7 Mayıs 2014 Çarşamba

Defter / Nicholas Sparks

Arka Kapak Yazısı
"Öyle özel biri değilim ben, orası kesin. Sıradan fikirlere sahip, sıradan bir adamım ve sıradan bir yaşam sürdüm. Bana ithaf edilmiş bir anıt falan yok ortada ve yakın zamanda ismim de hafızalardan silinecek ama yine de tüm ruhum ve kalbimle sevdim bir başkasını ve bu kadarı benim için her zaman yeterliydi.”
Hayatınız boyunca karşınıza çıkabilecek en dramatik ve çekici aşk hikâyelerinden biri işte böyle başlıyor…
TİTANİK’TEKİ AŞK KADAR KALICI VE ACITICI. ROMANTİZM VE İHTİRASIN SINIRLARI ZORLADIĞI, İNSANA HER ŞEYİ UNUTTURAN BİR AŞK.
“Bir yerlerde,” diye düşündü Noah Calhoun, ayışığının altında oturken, “tam şu anda, aşkla sevişenler var.” Defter, romantik bir çıkmazın etrafında gelişen bir ‘aşkı kaybedip yeniden kavuşma’ hikâyesi.
Henüz 20 yaşında bile olmayan iki genç, ki farklı iki dünyanın insanı onlar, bir yaz karşılaşır, ilk bakışta aşık olur ve tüm tatili birlikte geçirir. Fakat trajik hatta travmatik biçimde yolları ayrılır.
Yıllar sonra biraraya geldiklerinde, aralarındaki tutkulu aşk yeniden alevlenir. Ancak ikisinden birinin gerçek aşk ve sınıfına uygun hareket etmek arasında seçim yapması ve bunun sonuçlarına katlanması gerekecektir.
Uzun zamandır evde olduğu halde güzel kapağı sayesinde dikkatimi çekti bu kitap. Arka kapak yazısını okuduğumda güzel bir kitap okuyacağımı tahmin ettim ama bu kadar güzel olabileceğini düşünmemiştim. Kesinlikle mükemmel bir kitaptı.
Çok genç yaşta yaz tatili sırasında tanışan Noah ve Alison tutkulu bir aşk yaşarlar. Fakat Alison'un ailesinin baskıları ve sınıf farklılıkları yüzünden ayrılırlar. Alison başka bir yerde yaşamaktadır, evine döner ve birbirlerini bir daha görmezler. 20 yaşında bile olmayan Noah ile Alison'un yolları 30lu yaşlarda tekrar kesişir. Nişanlı olan Alison acaba Noah'a geri dönecek mi?
Burada Noah'ın Alison'a söylediklerini paylaşmak istiyorum;
"ilişkimiz kolay olmayacak. gerçekten zorlu olacak ve buna her gün katlanmak zorunda kalacağız ama ben bunu istiyorum! 

çünkü seni istiyorum. senin tamamını sonsuza dek istiyorum! benim için bi şey yapar mısın? lütfen benim için hayatının 30-40 yıl sonrasını gözünün önüne getirmeye çalış. eğer o adamla görüyorsan git! seni bir kez kaybettim ve eğer gerçekten istediğin oysa seni bir kez daha kaybetmeye dayanabilirim ama sakın kolay yolu seçme."
Gerçekten çok etkileyici bir aşk hikayesi... Kitabı ilginç kılan, kendine hayran bırakan nokta ise bu anlattığım kısım değil. Asıl hayranlık duyduğum nokta birlikte yaşlandıklarında yaşadıkları. Okuyanlar var ise ne demek istediğimi anlamıştır. Okumayanlara detay vermeyeceğim ama mutlaka okusunlar. Bana göre bir baş ucu kitabı olabilir, defalarca okunabilir bir kitap.
Bu kitabı okurken internette gezindiğim bir gün bir çok kişinin en sevdiğiniz filmler sorusuna The NoteBook cevabını verdiğini gördüm ve filmi merak ettim. The Notebook hep ismini duyduğum bir filmdi ama filmler konusunda çok kötüyüm, izleyemiyorum. Ve bir çok kişinin en sevilen filmlerinde üst sıralarda olan bu filmin Defter kitabının filmi olduğunu öğrendim. Kitabı bitirip filmi de izledim arkasından. Film de muhteşemdi, ikisini de tavsiye ederim. Ama önce kitabı okuyun derim.

8 yorum:

  1. ilgi çekici notumu alıyorum
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmini de kitabını da tavsiye ederim

      Sil
  2. Güzele benziyor tam yaz kitaplarından sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım her dönemin kitabı, çok güzel.

      Sil
  3. alınacaklar listeme not ettim bile çok teşekkürler paylaşım için.

    YanıtlaSil
  4. Bu kitap benim de okunacaklar listeme girdi. Senin tavsiyenle okuduğum her kitabı çok sevdim. Bunu da çok seveceğimden eminim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel canım, mutlaka oku derim :)

      Sil

Yorum bıraktığınız için çok teşekkür ederim.
(Yorumlarınıza lütfen link eklemeyin, yorumlarınıza link eklediğinizde yayınlanmayacaktır. GFC hesaplarınıza bloglarınızı eklerseniz isminize tıkladığımızda bloglarınıza ulaşabiliyoruz.)