31 Aralık 2013 Salı

Physicians Formula Fashionista Far Paleti

9 farklı evrensel renk içeren bu şık paletler ıslak ve kuru kullanım alternatifi sunarak tüm göz renkleri ile uyumlu, buğulu ve doğal bakışlar sağlar. 
3 Farklı Görünüm: Gözleri belirginleştiren özel far ve liner 3 farklı uygulama seçeneği sunar.
* Parfüm içermez.
* Paraben içermez.
* Hassas gözler ve lens kullananlar için güvenli.
Bu palet Shimmer Strips serisinden ve bu serideki tüm paletlerin hem renkleri hem de ambalajları birbirinden güzel. Fashionista paletin de yılan desenli çok şık bir ambalajı var.
Yapı olarak biraz sert gibi ama pigment olarak iyi. Aslında 9 rengin pigmenti aynı değil. (Soldan sağa) 2, 3, 6 8,9 pigment olarak en beğendiklerim oldu.
1 ve 4 numaralar sık sık kullanabileceğim renkler değil. Islak kullanılabildiği için bu renkler eyeliner olarak kullanılabilir. 5 numaralı altın / sarı ton ise ilk başta hoşlanmadığım fakat son zamanlarda sevdiğim bir ton oldu. Fakat genelde bu paletteki renklerle kullanmıyorum.
Yine paleti yazacağım diye gece fotoğraf çektim, pek net çıkmadı ama lila / mor tonlar sevenler bu paleti severek kullanacaktır. 
2 ve 9 numaralı farları kullandım.

İlk fotoğrafta 6ve 7, 2. fotoğrafta 8 numaralı farları kullandım. Bu arada 8 numaralı far gerçekten çok güzel bir renk. 
6 numaralı farı kullandım burada da.
Fiyatı 50-55 TL arası değişiyor. Ben kapanmak üzere olan bir eczaneden oldukça uygun bir fiyata aldım. Zaman zaman kampanyalarla uygun fiyata almak mümkün, online satış yapan firmaları takip etmekte fayda var.

Herkese mutlu yıllar diliyorum. 2014 2013ten çok daha güzel geçsin, tüm dilekleriniz, istekleriniz kabul olsun.

29 Aralık 2013 Pazar

Latschenkiefer Bacak Losyonu

(Bu fotoğrafımda size mis kokulu çamlar içerisindeki Marmaris Beldibi'nden sesleniyorum :D)
Campher ve mentol içeren tazeleyici bacak losyonu kan dolaşımını hızlandırır ve yorgun bacakları serinletir. Alplerde yetişen özel çam içeren baharatlı karışım hoş kokar ve canlılık verir. Jojoba Yağı, Aloe Vera ve Panthenol içerir.
Çok uzun süreler ayakta durmaktan sürekli ayaklarımda ve bacaklarımda ağrılar hissediyorum. Özellikle de gece yatarken ortaya çıkıyorlar. Ben de bu losyonu tatile giderken görüp hemen sepete attım. Tatilde gerçekten çok işime yaradı.
İsmini söylemek ne kadar zorsa (Almanca bilmeyenler için konuşuyorum) performansı o kadar iyi :) Losyon dese de krem yoğunluğunda. Kolay sürülüyor ve hemen emiliyor.
Gün sonunda ayakta durmaktan, koşturmaktan veya varis nedeni ile sızlayan bacaklar için birebir. Mühtiş bir rahatlatma etkisi var. 
Ayak bakımı yaparken bacak bakımını da atlamamak lazım. Fiyatını da net hatırlamıyorum ama çok uygun bir fiyat diye aklımda kalmış.
Tabii ki tavsiye ederim. 

27 Aralık 2013 Cuma

Yves Saint Laurent Paris EDT

(Görsele yanlışlıkla EDP yazmışım ama parfüm EDT'dir.)

Moda devi Yves Saint Laurent'in delicesine sevdiği şehir Paris'ten esinlenilerek oluşturulan Yves Saint Laurent Paris odunsu çiçeksi notalara sahip kokusuyla şık, romantik, ironik ve etkileyici kadınların vazgeçilmezi. Gül ve menekşe çiçeğinin mükemmel harmanından oluşan kokusu ile Paris sizi her yerde farkedilir kılıyor. Yves Saint Laurent Paris notaları: Üst notalarda bergamot, menekşe; orta notalarda gül, zambak; alt notalarda sandal.
Şuradaki bitenler yazımda bu parfümü görmüştünüz. YSL Paris'i bloguma yazmasam olmazdı değil mi?
Paris, biraz olgun kadın kokusu. Böyle dediğime de bakmayın gençlerden de kullanan çok. Bana öyleymiş gibi geliyor. Menekşe ve gülün baskın olduğu çiçeksi bir koku. Romantik veya pudralı koku olarak tabir eden de çok ki, bu tanımlara oldukça uyuyor. 
Dünyanin en güzel şehirlerinden birinin adı verilmiş, iddialı bir koku. Paris, romantik bir gece ya da kış parfümü olabilir. Bana göre kokusu biraz ağır ama gün içerisinde rahatça kullananları gördüm, tarz meselesi tabi. Elmasa benzeyen şişesi ile de gözlere de hitap ediyor. 
Bana göre biraz ağır ama iddialı ve çarpıcı, fazla kadınsı bir koku arıyorsanız, tavsiye ederim. Açıkçası hediye gelmeseydi bu kokuyu seçermiydim, bilmiyorum? Koku güzel ama ben daha iddiasız ve günlük kullanıma uygun kokular seviyorum galiba :)
Bende ki 75 ml.di 200TL civarına satılıyor. Bu ara yılbaşı indirimleri ile daha uygun fiyata almak mümkün.

