27 Şubat 2013 Çarşamba

The Body Shop / Tırnak Cilalama Küpü

Bu küpü alalı nerede ise 1 sene olmuş, çok hevesle alıp bir köşeye atmışım. Bu aralar tırnaklarımda sararma problemi olunca aklıma cilalama küpüm geldi de, kullanmaya başlayabildim.
Tırnak Cilalama Küpü 4 aşamalı, üzerinde yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz gibi numaralar var. Yazan numaralara göre tırnaklarınız törpülediğinizde 4. aşamadan sonra sanki parlatıcı sürmüş gibi tırnaklarınız oluyor.  Bu parlaklıkta hemen geçen bir parlaklık değil, bir kaç gün sürüyor. Kırmızı, mavi, yeşil ojelerde tırnak boyama problemi çok oluyor. Tırnağımdaki her türlü renk değişiminde sık sık olmamak kaydı ile kullanıyorum ve sonuçtan memnunum. Bu sık sık olmamak kaydını da açarsak, tırnak yüzeyine uygulanan bu işlemin çokta sağlıklı olmayabileceğini düşünerek bir kaç hafta da bir uyguluyorum. 2-3 hafta aralarla mesela. 
Son zamanlarda el kremlerine, tırnak bakımına v.s. takıldığım için yeni bir sürü ürün denedim. Yazıları sıra ile gelecek.

26 Şubat 2013 Salı

La Roche - Posay Toleriane Fluide

La Roche Posay Termal Suyu ile desteklenmiş olan Toleriane Krem, özellikle düşük toleranslı hassas ciltlerin yatıştırılmasında ve nemlendirilmesinde etkilidir. Toleriane Krem, su içinde yağ emülsiyonudur. Parfüm ve 
koruyucu madde içermez. Normal ve karma ciltler için uygundur. 

Kullanım Alanları: Hassas ve düşük toleranslı ciltlerin nemlendirilmesinde ve yatıştırılmasında etkilidir. Özellikle, idiopatik hassasiyet gösteren, alerjik ve kozmetik ürünlere karşı duyarlı tüm
ciltlerde ve operatif uygulamalardan sonra kimyasal peeling, lazer uygulamaları, yatıştırıcı ve nemlendirici olarak kullanılabilir.
Eskiden de bu kadar hassas bir cildim var mıydı hatırlamıyorum ama son yıllarda akne-akne izi mücadelem ile birlikte bir de hassas cildim ile mücadele ediyorum. Öyle bir hassasiyet ki, yüzümün (ve vücudumun) neyden kızarıp kabaracağı belli olmuyor, metal, kıl, tüy, yiyecekler, toz (en büyük alerji kaynaklarımdan biri)... Son zamanlarda yaptırdığım lazer epilasyonda aylardır geçmeyen yeni alerjimin / hassasiyetimin nedeni. 
İçindeki termal suyun etkisi ile de olsa gerek, kızarıklığa hassasiyete gerçekten çok iyi geliyor, yatıştırıyor. Çok hafif, sürerken nemlendirmesinin yeterli gelmeyeceğini düşünmüştüm ki yanılmışım. Nemlendirmesini ve yüzümde bıraktığı hissi sevdim.
Parfümsüz olması da sevdiğim özelliklerinden. Pompalı bir ürün olduğundan hem sevdim hem sevmedim. Sevdim çünkü pompalı ürünleri daha hijyenik buluyorum, sevmedim çünkü ne kadar kaldı göremiyorum, oysa ben ürünlerimin bitişlerini izlemeyi seviyorum. :) 
*Basın ürünüdür.

24 Şubat 2013 Pazar

Rival De Loop Oje Kurutucu Sprey

Oje sürmeyi çok seviyorum, fakat çoğunlukla gece yatmadan evvel sürdüğümden yastık-yorgan izi olmadan kurutamıyorum. Bu yüzden son zamanlarda elimin altında sürekli bir oje kurutucu bulunuyor.
Son Rossmann ziyaretimde Rival De Loop Oje Kurutucudan 2 tane almıştım. İyi ki de almışım.
''Ojeyi sürdükten hemen sonra 30 cm mesafeden tırnaklara uygulayın. Oje hemen kuruyacak ve muhteşem bir parlaklık kazanacaktır.'' diyor Rossmann bu kurutucu için.
Aslında hem daha önce kullandığım, hem stokta bekleyen başka bir marka kurutucuya göre ambalajı çok minik (50ml) ve ambalaja göre düşünürsek çokta uygun fiyatlı değil. (5-6TL civarı) Sadece Rossmanlar'da satılıyor, bu da yakınında Rossmann olmayan benim gibiler için ulaşmakta zorluk demek. 
Spreyin kurutma hızı başarılı, 2 kat oje sürüp bazen üzerine başka ojelerle de uygulamalar yapıyorum. Çok kısa bir süre içinde kurumasını sağlıyor, parlaklık veriyor. Hafif bir gül kokusu var ama beni çok rahatsız etmiyor.
Başarılı bulduğum bir kurutucu, tavsiye ederim.



