17 Temmuz 2014 Perşembe

Okudum; Ermiş / Halil Cibran

Ağırlıklı olarak kozmetik / makyaj postları yazsam da blogum aslında bir ''yaşam blogu''. Aslında eskiden sık sık yemek, mekan, gezi yazıları yazıyordum fakat son zamanlarda yaşadığım vakitsizlik ve enerjimin olmaması nedeni ile mekan ve gezi keşiflerim azaldı. Yemek paylaşımı da yapamıyorum çünkü çok güzel şeyler denedim, yaptım ama tariflerimi kaydettiğim dosyayı yanlışlıkla sildim sanırım bulamıyorum. Oysa uzun uzun uğraşarak nefis cheescakeler yapmıştım. Hatta ilk hamurumu açıp gözleme bile yapmıştım. Bir de alışveriş yazılarım vardı ama artık alışveriş yazılarımı instagram da paylaşma kararı aldım sadece. İnstagram da beni takip ederseniz sevinirim :) http://instagram.com/sevdas
Yani şu aralar kozmetik ve kitap blogu oldum gibi. Aklımda aslında güzel fikirler var ama hayata geçirecek enerjim yok, ne oldu bana bilmiyorum. 
Neyse, biz kitabımıza dönelim;
Sizin diye bildiğiniz evlatlar gerçekte sizlerin değildirler,Onlar kendini özleyen Hayat'ın oğulları ve kızlarıdırlar. Sizler aracılığıyla dünyaya gelmişlerdir. Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi asla. Çünkü onların kendi düşünceleri vardır. Onların vücutlarını çalabilirsiniz ama canlarını asla. Çünkü onların canları geleceğin sarayında oturur ve sizler düşlerinizde bile orayı ziyaret edemezsiniz. Kendinizi onlara benzetmeye çalışabilirsiniz ama onları kendinize benzetmeye kalkışmayın hiç. Çünkü Hayat ne geriye gider ne de geçmişle ilgilenir.
Dünyanın dört bir yanındaki binlerce okuyucu için küçük bir İncil haline gelecek kadar çok okunan ve Amerika'da İncil'den sonra en çok satan kitap olan bu yapıt Amerikan başkanlarının ve generallerin dahi başucu kitabı olmuştur. Kimilerine göre şiir, kimilerine göre ise "bilgelik kitabı"dır. 
Okuyucu bu kitapta hem gücü hem de saflığı bulmuş ve Cibran'ın dizelerine uymuştur: "Aşk size işmar ettiğinde izleyin onu…/Ve sizinle konuştuğunda da inanın ona…"
Bu kitabı okuduğumda ben bunu daha önce okudum mu diye düşündüm. Aslında biliyorum, kesinlikle okumadım ama tanıdık geldi nedense. Sonra hatırladım, ben bu kitabı Paulo Coelho'nun Akra'da Bulunan El Yazması kitabına benzettim.
Halil Cibran Lübnanlı bir roman, felsefe yazarı, şair, ressam ve bir bilgedir. Bu kitabın dili oldukça ağır. Yavaş yavaş, sindirerek okumak gerekiyor. Ben  defa okudum. Açıkçası ilk okuduğumda anlamadım çünkü hızlı okudum. İkincide yavaş yavaş okudum ve çok etkileyici buldum. Özellikle felsefeyi sevenlerin okumayı seveceği bir kitap. 
İlk baskısı   yılında basılmış bu kitap kişisel gelişim kitaplarının atası olabilir bence. Tavsiye ederim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum bıraktığınız için çok teşekkür ederim.
(Yorumlarınıza lütfen link eklemeyin, yorumlarınıza link eklediğinizde yayınlanmayacaktır. GFC hesaplarınıza bloglarınızı eklerseniz isminize tıkladığımızda bloglarınıza ulaşabiliyoruz.)