16 Ocak 2015 Cuma

Kitap Yorumu; Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini - Louis de Bernieres

Arka Kapak Yazısı
Bu roman: İkinci Dünya Savaşını, savaş yıllarında işgal altındaki Yunan adası Kefalonyayı ve bu coğrafyanın içindeki muhteşem karakterleri anlatıyor.
Bu roman: savaş içinde bir büyülü ve sonsuz aşkı, Yunanistanlı genç Pelagia ile Yüzbaşı Antonio Corellinin aşkını, bir çizgidışı ve platonik aşkı, aşkları anlatıyor.
Bu roman: İnsanı, insanın aşık halini, iyi, genç, yaşlı, üçkağıtçı, saf, kötü, vahşi, komik ve olası bütün hallerini anlatıyor.
Bu roman: kah lirik, kah öfkeli, kah açıksözlü, kah duygusal... ama hep neşeyle anlatıyor.
Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini'nin ilk olarak filmini izlemiştim bir kaç sene önce. Başrollerinde Nicolas Cage ve Penelope Cruz oynuyordu. Fakat bir dönem çok film izlediğimden konuları aklımdan çıkıp gidiyor bölük pörçük hatırlamaya başlıyorum bir süre sonra. Yani şu anda sorsanız bir kare ancak anlatabilirim filmden. Konusunun bile yarısı aklımda yoktu kitabı okuyup hatırlayana kadar. Aslında film bir kaç defa daha karşıma çıktı, izleme fırsatım oldu ama Penelope Cruz'dan biraz hazetmiyorum da o yüzden izlemedim. :) ( O beni çok seviyormuş!)
Neyse gelelim kitabımıza. Ben genelde izlediğim filmlerin kitaplarını okumayı, okuduğum kitapların filmlerini izlemeyi severim. Bundan hoşlanmayan tanıdıklarım var, o yüzden belirtmek istedim. Bu kitabı da kitaplığımızda görünce hemen okumak istedim. Sonda söyleyeceğimi de başta söyleyeyim, çok güzel bir kitap, mutlaka okunmalı.
Kitabın başı biraz sıkabiliyor, kahramanları anlatışı, tasvirler derken biraz kafamız karışıyor ilk sayfalarda. (Benim çok karıştı mesela) İlerleyen sayfalarda hikayeye öyle kaptırıyorsunuz ki kendinizi gözünüzü açıp okumak istiyorsunuz, yatarken elinizden zor bırakıyorsunuz. 
İnce esprilerle bezenmiş, akıcı bir üslüp, hem aşk hem tarih barındıran güzel bir konu. Bir yandan eğleniliyor okurken ama bir yandan da savaşın ne kadar acı bir şey olduğunu görüyorsunuz. 
Konusu 2. Dünya Savaşı sıralarında Yunan Adası olan Kefolanya'da geçiyor. Adada babası ile rahat bir hayat yaşayan Pelagia'nın yaşamı savaşın çıkması ile değişmeye başlıyor. İlk sayfalarda ada, adada yaşayanların tasvirleri varken ilerledikçe savaş konusu işlenmeye başlıyor ama kitabın asıl konusu İtalyan askeri olan Yüzbaşı Corelli'nin adaya gelişi ile başlıyor. Asıl konu Pelagia ile Corelli arasında geçiyor gibi görünse de bence kitabın ana karakteri Dr. Iannis. Kitabın sonlarına doğru adada olan deprem de ölmesine o kadar üzüldüm ki. Kitabın sonuna kadar olması gereken bir karakterdi bence. Carlo'da başka bir sevdiğim karakterdi ve onunda ölümüne ayrıca üzüldüm.
Çok detay vermek istemiyorum ama sanırım bu kitap hakkında sayfa sayfa yazabilirim. Okunmaya değer, hatta mutlaka okunmalı. Filmi izleyenler varsa kitaptan sonra filmin de ne kadar boş olduğunu anlarlar.    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum bıraktığınız için çok teşekkür ederim.
(Yorumlarınıza lütfen link eklemeyin, yorumlarınıza link eklediğinizde yayınlanmayacaktır. GFC hesaplarınıza bloglarınızı eklerseniz isminize tıkladığımızda bloglarınıza ulaşabiliyoruz.)