18 Şubat 2013 Pazartesi

Doa Kozmetik Lavantalı Set

Doa Kozmetik Lavantalı Set (Lavanta Sabunu, Yağı ve Suyu) Doa Kozmetik tarafından birlikte düzenlediğimiz çekilişten sonra hediye olarak gönderilmişti. Geldiği günden beri özellikle sabunu çok düzenli bir şekilde kullandım. Sıra geldi yorumlarıma.
Lavanta bitkisi, ballıbabagiller familyasından Lavandula cinsini oluşturan Akdeniz kökenli bitki türlerinin ortak adına Lavanta denir. Atlas Okyanusu adalarından Akdeniz  ülkelerine ve Hindistana kadar uzanan geniş bir alanda yetişmektedir. Lavanta çalı görünümlü, toplu başak biçiminde mavi, morumsu ya da kırmızı çiçekler açan bitkilerdir. Lavanta, dağlarda, 1000-1800 m arasında yüksekliklerde yetişir. Kurutularak dolaplara konan çiçekleri giysileri böceklerden korur. Batı Anadolunun makiliklerinde yetişen karabaş otu olarak adlandırılan lavanta çiçeklerinden tıbbi fayda sağlanır. Lavanta çiçekleri için süs bahçesi yetiştiriciliğinde kullanılır, ana kullanım alanlarında birisi esansiyel yağıdır, ayrıca Avrupa mutfağı yemeklerde kullanılır ve bir takım geleneksel tedavi metodları için lavanta ve lavanta yağındandan faydalanılır.
(Bilgiler Doa Kozmetik web sayfasından alınmıştır.)
Lavanta Sabunu; ''Lavanta sabunu rahatlatıcı, ferahlatıcı, uyarıcı etkisi ve hoş kokusu cilde tazelik ve canlılık verir'' demiş Doa Kozmetik.
Normalde uzun zamandır yüzümü çok kuruttuğu gerekçesi ile sabun kullanmıyorum. Yine de lavantanın akneli ciltlere iyi geldiğini öğrenince hemen denemek istedim. Akşamları kullandığım bir yıkama jelim var, onun rutinini bozmak istemediğimden lavanta sabununu sabahları kullanıyorum. Sabahları masaj yaparak bu sabun ile yıkıyorum yüzümü. Eskiden daha yağlı olan cildim artık karma, T bölgem de çok yağlı değil. Buna rağmen sabun cildimi kurutmadı, germedi. Aknelerim hormonal ve alerjik nedenlerle çıktığı için onlara %100 faydalı olmuyor ama daha çabuk sönmesine, kurumalarına yardımcı oldu bu sabun. Kısacası çok sevdim.
Lavanta Suyu;  ''Lavanta çiçek ve tohumlarından destilie yoluyla elde edilen, saf lavanta suyu. Lavanta suyu uzak doğu ve Avrupalı kadınların bakımlarda kullandıkları suların başında gelmektedir. Lavanta özellikle ABD ve Fransız kadınları tarafından yapılan bakımlarda özel yer almaktadır. Lavanta kürü için kullanımı yanında saf olarak cilt toniği olarak kullanılabilir. Geleneksel olarak özellikle sivilcelere karşı cilt toniği olarak kullanılır, sivilceler için lavanta kürü yüzyıllardır kullanılır. Lavanta suyu saç bakımında da kullanılan bir sudur. Saç derisi üzerinde olumlu etkileri bilinmektedir. '' demiş Doa Kozmetik. Lavanta Suyunu gece yatmadan önce temiz cildime sıkıyorum. Özellikle akneleri iyileştirmede, kurutma da faydasını gördüm diyebilirim. Bir de siyah noktalarım gözüme daha az görünür oldu.
Lavanta Yağı; ''Lavanta yağı buhar distilasyon metoduyla elde edilir. Eterik uçucu bir yağdır, tüm eterik yağlarda olduğu gibi lavanta yağı da saf olarak kullanılmaz. Lavanta yağı genellikle çiçeklerden elde edilir. Lavanta esansiyel yağı , aynı zamanda, geleneksel parfümlerin yapımında kullanılmaktadır. Ayrıca dünya genelinde oldukça yaygın kullanımı olan lavanta sabunu da lavanta yağından imal edilir.''  demiş Doa Kozmetik ve kullanım şekillerini eklemiş. Buhar yoluyla: Sıcak suyun içerisine damlatılarak kullanım alanları mevcuttur. Bu kullanım ile özellikle banyoda kullanıldığında, baş ağrısı, gerilim ve depresyona, baş dönmelerine, baş ağrılarına, iştahsızlık, sinirlere, titremelere, genel güçsüzlüğe, uyku düzensizliğine iyi geldiği kullanıcılar tarafından belirtilmekte, geleneksel olarak kullanılmaktadır. Su ile seyreltilerek: Saç derisi özellikle seboreik dermatit ve cildi dezenfekte amacıyla kullanılır, kan dolaşımını artırdığı ve solunum sorunlarına iyi geldiği bildirilmektedir. Ağız içerisindeki küçük yaraları dezenfekte ettiği bilinmekte geleneksel bir uygulama metodu olarak kullanılmaktadır. Ayrıca Lavanta adını temizlik hissi veren kokusu sayesinde Latincede "yıkamak" anlamına Lavare den almaktadır. Uygulanacak bölge özelliklerine göre, su, bitkisel yağ krem veya losyon içerisinde seyreltilerek:  Yanık, yara, sivilce ve egzema olan bölgelerde olumlu sonuçlar verdiği bildirilmektedir. Tütsü olarak: Nezle, grip, anjin ve bronşite iyi geldiği bildirilmekte geleneksel olarak kullanılmaktadır. Ben yine akşamları ıslattığım bir pamuğa 1-2 damlatarak yüzüme sürerek kullanıyordum. Fakat sabah kalktığımda tüm yüzüm ince ince soyulmuş oluyordu. Ben de 2-3 günde bir sadece aknelerin üzerine sürüyorum. Bir de çubuklu kandiller var ya, içini su ile doldurup bir kaç damla da lavanta yağı damlatıyorum, bütün banyo sabahtan akşama günlerce lavanta kokuyor.
Doa Kozmetik'te gerçekten çok güzel ürünler var. Elimde son kullanma tarihi dolmadan bitirmem gereken çok ürün birikti. Onları bitirir bitirmez topluca bir çok şey almak istiyorum. Özellikle Sevgililer Günü indirimini kaçırdığıma da hala üzülüyorum.
Doğa Kozmetik'in doğal ve harika ürünlerini incelemek isterseniz 
 Bu setin hediye geldiğini yukarıda yazmıştım ama tekrar belirteyim.
Sevgiler ♥♥♥