26 Aralık 2013 Perşembe

Physicians Formula Mineral Glow Pearls Allık

Gerçek mineral inci özleri ile formüle edilmiştir.
Gözenekleri tıkamaz.
Cildinizin rahat nefes almasına izin verir.
Mineral ve renkli inciler içerir.
Bu eşsiz formülü ile anında ışıltılı ve parlak yanaklar elde etmenizi sağlar.
Hipoalerjeniktir.
PARABEN, parfüm ve yağ içermez.
Dermotologlarca onaylanmıştır. 
Bu allık üzerindeki inci, 2 katlı açılan kapağı ve alt tarafında bulunan geniş aynası ve fırçası ile oldukça şık bir ambalaja sahip. Alt kısmın fotoğrafları çok kötü çıkmıştı maalesef, ekleyemedim. Doğal aydınlatıcılı, parlak bitişli, sıcak pembe bir allık. Biraz sert, fırçaya kolay gelmiyor.Uygulaması kolay ve tende duruşu çok güzel.
Hafif yapılı, pigmentasyonu orta ama kalıcığı iyi. Kullanmadan önceki görünüşü korkutucu, fazla ışıltılı gibi. Bir kaç kullanımdan sonra alt kısımda ışıltı azalıyor. Renk çok güzel ve aydınlatıcı kullanmaya gerek kalmıyor bu allıktan sonra. 
Maalesef fiyatı hiç uygun değil. 50 TL civarına satılıyor. Zaman zaman kampanyalarla daha uyguna almak mümkün olabilir. Ben kapanmak üzere olan ve bu yüzden bir çok ürünü çok uyguna satan bir eczaneden almıştım.

25 Aralık 2013 Çarşamba

Dermomedika'dan 3 Kişiye DDF Anti-Aging Restorative Kit Hediye

Dermomedika sponsorluğunda 3 kişiye DDF Anti-Aging Restorative Kit Hediyemiz var. Hediyemize geçmeden size biraz Dermomedika'dan bahsetmek istiyorum. Dermomedika bünyesinde bir çok markayı bulunduran online alışveriş sitesi. Cilt bakım, Makyaj, anne-Çocuk ürünleri, Anne, Bebek ürünleri v.s. gibi bir çok ürün grubu mevcut. Benim en çok ilgimi çeken Jane Iredale , DDF, Neostrata, Babe ve Physicians Formula ürünleri oldu. Tabi bunların haricinde daha bir sürü marka var. 
Dermomedika'da sürekli indirimler, kampanyalar, 50 TL ve üzerindeki alışverişlerinize ücretsiz kargo ve belirli miktarlardaki alışverişlerinize çeşitli hediyeler var. 
Ve işte Dermomedika'dan yeni yılın ilk hediyesi;
 (Linke tıklayıp ürünü incelediyseniz şartlarımıza geçelim) :)
* Dermomedika facebook sayfasını beğenmek, twitterdan takip etmek
*Dermomedika sitesine üye olmak
*Dermomedika sitesini inceleyerek daha önce kullandığınız ya da merak ettiğiniz bir ürün varsa yorum yazmak ya da facebook ya da twitterdan ürünü #dermomedikadabeğendim yazarak ve Dermomedika'yı etiketleyerek / mentionlayarak paylaşmak. (Örneklerini facebook sayfamda ve twitter adresimde bulabilirsiniz. Gün içerisinde ben de sürekli paylaşım yapacağım)
Üyelik şartı gözünüzü korkutmasın, gerçekten çok kısa bir süre içerisinde üye olabiliyorsunuz ve bir tüyo isterseniz siteden ürün yorumu yapmak facebookta etiketli paylaşımdan kolay.
Bu şartları yerine getirdikten sonra aşağıdaki formu doldurup çekilişe katılmış oluyorsunuz.
Çekiliş 20 gün sürecektir. ( 14 Ocak 2013 23:59a kadar)
Kargo Dermomedika firmasına aittir.
Herkese iyi şanslar diliyorum.

24 Aralık 2013 Salı

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm / Zülfü Livaneli

"Gerçek bir şaheser! Teknik ve psikolojik olarak mükemmel! Öldürmek mi bağışlamak mı ikilemini en iyi veren roman." Yaşar Kemal

