26 Ekim 2011 Çarşamba

Rozita Saç Bakım Yağı

Saçlarımla başım dertte, bu aralar acayip kuru, elektrikli bi acayip. Dalgası da kalmadı, yoluk yoluk bişey oldu çıktı. Bir de aşırı derecede dökülüyor. Denize düşen yılana sarılır misali her gördüğüm, duyduğumdan da medet umuyorum. Hatta bu ara en çok aldığım ürün saç kremleri, o derece takmış durumdayım.
Geçenlerde yolum aktara düştüğünde bu saç bakım yağını gördüm ve denemek istedim. 
Saç besleyici olup, saç dökülmesini önler. Kirpik, kaş ve saçlara rahatlıkla uygulanır. Saç kırılmalarını önler. Saçkıran hastalığı için faydalıdır. Kepeğin giderilmesini sağlar ve saçı kuvvetlendirir. Saç diplerinde mikroorganizmaların oluşumunu önler.Mikrop öldürücüdür. Saç kaybı ve kepeği önleyerek, saçı güçlendirir. Alerjik reaksiyonları önler. Saçı doğal olarak nemlendirir. Saç diplerini besler. 
Bu açıklamaları da internetten buldum aslında, ay sürekli aynı şeyleri yazmışlardı, sildim çoğunu. Cide de çok iyi geldiğini kuru cilde, selülite de etkili olduğu yazıyordu ama cildime kullanmayı hiç düşünmedim. O yüzden o kısmı es geçtim.
İçeriğine gelirsek;
Tatlı badem yağı, susam yağı, çam terebentin yağı, defne yağı, çörekotu yağı, ceviz yağı, hint yağı, zeytin yağı, ısırgan yağı, kekik yağı, biberiye yağı, sarımsak yağı, e vitamini, menekşe esansı.
Gördüğünüz gibi içinde yok yok :)
Ben aldığımdan beri haftada 1 bazen 2 kere kullandım. Saçıma sürüp yarım saat-45 dakika hatta durabiliyorsam daha fazla beklettim.
Fısfıslı bir ürün olduğu için kullanması ekonomik. Ağzı açıklardaki gibi bir sürü ürün boca edemiyorsunuz. Daha ürünü ilk kullanmaya başladığım 1-2 sefer de düğüm düğüm olup açılmayan saçlarım kolaylıkla taranıp, açılmaya başladı. Hafif hafif de dalgası kendine gelmeye başladı. Dökülmesi de belirgin şekilde azaldı. Zamanla daha iyi olacak ama şu ana kadar ki gidişatından oldukça memnunum. Daha en az 10 sefer kullanabileceğim kadar yağ var içinde. Bittiğinde tekrar fikrimi söylerim.  

9 Ekim 2011 Pazar

Hümaşah Sultan / Iskender Fahrettin Sertelli

Kösem Sultan odasına gelen Behram Ağa'ya adeta yalvarırcasına sordu.
"Hamza nerede, biliyor musun?"

Behram Ağa durumun ciddiyetini anlamıştı. Ancak elinden gelen bir şey yoktu. Kösem Sultan'sa yaşlı gözlerini ona dikip bir daha sordu.

"Onu bulabilir misin Behram? Bir an önce Hamza'yı bulmamız lazım. Tek çaremiz bu."

Hümaşah Sultan... Osmanlı tarihinin üç önemli kadınını; Kösem, Turhan ve Şekerpare'yi, odalarına hapsettirip küçük düşüren bir Çerkez güzeli. Namı diğer Telli Haseki. Sultan İbrahim'in sekizinci ve son karısı olan Hümaşah Sultan, hasekiliği döneminde Osmanlı Sarayı'nın mutlak hâkimiydi. Dahası koca imparatorluğun kaderi iki dudağının arasındaydı.

Peki, ya Hamza? Kösem Sultan'ın yana yakıla arattığı bu delikanlının kimdi? Onu Telli Haseki karşısında bu kadar güçlü ve tehlikeli kılan sır ne olabilirdi?

İskender Fahrettin Sertelli, 17. yüzyıl Osmanlı'sında, Samur ve Amber Devri olarak adlandırılan bir dönemde geçen, aşk ve macera dolu tarihi romanıyla sizi soluksuz bırakacak. İmparatorluğu çökerten entrikalara, saray içi gizli hesaplaşmalara ve celladın gölgesindeki hayatlara tanık olun
.


*************************************************

İşte beni tarih romanı hatta kitap okumaktan soğutan kitap.  Okul yıllarımda tarih dersini hiç sevmememe rağmen son yıllarda akıcı yazılmış tarih romanları sayesinde tarih okumaya bayılır olmuştum. Bu kitabı da onlar gibi sanarak okumaya başladım. Ama kitap çok sıkıcı, parça parça bir anlatımı var, akıcı değil, karmakarışık, konudan konuya atlıyor. Hatta kitabı zorlayarak sonlarına kadar gelmiş olmama rağmen devam edemeyip kafamı dağıtmak için BUNA başladım. Daha sonra yine zorla devam edip bitirdim.

Eğer sabrınız varsa, kafanızda rahatsa okuyun, yoksa uzak durun.