14 Şubat 2013 Perşembe

Revlon Matte Allık/002

Revlon Matte Allık kardeşimin yazın İngiltere'den gönderdiği hediyelerdendi. Rengi çok güzel olduğundan hemen denemek istedim. (Ben normalde alıp stoklamayı tercih ederim de, hemen kullanmam, öyle de çılgın özelliklerim vardır :D)
Revlon maalesef çok eskiden Türkiye'de bulunan bir marka idi, daha sonra Türkiye pazarından çekildiler. Neden olduğunu hala anlayamadım. Özellikle Boyner'den bu markadan çok alışveriş yapmıştım, ürünleri bitse de verdikleri promosyon makyaj çantaları, aynalar ve tırnak makası v.b. gibi şeyler hala duruyor. 
Revlon Matte / 002 allık pembe-şeftali arası bir tonda. Işıltı-sim içermiyor. Fakat sürdüğüm zaman sağlıklı bir canlılık, parlaklık, enerji katıyor yüzüme. Eğer dozunu ayarlayıp, doğru bir şekilde uygularsam utanmış gibi görünen yanaklarım oluyor :) Çok doğal bir görünüm veriyor. Kullanırken toz toz olmuyor. Solgun yüzüme verdiği canlılığı çok seviyorum.
4-5 saate kadar dayanıyor, hatta daha bile fazla. Yine de çalışanlar veya dışarıda gün boyu kalacaklar için 1 kere tazelemek gerekebilir. 
Bu allığın makeupalley puanı 4,2. Ödüllü bir ürün olduğu söyleniyor. (Bir kaç yabancı blogda okudum ama ne ödülü almış bilemedim :P ) 
Son zamanlardaki favorilerimden, sürekli bu allığa gidiyor elim. İngiltere Boots'ta 8 pounda satılıyor, 3 al 2 öde gibi bir kampanyadan alındı.
Sevgiler ♥♥♥