"Arkadaşlarım bunun farkında değil ama ben bu bağlantıların üstünde ya da dışındayım. Onlar gibi davranmaya, onlara benzemeye çalışıyorum, lakin içim farklı, işte romanı yazan zavallı arkadaşımın inemediği derinliklerden biri de bu. O beni, politik geçmişi olan ve Kuzey sürgününe savrulmuş, sıradan insanlardan biri sanıyor. Başımdan geçenleri, benden daha ilginç buluyor. İçimdeki derin ve köklü karanlığın farkında değil. Çünkü insanları konuşarak tanıyamazsınız. Konuşmak, canlı yaratıklar arasındaki en etkisiz iletişim aracı. Dil yalan söylüyor, olanları çarpıtıyor, insanlığın hiç bıkıp usanmadığı klişeleri tekrarlıyor. Bu yüzden, insanları dinlemek onları anlamak için yeterli değil."
12 Mart rüzgârlarının İstanbuldan Stockholme savurduğu bir mülteci olan Sami Baran, yattığı hastanede Türkiyeden bir hastayla karşılaşır. Bu adam, başına gelenlerin sorumlusu olarak gördüğü eski bir bakandır. Ondan intikamını almak amacıyla Şili, Uruguay, İran gibi farklı ülkelerden gelmiş mülteci arkadaşlarıyla birlikte bir plan yapar.
Ancak, bu planı gerçekleştirmek o kadar kolay olmayacaktır: Sami Baran, anadilin yeri geldiğinde düşmanla da anlaşma aracı olabileceğini hesaba katmamıştır. Ve bu, planın önündeki engellerden sadece biridir... 
Zülfü Livanelinin usta kaleminden, sürgün yaşamı ve öldürmek-bağışlamak ikilemi üzerine, okurları ve eleştirmenleri değişik kurgusu ve beklenmedik final(ler)iyle de etkileyen, kusursuz bir roman.
Zülfü Livaneli'nin tüm kitaplarını okudum sanarken gözümden kaçan kitapları olduğunu farkettim. Onlardan biri de Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm'dü. Eski bir kitap olmasına rağmen pek bahsedeni duymamıştım. 
Bu kitapta da Zülfü Livaneli'nin akıcı dili ile karşılaşıyoruz, tarz olarak diğer romanlardan farklı. Belki biraz Kardeşimin Hikayesi gibi. Kitapta Türkiye gerçekleri siyaset ve psikoloji var. Okura öldürmek mi daha kolay, bağışlamak mı sorusunu sorduyor ve bu sorunun cevabı sürekli değişiyor. 
İsviçre'te yaşayan, yurtlarında çeşitli nedenlerle uzak yaşayan mültecilerin hayatlarını anlatıyor bu kitap. Romanın baş kahramanı Sami'nin başına gelenleri okuyup onun kaldığı ikileme ortak oluyoruz. Hiç bir siyasi görüşü veya karıştığı bir olay yokken başına gelenler yüzünden İsviçre'de yaşamak zorunda kalır Sami.Ve orada yaşarken yaşadığı olayların sorumlularından biri olan eski bir bakanla karşılaşır. Sonrasında da affetme ve intikam alma gel gitleri yaşar. Bu ikilemin cevabını merak ediyorsanız  okuyun derim. 
Kitaptan alıntılar; 
*Bölünmüş bir dünyada, sağduyulu kalmaya çalışan ve herhangi bir takıma girmeyen adama duyulan kuşku, sonunda o insanın çarmıha gerilmesiyle sonuçlanıyordu
*Ben ömrüm boyunca bir köpek olarak yaşamıştım ama artık kesin kararım, bir kediye dönüşmekti. Artık hayatımda bir köpek olarak yaltaklanmalara, bağlanmalara, başkalarını kendime bağlama çabalarına, başımı okşatmaya, sevgi ve sıcaklık ihtiyacı içinde insanların bacaklarına sürünmeye, kuyruğumla birlikte tüylü kıçımı da sallayarak sevimli görünme gayretine hiç yer yoktu. Köpek olduğum yıllarda hepsini yapmıştım, hem de fazla fazla, ama bu beni felakete götürmüştü. Bağlanmalar yüzünden aklımı kaçırmanın kıyısında dolaşmıştım uzun süre. O dönemde yaşamayı unutmuştum sanki. Bunu birisinin hatırlatması gerekiyordu. "Nefes almam gerek" diye düşünmesem nefes almayacaktım. Bütün bunlar bir köpek gibi bağlanmam, sevgi ve merhamet dilenmem yüzünden başıma gelmişti. İnsan denilen yaratıklara ilişkin düşüncelerimin yanlışlığı yüzünden. Dünyayı aydınlık ve sıcak, merhametli bir yer gibi düşünmem yüzünden. Bütün köpekler saftır zaten.
Oysa şimdi bir kediyim ben: Uzak, denetimli, soğukkanlı ve güçlü bir kedi. Eski Mısır'da, Beni Hassan'da yapılmış üç yüz bin kedi mumyasından biriyim: Onlar kadar soğuk, onlar kadar güçlü ve mağrur.

Organique Çekiliş Sonucu

Şurada duyurusunu yaptığım Orqanique çekilişinde sıra geldi kazananları açıklamaya;
Çekilişe 84 kişi katıldı, ek haklarla beraber 140 katılım hakkı oldu. Bakalım bu çekilişimizin şanslıları kimlermiş?
Cranberry Body Butter ve Duş Jelini kazanan kişi;
Lychee & Goat Milk Body Butter ve Sabunları kazanan kişi;
DenizinYildizi ve Derya Erdem'i tebrik ediyorum, şansları daim olsun. Hemen kendilerine mail atıyorum, 3 gün içerisinde geri dönüş yapmazlarsa çekilişi tekrar edeceğim.
Kazanamayanlar üzülmesin, biraz yoğun bir dönemdeyim ama çok kısa bir zaman içerisinde yeni bir çekilişimiz başlayacak. Takipte kalın lütfen.
Organique firmasına iş birlikleri için çok teşekkür ederim. Organique firmasını facebooktan takip etmek isterseniz buradan

22 Aralık 2013 Pazar

Carolina Herrera CH EDT


Meyveli ve limoni üst notalara sahip parfümün orta notalarında Bulgar gülü, yasemin ve pralin yer alıyor. Parfüme son dokunuşunu ise deri, kaşmir ve süet veriyor.
İlk aldığımda neden aldım diye beni epey düşündüren bir koku. Sanırım ilk sıktıktan sonra orta ve alt notalar nedeni ile aklıma takılmıştı. Yani çiçekli kısmı ile. Ama bu parfümün açılışı fazla meyveli ve şekerli. Daha sonra güzelleşiyor ama, pralin ve çiçek kokularına bırakıyor yerini. 
Bana göre modern, özgün, 30lu yaşlar kadınlarına çok uygun. İddialı diyebileceğim bir parfüm. Tatlı oryantal bir koku. Hayatımın parfümü diyemem ama kullanmayı seviyorum bu parfümü.
Bu arada bu parfüm mü Herrera 212 Sexy mi derseniz, 212 Sexy derim :) Hazır yılbaşı üzeri aklınızda olsun.

