4 Mart 2014 Salı

Beyoğlu Rapsodisi - Ahmet Ümit

Öncelikle bu kitabın benim için çok özel bir kitap olduğunu belirteyim. Sevgili Sui ikimiz aynı anda aynı kitabı okuyalım diye bu kitabı bana hediye etti. Kitabı da birlikte seçtik, Ahmet Ümit kitabı olmasına karar vermişti ama ikimizin de okumadığı bir kitap olsun dedik ve bu kitabı seçtik. 
''Üç arkadaşın öyküsü bu. Beyoğlunda büyümüş, Beyoğlunda yaşayan üç ayrı kişilik, üç ayrı kimlik, üç ayrı insan. Ölümsüzlük merakıyla başlayan ölümler. Her cinayetin ardında gizemli bir neden... Ve soruşturma boyunca adım adım, bina bina, sokak sokak Beyoğlu. O çoksesli, çokrenkli, çokdilli, çokkültürlü Beyoğlu. Günümüzün Babil Kulesi... İnsanın bencilliğini, acımasızlığını, öfkesini, çaresizliğini en iyi anlatan mekân... Soluk soluğa bir gerilim, benzersiz bir final...Çok kollu, çok dallı büyük bir ırmağa benzeyen bu muhteşem cadde, papazı, fahişesi, cami hocası, pezevengi, hahamı, Alevi dedesi, bankacısı, işportacısı, öğrencisi, öğretmeni, tinercisi, dönercisi, dekoratörü, evsizi, midye satıcısı, esrar satıcısı, kanun kaçağı, Anadolu kaçağı, Avrupa kaçağı, Amerika kaçağı, Afrika kaçağı, yani yaşam kaçağı, beyazı, karası, sarısı, kızılı yani insan görünümünde olan kim varsa, hepsini, herkesi sorgusuz sualsiz kucaklamıştı.Kiliseleri, camileri, sinagogları, hanları, hamamları, bankaları, giyim mağazaları, kitabevleri, meyhaneleri, birahaneleri, şaraphaneleri, kafeleri, kültürevleri, randevuevleri, sinemaları, tiyatroları, galerileri, vakitleri çoktan dolduğu halde ömür sürmeye çalışan bilmem kaç yüzyıllık inatçı binaları, dar sokakları, kör çıkmazlarıyla Grande Rue de Pera, Cadde-i Kebir, İstiklal Caddesi ya da Beyoğlu nasıl adlandırılırsa adlandırılsın burası her gün, her an değişen yeryüzünün en büyük tiyatro sahnesi gibiydi."
En son söyleyeceğimi başta söyleyeyim, Ahmet Ümit'in 1 veya 2 tane okumadığım kitabı kalmıştır ve çoğu kitabını da çok sevmişimdir. Bu kitabı maalesef sevemediklerim kısmına ayırıyorum. Aslında belki konu güzel, sonu şaşırtmalı ama kitapta gereksiz o kadar ayrıntı var ki sonucu okurken bile bitse de gitsek modunda okuyorsunuz. 
Orta yaşlardaki bu 3 arkadaşın öyküsü çok güzel, samimi, sıcak. Bazı yaşanan olaylar ve Beyoğlu tasviri de kitaba yakınlaştırıyor. Özellikle Beyoğlu sevginiz varsa kitabı daha büyük bir merakla okuyorsunuz, bir de yeme-içme merakınız varsa başlıyorsunuz kitapta anlatılan mekanları not almaya.
Fakat işte kurgusal bazı eksiklikler ve gereksiz detay sonucu -bana göre- kitabın sonu pek havada kaldı. Evet şaşırtıyor, şaşırtmacalı ve tahmin edemediğim bir son ama o kadar ayrıntıdan sonra beni mutlu etmedi.
Zevkler ve renkler tartışılmadığı için bir de yazarımız Ahmet Ümit olduğu için okumayın diyemiyorum. Mutlaka okuyun da diyemiyorum ama. Bir şans verilebilir belki.
Sevgili Sui'ye kitap için çok teşekkür ederim.

12 yorum:

  1. Ahmet umıt sevdıgım bır yazardır sımdı bır kıtabını hedıye edıyorum katılırsan cok sevınırm sevda *-* sevgıler*-*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakıyorum hemen bloguna canım. Benim okumadığım 1 veya 2 kitabı kaldı gerçi ama :)
      Sevgiler

      Sil
  2. Canım :))) Ben hala bitiremedim kitabı. Kitaptan bahsederken, heves kaçırmadan, sonunu söylemeden, büyüyü bozmadan yorum yaptığın için de şahsen teşekkür ederim. Malum öyle kitap yorumları yapıyorlar ki okumuş kadar oluyor insan. Özet çıkarıyorlar resmen :) Ben de bitirdikten sonra yazarım ayrıca yorumumu. Sanırım aynı etkiyi bıraktı ki ben de, sonuna eremeden yeni kitap okumaya başladım. Yazarın diğer kitaplarını elimden düşürmeden bir iki güne okumuştum. Yaşasın kitap kardeşliği, öpüyorum çoookkk.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğer Ahmet Ümit kitaplarına göre sıkıcı buldum ben de canım. Evet yaşasın kitap kardeşliği, bir de kitabımız sürükleyici olsaydı şahane olacaktı :*

      Sil
  3. Ahmet Ümit'İn ilk okudugum kitabıydı ve çok beğenmiştim. En son katil kim oyununa döndü kitap, yeni kitaplarını almayı planlıyorum yazarın.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel kitapları var ve onlara göre bu bana biraz sıkıcı geldi canım.

      Sil
  4. AhmetÜmit benim de kendimi yakın hissedemediğim bir yazar. Sadece Sis ve Gece'yi daha önceden izleyip de çok beğendiğim için arkadaşımdan edinip bir okuma gayreti içine girişmiştim bir zamanlar ( 2 sene önce ) ama ben de dilinin ağırlığından ve gereksiz uzatmalardan muzdariptim. Beğenmedim ve bir daha da Ahmet Ümit okumadım, ama elime geçerse yeniden şans verebilirim kitaplarına. Belki başka kitapları daha güzeldir kim bilir:) Yorumunu çok beğendim, eğrisiyle doğrusuyla yazmışsın valla şurası güzel burası güzel diye. Daha ne olsun? :) İsteyip de bulunamayan şey işte bu :)) Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence Ahmet Ümit kitabı okumak için, ilk defa okumak için Sis ve Gece en yanlış seçim. Herhalde bende ilk onu okusam bir daha okumazdım. Ama şu da var, Sis ve Geceye göre çok çok güzel kitapları var. İstanbul Hatırasını öneririm mesela, benim için 1 numaradır. Sevgiler :)

      Sil
  5. Ay ne tatlısınız! Birlikte okumak için kitap seçme fikri çok hoşmuş :)

    YanıtlaSil
  6. Hala hiç Ahmet Ümit kitabı okumamış olmanın verdiği utançla okudum yazını birazcık. Aynı anda kitap okuma fikrini ben de çok sevdim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaaa, hemen başlamalısın. İstanbul Hatırası ile başla lütfen :)

      Sil

Yorum bıraktığınız için çok teşekkür ederim.
(Yorumlarınıza lütfen link eklemeyin, yorumlarınıza link eklediğinizde yayınlanmayacaktır. GFC hesaplarınıza bloglarınızı eklerseniz isminize tıkladığımızda bloglarınıza ulaşabiliyoruz.)