. Ben yarım kilo fasülyeden yaptım. Fasülyeyi mutlaka enden ikiye kesiyorum, ince ince olunca hoşuma gidiyor.
Tüm fasülyelerimizi temizleyip, yıkayıp, enden ikiye bölüp tencereye koyuyoruz. Üzerine irice bir soğanı ve orta boy 2 domatesi, irice bir sarımsağı doğrayıp ekliyoruz. 1,5 kesme şeker koyup, tuzunu da atıyoruz. Zeytinyağı ve suyumuzu koyduktan sonra hiç karıştırmadan pişiriyoruz.
Ben arada tencereyi salladım, ama malzemeler pişene kadar hiç karıştırmadım. Fasülyenin piştiğine emin olunca karıştırdım, biraz daha ateş üstünde bekletip kapattım ocağı. Arada tencereyi salladığımdan yavaş yavaş herşey harmanlandı zaten.
Anlatması benden, yapması sizden. Yapanın eline sağlık, yiyenlere afiyet olsun :)

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Zülfü Livaneli / Serenad

Bu kitabı aslında tatilde okudum. Kardeşim tatil için yanında birkaç kitap almıştı, birisi de buydu. Bende de aslında  bir kitap vardı ama kardeşimin başını bu kitaptan kaldıramaması, denize zorla girmesi, yemeğe kitabı bırakıp son anda gelmesi ile bu kitaba merakım arttı. O bitirir bitirmez de kendi kitabımı bırakıp buna geçtim.
Tanıtımlar şöyle ''
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesinde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duranın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagneri (87) karşılamasıyla başlar. 1930 lu yıllarda İstanbul Üniversitesinde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şileye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir. Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor. Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad'da Zülfü Livanelinin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz Dengesi.
Öyle sürükleyici bir roman ki , hiç bitmesin istiyorsunuz ve başladınız mı ara vermekte istemiyorsunuz. Sadece aşk değil romandaki, tarih var, ''tehcir''ler var, yahudi soykırımı var, Kırım Türklerinin ve Struma gemisinin trajedisi var. Bu kitapta çok şey var, en iyisi okumak :)

Elf Fırça Temizleyici

Bütün makyaj fırçalarımı tamamlayıp, makyajımı da artık hep fırçalarla yapmaya başlayınca bir fırça temizleyici almak istedim. Outlet Makeup blogunda 1-2 fıs kullanılmış bu ürünü görünce de hemen aldım.
Bu aralar çook nadir makyaj yaptığımdan ancak 1-2 kere kullanabildim. Fırçama sıkıp bir peçete ile fırçamı temizledim. Acil durumlar için iyi bir kurtarıcı. Biraz ağır bir kokusu var.
Fırçaları haftada bir antibakteriyel sabunla yıkamaya devam. Günlük olarak ya da acil durumda çok işe yarayacak bir ürün ama. Üstelik 250 ml. olduğu içinde oldukçaa uzun gidecek bir ürün.

Alix Avien'den Çatlayanlar:)

Bunları teee tatile gitmeden önce almama rağmen, biriken fotolar arasında anca sıra geldi. Bloglarda Alix Avien'in çatlayanlarının çok beğenildiğini okuyunca hemen pembe ve siyah kapıverdim. İkisini de denedim, yorumlarımı daha sonra ileteceğim.

Avon Ultra Color Rich Ruj / İncredible

Avon Ultra Color Rich Ruj / İncredible; En sevdiğim kırmızı rujum olur kendisi.
Uzun zamandır ilk defa bir ruju bu noktaya kadar kullandım, bitmek üzere yani. Şöyle bir vaadi var bu rujun ; Uygulamadan kısa bir süre sonra dudaklarınızın daha düzgün daha yumuşak ve daha dolgun bir görünüm kazandığını farkedeceksiniz. * Maksi dudak dolgunlaştırma kompleksi ile formüle edilen ruj kolajen üretimini teşvik eder.
Sürer sürmez dudaklarım bir karıncalanıyor ama dolgunluk etkisini ben henüz görmedim :) Ama rengi yoğun, hemen rengini veriyor. Çok kalıcı değil, zaten böyle bir vaadi de yok. Ben de alta dudak kalemi sürüp, ya da ruju fırçayla sürüp kalıcılığını biraz da olsa arttırıyorum. Ama ben bu ruju gerçekten seviyorum :)

Avon Big Colour Dudak Kalemi / Sherry

Uzun zamandır doğru dürüst dudak kalemi kullanmıyorum, bir de klasik kalemlere alışmışım, bu kalemi hep alıp hem de ben bunu nasıl kullancam kiii tepkisini verdim.
Fakat kullandıkça alıştım, şu anda en has kalemim olur kendisi :) Yapısına ve rengine bayılıyorum. Dudak etrafına çerçeve yaparak kullanıyorum çoğunlukla. Ama arada da rujdan önce tüm dudağıma sürüyorum, sonra rujumu sürüyorum. Zaten kremsi bir yapısı olduğundan çok rahat sürülüyor, içinde de hafif ışıltılar var. Kısacası, bayılıyorum :)