Sosyal Medya Hesaplarım

20 Aralık 2013 Cuma

Bitenler #43

Ovvv, Bitenler de 43 numara mı diyen sesleri duyar gibiyim? Lütfen nazar etme ne olur, çalış seninde olur :) Bu işin şakası da ilk zamanlar 5er 5 er fotoğraf çeker hemen yazardım ondan numaralar arttı. Daha sonra 10+ ürün paylaşımı yapmaya başladım. Bu arada hala banyo ürünleri bitirmekte çok iyiyim, cilt bakımı fena değil, makyajdan sınıfta kaldım :) 
Watsons Duş Jeli; Zar zor bitirdim. Çok alerjik olduğum bir dönemde kullandım. Kaşıntılarım artınca birinin duş jelinden olabilir demesi üzerine sabuna geçtim. Hani bitmedi ama azaldı kaşıntım. İlk defa çoraptı v.s. yıkayarak bitirdi bir ürünü. Bitireli çok uzun zaman oldu, hala da duş jeli kullanamıyorum korkuyorum.
Yves Rocher Pure System Pore Clearing Mask; Sevdiğim bir maske. Yazısı burada. Fakat çok çabuk bitti, bereketli değildi.
TBS Vanilya EDT;  Yazısı burada İlk başlarda bayılıyorum ama sonra plastik gibi, yapay gibi gelmeye başladı kokusu. Zaten TBS'nin başka kokularını keşfettim, onları kullanıyorum.
Kiehls Avakadolu Göz Kremi; Öncelikle Kiehls sample konusunda çok başarılı. Deluxe boy ürünler haricinde kağıt ambalajlı testerlerı içerisinde bir sürü ürün var. Bir fikir edinmeye hayli hayli yetecek kadar deneme şansı oluyor. Avakadolu göz kremini de oldukça uzun zaman kullandım. Geceleri sürüp yattığımda sabahları nemlenmiş ve aydınlanmış bir göz çevresi ile uyandım. Kırışıklığa, çizgilere faydası yok ama. Çok kuru göz çevresine de yeterli gelmeyebilir. Benim gibi sample denemekte fayda var. 
Loft Arganlı Şampuan; Sülfat içermiyor. Sülfatsız şampuanlar içerisinde saçımı dolaştırmadan temizleyen ilk şampuan. Büyük boyunu almayı düşünüyorum.
Estee Lauder Intuition ; Uzun zamandır kullanıyordum. Altuğ ya da Tekin Acar'dan deluxe boyunu hediye vermişlerdi. Çok beğenince normal boyunu almıştım. Kokusunu çok seviyorum ama denenecek, aklımın kaldığı bir sürü parfüm var. 
Yves Saint Laurent Paris; Hediye geldi, yoksa asla almayacağım bir koku. YSL parfümleri bana biraz ağır geliyor. Kış parfümü hatta kış ve gece parfümü. Ben de şişe de kalan son damlaları yaz sonunda Marmaris gecelerinde bitirip şişeleri orada sonsuzluğa uğurladım :) 
Elidor Bukle Belirginleştirici Saç Kremi; Son zamanlarda kullandığım bir sürü saç ürününü beğenmezken bu saç kremi fena değildi. Saç uçlarım kuru, kolay kolay açmıyor kremler. Sevdim ama tekrar almam sanırım.
Avon Göğüs Bölgesi için Şekillendirici Krem; Ne kadar yararı var bilmiyorum ama kullanıyorum işte. Bu bitince jeline geçtim. İnşallah bir faydası vardır :)
La Roche Posay Toleriane Fluide; Yazısı burada
Colgate Optic White; Bir umut kullanıyoruz işte :)
Loft Arganlı Saç Kremi; Sülfat içermiyor. Sevdim. 

Sosyal Medya Hesaplarım

19 Aralık 2013 Perşembe

Rimmel Oje / Cocktail Passion 313

Sonunda Rimmel ojelerimden birini deneyebildim. Gerçi deneyeli bir kaç ay oldu ama ancak yazabiliyorum her zamanki gibi :) Googledan bu ojenin görsellerini inceledim, bazılarında pembe alttonlu bir turuncu gibi durmuş. Bende duruşu ise pembe / mercan oldu. Rengine bayıldım tabii ki :) Artık alıştınız sanırım, ben bu tonları sürmek için doğmuşum :) 
Sürdükten sonra 10 güne kadar kalıcılık vaadeden bir oje. Ben 10 gün denemedim, en geç ertesi gün çıkardım. 2 gün içerisinde bir soyulma problemi yaşamadım ama.
Bu ojeyi Rimmel'in 60 saniyede kuruyan diğer ojeleri gibi sandım ama maalesef değilmiş. Kuruması sıkıntılı. Sanki yapısı da biraz kalın gibi sürerken zorlandım biraz. 
Rimmel ojelerin fırçalarını çok sevdim. Fırçayı çekmeyi unutmuşum ama geniş fırçalı ojelerden. İlk sürdüğümde zorlansam da şimdi ince fırçalarla sürmekte zorlanıyorum. Zaten tırnaklarım geniş olduğu için kalın fırçalarla daha rahat sürüyorum.
Sonuç olarak Rimmel ojemi çok sevdim. Elimde başka Rimmel ojeler de var. İlk fırsatta onları da denemek istiyorum.
Rimmel'in ojelerini sevenler kimler?

Sosyal Medya Hesaplarım

17 Aralık 2013 Salı

Patasana / Ahmet Ümit

Patasana 
Gaziantep yakınlarıdaki Antik Hitit kentinde bir kazı. Üç bin yıl önce yazılmış tabletler. Tabletlerin bulunmasıyla başlayan cinayetler. Yazman Patasananın itirafları. Parlak güneydoğu güneşinin altında karanlık sırlar... Hititlerin tükenişi, Asurlular... Osmanlının son dönemleri, Ermeniler... Günümüz Türkiyesi, Kürtler... Akan kardeş kanı... Bu toprakların değişmeyen yazgısı: Şiddet ve aşk... Bu topraklardaki kanlı tarihe bir ağıt... Bu toprakların zengin kültürüne bir güzelleme...

"Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım. Tanrıların korkak haline getirdiği bir alçak. Alçakların en acınacak olanı, en tiksinti vereni. Yüreğini dalkavukluk, aklını düşmanlıkla besleyen sinsi bir saray yazmanı. Bedenine sinmiş soylu nefretini, görkemli giysilerin yüzündeki derin acıyı, tunçtan daha katı bir mutluluk maskesinin ardına gizleyerek Hatti kralının emrine koşan ikiyüzlü bir tören adamı. Sevdiği kadın, aşkı uğruna ölürken, kralına bağlılığın vakarıyla ellerini göğsünde kavuşturarak sessiz kalmayı seçen, yeryüzünün en onursuz erkeği. Erkeklerin yüz karası. Aşkı için ölmenin yüceliği yerine, sarayın taş duvarlarında büyüyen kendi değersiz varlığının görkemli gölgesine sığınmaktan çekinmeyen, sefihlerin en rezili. Ben ölüler içinde yüzen, ben, tanrılar tarafından alnına, Sonsuza kadar acılar içinde kıvranacaktır, yazılan Saray Başyazmanı Patasana."

Sınırlı sayıda Ahmet Ümit kitabı okuduğum dönemlerde ben sürekli en sevdiğim kitap İstanbul Hatırası diye bahsederken bana katılanlar ve hayır en güzeli Patasana diyenler oluyordu. Bu iki kitap en sevilenlerde başa baş gidiyordu. Bu yüzden de çok merak ediyordum ama yine de nerede ise en son okuduğum Ahmet Ümit kitaplarından oldu.
Patasana film tadında bir kitap. Ama bu bahsi kapatayım, film yerine dizisi çekilir onu da uyarlama çekerler kitaptan başka bir hale dönüşür. En iyisi kalsın böyle. 
Ahmet Ümit kitaplarında sadece gerilim, polisiye okumuyoruz. Yerel tarihimizle ilgili veya sosyal, kültürel coğrafi bilgilerde oluyor ki tarih sevmeyen ben, anlatılan olayları dönemleri merak edip araştırıyorum.
Gaziantep yakınlarında bir grup arkeologun kazı sırasında ulaştıkları tabletler, kazılar sırasında olan garip olaylar, cinayetler. Yine çok güzel kurgulanmış, akıcı bir dille anlatılmış Ahmet Ümit romanı.
Özellikle tabletteki yazılar çok ilgi çekici, mesela Saray Başyazmanı Patasana der ki bir bölümde;
Bana gelince ben ben büyükbabama hem de babama benzerim. Duygularım büyükbabama çekmiştir aklım babama. Yüreğimin yap dediğini aklım yapma der. Aklımın soylu bulduğu yüreğimce dalkavukluktur. (...) Bir yanım bahar rüzgari gibi uçarı, tez canlıdır; öteki yanım kış soğuğu gibi katı, ağır kanlıdır. (....)
Elimden gelse babamdan hemen kurtulur, tamamen büyükbabam gibi olurdum. (....)
Büyükbabam Fırata baktığında içimizdeki sevincin sırrını görürdü, babamsa bizi düşmanlarımızdan daha üstün kılan gücü görürdü; zeytini, nohutu, buğdayı, kayısı ve üzümü görürdü.  (....)
Ahmet Ümit kitaplarından 2 veya 3 tanesini okumadım. Bu arada bana göre hala 1 numara İstanbul Hatırası ama Patasana da 2. sırada. Zaten çok az Ahmet Ümit kitabını sevmemişliğim vardır. İlerleyen zamanlarda onları da yazacağım.
Sizin en beğendiğiniz Ahmet Ümit kitabı hangisi?


Sosyal Medya Hesaplarım

Flormar Optical Whitener

Sararmış tırnaklara son ! 
Tırnaklarda sararmış görüntüyü nötralize eden Optical Whitener tırnakların bakımlı ve canlı görünmesini sağlar. Nemlendirme özelliğine sahip içerikler ve formülündeki özel optik bileşenler, tek bir uygulamada tırnak üzerinde transparan bir katman oluşturarak, sararmış tırnakları beyaz ve parlak bir görünüme kavuşturur, daha genç ve sağlıklı görünmelerini sağlar.
Flormar'da görevliler tarafından tırnaktaki sararmalar için önerilmişti.  Genellikle ojeden önce baz olarak sürdüm tırnaklarıma. Tırnakta duruşu french için olan ojeler gibi. Ama maalesef tırnağın sararmasını  önlemiyor, var olan sararmayı da açmıyor, tek işlevi tırnağı kullandıldığı an beyaz göstermek. Ve bir de çok çabuk katılaşıyor, donuyor.
Fiyatı 6 Lira. Hiç bir özelliği olmadığı için 2 Liraya french için ojelerden alsam da olurmuş.
Siz tırnak sararması için bir şey kullanıyor musunuz? Tırnak bazı olarak ne kullanıyorsunuz, ne önerirsiniz?

Sosyal Medya Hesaplarım

16 Aralık 2013 Pazartesi

Rozita Vücut Yağı Çekiliş Sonucu

Geldik bir çekilişimizin daha sonuna. Çekilişe 29 kişi katıldı, hatalı paylaşımlar v.s. kontrol edildi, ek haklarla birlikte 49 katılım hakkı oldu. Bakalım şanslı kişi kim olmuş :)
Kazanan Ömür Yıldızdoğan oldu. Tebrik ediyorum. Kendisi ile hemen iletişime geçiyorum. Kazanan 3 gün içerisinde dönüş yapmazsa çekilişi tekrar edeceğim.
Yeni çekilişlerde görüşmek üzere

Sosyal Medya Hesaplarım

14 Aralık 2013 Cumartesi

Beni Hep Sev / Pinkfreud

Aynı kişiyi ikinci defa sevmek mi,aynı anda iki kişiyi sevmek mi daha zor?

Eski sevgiliyle yeniden birlikte olmak yapılabilecek en büyük salaklık mı yoksa gerçek aşk mı?

Yeni sevgilisini, kendisini başkasıyla aldatan eski sevgilisiyle aldatan bir kadına ne denir?

Peki ya o hep aranan, istenen, arzulanan "doğru ve düzgün" adamı bulduğumuzda ne olur? 

O kafede neler oldu?

Kendisini aldatan, yalan söyleyen, mutsuz eden hayatının aşkıyla, tüm kadınların hayallerini süsleyen ideal adam arasında kalan ve "Başkalarının doğrularıyla yaşamaktansa, kendi yanlışlarımla yaşamayı tercih ederim." diyen Pelinin hikayesi...

Merak ettiğiniz bütün soruların cevaplarını ve tam 2 yıl sonra Bora ile buluştukları o kafede neler olduğunu öğrenmek ister misiniz?

Kendine özgü deli-dolu ve cesur kalemiyle Pinkfreud, bu sefer belki daha mutsuz, daha umutsuz ama kesinlikle daha aşık!
Öncelikle belirteyim ki Dizüstü Edebiyat serisi blogger yazarların kitaplarını henüz okuyamadım. Bu o grupta ilk okuduğum kitap. Yanlış anlaşılmasın, beğenmediğimden değil. Çokta merak ediyorum ama sıra gelmiyor bir türlü. Yoksa dillerini, keyifli anlatımlarını tahmin ediyorum ve seveceğimi düşünüyorum. 
Eski sevgiliye 2. şansı veren bir kadın kahramanımız var kitapta. Tabi bu başlıbaşına bir sorunken bu iyi haber gibi kalıyor kötü haberin yanında: Bu kahramanımız aynı zamanda 2 erkeği birden seviyor.
Güldüm, okudum falan ama aslında tam bana göre bir kitap değildi. Aynı anda 2 erkeği sevmek bir yana eski sevgiliye 2. şans olayı derken kendini düşürdüğü durum yüzünden çok kızdım Pelin'e. Ama şu da var, hayat bu olmaz denen başımıza geliyor, nasıl olabilir diyoruz ama aslında çevremizde aynı durumda kalmış çok kadın var bu yüzden ön yargısız okumaya çalıştım.
Kitaptan bazı notlar aldım, onlar paylaşmak istiyorum;
*Ayrılıp farklı yönlere giderken, arkanızı dönüp bakıyorsanız birbirinize, hâlâ bir umut var demektir. (En çok kendimizi kandırıyoruz ilişkilerde, ben buna inanmıyorum mesela)
*Bora o gün aramadı, ertesi gün de aramadı, bir sonraki gün de, öbür hafta da.
Ve Bora beni tam 3 ay boyunca aramadı.  (Zaten asıl sorun onun aramaması değil, aramayanı beklemek sorun. Bir de takıntılı ne kadar zamandır aramadığını da bilirler ya, hiç benlik değil. İnsan gerçekten hayret ediyor :D)
*Aynı anda 2 kişiyi sevmek mi zor? Aynı kişiyi 2. defa sevmek mi?
*Herkesten kork ama en çok kaybedecek hiçbir şeyi olamayan insandan kork.
*Başına aynı şeyin 2. defa gelmesine izin veriyorsan salaksındır.
Keyif alacaksanız okuyun ama ders almayın bu kitaptan. Bukowski ''2 kişi arasında kalırsanız 2.yi seçin'' demiş ya, ben de diyorum ki ikisini de seçmeyin, yeni aşklara yelken açın. Çok mükemmel olsalardı zaten ikisinin arasında yok ya kesin bu diye seçim yapardınız. 
Bu arada bir başlayıp bir bıraktığım -kitaplar ilgili notlar tuttuğum- defterime göre bu kitabı 11 Ağustos'ta ve 1 günde okumuşum. 4 ayda ancak paylaşıyorum, kendimi de tebrik ettim :(
Not defterine 1 kitabı not alıp 5 kitabı atlıyordum ama, yeni kararım artık her kitabı tek tek deftere not edeceğim. İnşallah devamını getiririm bu sefer.

Sosyal Medya Hesaplarım

Kukla / Ahmet Ümit

Öncelikle bu sene için 40 kitap hedefi koymuştum, hani belki tutturamam diye küçük bir hedef ile başlamıştım. İlk kez hedef koyarak kitap okudum bu arada. İyi ki de 40 kitap hedefi koymuşum, senenin ilk 3 ayı nerede ise hiç okumadım. Daha sonra başladım okumaya ve Vikitap'tan her kitap bitirdiğimde kaç tane kalmış diye kontrol ettim. Çok heyecanlı oluyormuş. Şu an senenin 43. kitabını okuyorum. Daha da 2013te okuduğum ama yazmadığım en az 10 kitabım var. Çok çalışmam lazım çok :(
Şu ana kadar bu sene okuduğum kitaplara buradan bakabilirsiniz.
Yıllar sonra karşılaşan iki üvey kardeş. Karanlık güçlerin tetikçisi Doğan... Yaşamın anlamını alkolde arayan eski gazeteci Adnan. Onların yaşamlarından Türkiyenin yakın tarihi. Gündelik hayatımızı alt üst eden entrikalar, cinayetler, komplolar... Hep sözü edilen ama bir türlü gün ışığına çıkarılamayan o derin devlet. Gizli örgütler, idealist gençler, çıkarcı gazeteciler... Ergenekonun yıllar önce yazılan romanı.
Yaşam, kaybetmeyi öğrenmektir... Kaybetme maceramız daha ana karnından çıktığımızda başlar. Hiç emek harcamadan hüküm sürdüğümüz, dünyanın en güvenli, en yumuşak korunağını, ana rahmini kaybederiz önce. Bizden intikam almak için bekleyen dünya, sanki niye çıktın oradan dercesine, gözlerimizi yakan ışıkları, kulaklarımızı tırmalayan gürültüsü, sıcağı, soğuğu, açlığı, kiri, hastalığıyla saldırır üzerimize. Ama biz de öyle kolay kolay pes etmeyiz. Kaybettiklerimizin yerine anında başka bir şey koyarız. Hem cennetimizi yitirsek de o kutsal yerin sahibi olan annemiz bizimledir, üstelik yanında bir de baba verilmiştir emrimize. Dışarıdaki dünyaya alışmaya başlayınca, kaybettiğimiz cenneti hemen unutuveririz. Ancak büyüdükçe, bize gösterilen ilgi günden güne azalır. Azalan ilgi dünyanın bizden ibaret olmadığını gösteren bir uyarıdır aslında. Ama bu uyarıyı görmezden geliriz. Düşler kurar, hayaller uydurur, kaybettiklerimizin yerine yenilerini koyarak dünyayı kendimiz sanmayı, bu güzel yalana kanmayı sürdürürüz."
Ahmet Ümit'in sanırım okumadığım 3 kitabı kaldı. Bir yazarın bu kadar kitabını okumak belki sıkar ama Ahmet Ümit her seferinde beni şaşırtmayı başarıyor. Kitaplarını büyük bir heyecanla okuyorum. 
Kukla, Susurluk olayından yola çıkan bir roman. Akıcı bir dili olan, iyi kurgulanmış bir polisiye roman. 
Kitabın ana karakteri olan Adnan eski solcu, alkol sorunu olan, eskiden başarılı işler yapmış fakat yeniliğe ayak uyduramamış bir gazetecidir. Zaten kitabın en başlarında işten kovulur. Adnan'ın Doğan adında siyasi suçları bulunan ve hapis yatan bir üvey kardeşi vardır. Adnan işten çıkarıldığı gün gittiği markette tesadüfen (!) üvey kardeşi Doğan ile karşılaşır ve hikayemiz böyle başlar.
Kitabı okurken de sürekli sorgularız;
Asıl Kukla kim? Adnan mı? Doğan mı?
Temposu hiç düşmeyen bir kitap okumak isterseniz, tavsiye ediyorum. 

Sosyal Medya Hesaplarım

13 Aralık 2013 Cuma

Organique'den 2 Kişiye Yeni yıl Hediyesi Var!


ORGANIQUE Cosmetics – Natural Cosmetics & SPA
Natürel kozmetik sektöründe faaliyet gösteren ORGANIQUE, Avrupa Birliği üye ülkesi Polonya menşeilidir. 2003 yılında Thomas Czarski tarafından kurulmuştur. Firma bilinçli kozmetik tüketicisinin istek ve ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yüksek kalitede, doğal içerikli, güvenli formüllere sahip ve etkili yüz, vücut bakımı ve SPA grubu ürünlerini bu marka ile piyasaya sunmuştur.
ORGANIQUE ürünlerinde Avrupa Birliği tarafından kullanılması yasaklanan hiçbir madde kullanılmaz.
ORGANIQUE ürünleri Güvenli Formül olarak bilinen Paraben, Silikon, Etanol, PEG, Sülfat, Parafin, Phtalates, Vazelin, Formaldehit, SLES, SLS, ALS, Etanolamin, Sentetik Boya, Alkol içermeyen formül ile üretilmiştir.
Üretim esansında hiçbir hayvansal ürün kullanılmamıştır ve hayvanlar üzerinde test edilmemiştir.
ORGANIQUE ürünlerinde üretim prosesi İyi Üretim Uygulamaları (GMP) ve İyi Hijyen Uygulamaları (GHP) prensiplerine göre yapılandırılmıştır. Bu yüzden ORGANIQUE ürünleri herkes tarafından güvenle kullanılabilir.
Antalya’da, içerisinde Cilt Bakım Salonunun da bulunduğu ilk mağazasını açan ORGANIQUE, Antalya’nın en yeni AVM si MarkAntalya AVM de 2. Şubesini açmıştır.
Yüzlerce farklı aroma ve ürünün buluştuğu Organique Cosmetics mağazalarında başlıca olarak Home SPA ürünleri (Vücut Yağı, Masaj Yağı), Cilt Bakım Ürünleri (Losyon, Krem, Anti-Akne, Peeling), Vücut Bakım Ürünleri (Vücut Yağı, Losyon, Serum, Peeling), Saç Bakım Ürünleri (Şampuan, Saç Kremi, Duş Jeli, Vücut Kreması, Banyo Topu, Banyo Tuzu), Yosun Maskesi, Kil Maskesi, Erkekler için özel ürünler, Doğal Gliserinli Sabunlar ve Mumlar v.s. gibi ürünleri bulabilirsiniz.
Bu arada çekilişe geçmeden önce bir dipnot olarak ORGANİQUE marka sabunların bir görsel şölen olduğunu, ürünlerin yine oldukça şık ambalajları olduğunu ve bu ürünlerin daha yaygın mağazalarda en azından bütün ürünleri görebileceğimiz bir online satış sitesinde satılmasının gerektiğini söylemeden geçemeyeceğim. 
Ve hediyelerimiz;

Kazanmak için yapmanız gerekenler çok kolay;
*Blogumun izleyicisi olmak
*Çekilişi facebook / blog/ twitter da duyurursanız +1 hak elde etmiş olacaksınız.
Aşağıdaki formu doldurduğunuzda çekilişe katılmış oluyorsunuz.
Son katılım tarihi 22 Aralık 2013 (23:59)' a kadardır.
Şimdiden herkese iyi şanslar diliyorum.

12 Aralık 2013 Perşembe

Avon Mega Effects Maskara

Geçtiğimiz haftalarda Avon'dan çok merak ettiğim Mega Effects Mascara güzel br sunumla hediye olarak geldi. İlginç ve değişik tasarımı ile ve kullananların genel olarak beğenmesi sonucu aklımda olan bir mascaraydı.  
Uygulamalı olarak daha sonra yeniden yazacağım ama bu ilginç tasarımlı mascaradan bahsetmek istedim.
360º hacim. 
Dünyada bir ilk! 
Kökten uca mükemmel kirpikler, kocaman gözler. Koyu, yoğun ve çok daha etkileyici kirpikler. 
Kirpiklerinize daha yoğun, koyu ve dramatik görünüm veren, gözlerinizi ise daha büyük gösteren maskara.  
Ergonomik tasarımı, farklı boyutu, kirpik diplerini ve uçlarını kaldıran yenilikçi fırçası ile maskara kullanımına yeni bir boyut getirecek.
Avon'un Mega Effects Mascara vaatleri bu şekilde. 
Denemek ve anlatmak için sabırsızlanıyorum.
Merak edip denemek isteyenler olursa satış fiyatı 28TL, şu anda %40 indirim var ve fiyatı 16,90TL. (Kampanya 14 katalog 32-33. sayfalarda)

*Avon'a teşekkür ederim.

Sosyal Medya Hesaplarım

10 Aralık 2013 Salı

Revlon Oje / 229 Demure

Şişesinde ince altın ışıltılı olan bu somon / pembe oje tırnakta hiç şişedeki gibi durmuyor. Öncelikle o ışıltılar nerede bilmiyorum sürdüğümde. Diğer Revlon ojeler de böyle mi bilmiyorum ama çok hızlı kuruyor. Bir çoğunuz için yazlık bir renk olabilir ama ben yaz-kış seviyorum bu tonlarda ki ojeleri. 
Tek katta rengini veriyor ama ben mutlaka 2 kat sürüyorum. Sürümü kadar temizlemesi de çok kolay. Benri kare pamukların nerede ise çeyreği ile ve az asetonla 10 parmak oje çıkıyor ve kenarlara v.s. bulaşma yapmıyor. Bazı ojelerin ne kadar zor temizlendiği düşünülürse harika bir performans. Tek kusuru ince fırçası. Keşke geniş fırçalı olsaydı.

Sosyal Medya Hesaplarım

9 Aralık 2013 Pazartesi

Facebook Çekilişi; Rozita'dan Vücut Bakım Yağı Hediye

Önceki yazımda yeni bir çekilişin müjdesini vermiştim ama yazıyı bir türlü yazamadım. Başlasın yeni çekilişimiz diyorum. Detaylar aşağıda ;
Bu hediyemizi kazanmanız için de şartlarımız çok kolay.
*Rozita Kozmetik Facebook sayfasını beğenmek
*Sevdanın Dünyası Facebook sayfasını beğenmek
*Ek hak olarakta, çekilişi facebooktan duyurmak (+1 hak)
Aşağıdaki formu doldurarak çekilişe katılabilirsiniz.
Çekilişimiz 5 gün sürecektir. 14 Aralık 2013 23:59 son katılım tarihidir.
Herkese bol şans diliyorum.

Rozita Arganlı Saç Bakım Yağı Çekiliş Sonucu

Geldik yine bir çekilişin sonuna arkadaşlar. Çekilişe  54 kişi katıldı. Katılan herkese çok teşekkür ederim. Eğer çekiliş sonucunda adınızı göremezseniz üzülmeyin. Bugün gün içerisinde bir facebook çekilişimiz başlayacak. Facebook hesabı olanlar burdan ve burdan şimdiden takibe alabilirler.
Çekiliş sonucuna gelirsek.... Hazır mıyız? 
O zaman açıklıyorum :)
Çekilişimizin şanslısı Koyu Kırmızı oluyor. Kendisini tebrik ediyorum.
Rozita Kozmetik'e işbirlikleri için teşekkür ederim.
Bir kaç saat sonra yeni çekilişte görüşmek üzere.

Sosyal Medya Hesaplarım

8 Aralık 2013 Pazar

Revlon Perle Far / Glistening Snow

Revlon'un Perle ve Satin serilerinden farlar kullanmış, bu farları şuradaşurada ve şurada anlatmıştım. Satin serisi ince ışıltılı ve kremsi. Perle ise daha sert ve iri simler içeriyor.
Sırf denemiş olmak için bir kaç kere kullandım ama yok, sevmedim. O iri simleri göz altına dökülüyor. Yapısı da tebeşir gibi. 
Burada biraz tebeşirimsi yapısı belli oluyor. Aslında rengi çok güzel, simleri dökülmüyor olsaydı sık sık kullanabileceğim bir renkti.
Gece gecede üşenmedim en abartılısından bir göz makyajı yaptım :) Göz altlarıma dökülen simler fotoğrafta da belli oluyor ki farı çok dökülmesin diye fırçamı ıslatarak uyguladım.
Özetle sevmedim bu farı.

Sosyal Medya Hesaplarım

7 Aralık 2013 Cumartesi

Yves Rocher İkili Bronz Pudra

Doğal ve sağlıklı bir bronzluk!
Doğal ve sağlıklı bir bronz görünüm isteyen kadınlar için muhteşem bir pudra.
Birbirini tamamlayıcı iki farklı renk tonundan oluşan özel yapısı sayesinde cildinizde en doğal bronz görüntüyü sağlar. Açık tonuyla tüm yüzünüzde renk bütünlüğü yakalarken koyu tonuyla vurgulama ve gölgelendirme yapabilirsiniz.

Hoş kokusu ve yumuşacık dokusu ile keyifli bir uygulama sağlar.

İçeriği çok iç acıcı değil maalesef. Dev bir ambalajı var, 20 gr.  
Yazın bronzlaştığımda açık ve koyu kısımlarını ayrı ayrı kullanmadım, karıştırarak kullandım. İnce yapısı nedeni ile özellikle yazın severek kullandım bu pudrayı. Sim, ışıltı v.s. yok bu pudrada. Yine de sürüldüğü zaman tamamen mat bazı pudralarda oluğu gibi kek görüntüsü olmuyor. 
Yapısı biraz sert fakat fırçaya geliyor. Bana göre çok güzel bir kokusu var ama koku sevmeyenler olabilir. Turuncu tonları içermiyor, benim için çok önemli bir artı, çünkü turuncu tonları bana hiç yakışmıyor. İnce yapılı oludğundan çok kapatıcı değil.
Kullandığım zaman yüzümü daha canlı gösteriyor, bu yüzden çok sevdim bu pudrayı.
Fiyatı 64,90TL. Zaman zaman yapılan kampanya ve indirimlerle daha uyguna almak mümkün. Şu aralar %20 indirim var ve fiyatı 51,90TL.

Sosyal Medya Hesaplarım