13 Şubat 2013 Çarşamba

Gliss Oil Nutritive Sıvı Saç Kremi

Kolay Kırılan Uzun Saçlar İçin
Argan ve Shea yağı içeren bakım formülü saçınızı yeniden yapılandırarak hem kırılmaya hem de saç uçlarındaki çatallaşma oluşumuna karşı korur.
  • Anında etki ile kolay tarama ve saç kırılmasında azalma sağlar
  • Saç uçlarındaki çatallaşmayı 90’a kadar azaltır
  • Saç yüzeyini besler ve pürüzsüzleştirir
  • Saçınıza kökten uca kadar yumuşaklık ve parlaklık verir

Bu tarz ürünler kullanmaya mavi sular ile başladım. Gliss'i kardeşim kullanıyordu, 8-10 şişe bitirmiştir şimdiye kadar. O çok memnun olunca ben de denemek istedim. Bu da benim 2. şişem. Tabi ben biraz geç keşfettim sanırım, benden başka kullanmayan kalmış mıydı ki?!
Islak veya kuru saça uygulanabileceği yazıyor, durulanmıyor. Kuru saça hiç kullanmadım. Banyodan çıktıktan sonra ıslak saçlarıma sadece saç uçlarına gelecek şekilde sıkıyorum, dolaşmaya müsait saçlarımı kolaycacık açıveriyor. Son zamanlarda kullandığım saç kremleri ile pek anlaşamasakta bu fıs-fıslı kremi sıkınca hem kolay tarama sağlıyor, hem de saçım kuruduktan sonra daha canlı, daha parlak görünüyor. Bir de belki sevmeyenler vardır ama bana göre çok hoş bir kokusu var ki, bayılıyorum. Saçlarım misler gibi kokuyor :)
Bu saç kremim bitmek üzere, Gliss'in diğer sıvı saç kremlerini denemek istiyorum bundan sonra.
Sevgiler ♥♥♥

11 Şubat 2013 Pazartesi

NSpa Body Butter / Duş Jeli



NSpa ürünleri bana yazın hediye geldi. İngiltere markası ama Çin'de üretiliyormuş. İnternet aramalarımda çok bilgi bulamadım ama bir kaç yerde satışını gördüm. Fiyatları çok uygun.
Body Butterını uzun zamandır kullanıyorum, hatta bitmek üzere. Çok iyi nemlendiren, yapay, plastik gibi değil de misler gibi kokan bir ürün. O kadar güzel kokuyor ki, bazen yemek istiyorum. Zaten üzerinde yiyecek değildir, yemeyin uyarıları mevcut. Tırnak etrafımdaki sertleşmelere çok iyi geliyor, verdiği mis kokulu yumuşaklık hissini gerçekten çok sevdim, çok beğendim.
Bu aralar hiç kullanmadığım kadar el ve vücut kremleri kullanıyorum. Şu an en sevdiklerimden biri bu body butter. Bitmesin istiyorum :)
Duş Jeli, duş jeli işte. Güzel kokulu. Onunla ilgili fazla diyecek bir şeyim yok :) Body Butter kadar sevmedim :)
Gerçek meyvelerle üretilmiş, doğal vitamin olarak tanıtılıyor. Hayvanlar üzerinde test edilmiyor. İnternette bulduğum bilgilerde paraben içermediği yazıyor ama ürün içeriğinde paraben mevcut (!)
200ml ürün 3 pounda satılıyor. Bende ki hediyelik setlerden. Bu ikili setin fiyatını bulamadım ama 4'lü 75ml'lik body butter setler (kakao, mango, çilek ve limon) 5 pounda satılıyor. 
Yurtdışı alışverişi yaptığınız sitelerde mevcutsa denemek için sepete atın diyorum.
Fiyatları gördükçe gerçekten üzülüyorum. Eylülde 4lü setlere kavuşmak için de gün sayıyorum :)
Sevgiler ♥♥♥

10 Şubat 2013 Pazar

Palmer's Cocoa Butter Vücut Losyonu

Palmer's Kakao Yağı içerikli, kuru cildi onarıcı
Vücut Losyonu
Kuru ciltler için vitamin E ile zenginleştirilmiş 
İçeriği sayesinde cildi yumuşatır,yatıştırır nemlendirir. Ciltteki yara ve sivilce izlerinin  iyileşmesine yardımcı olur.Güneş sonrası kullanılabilen mükemmel bir nemlendirici yağdır.Hamile bayanlar için hamilelik sırasında ve sonrasında da tavsiye edilir.Genç bir görünüm  ve yumuşak bir cilde sahip olmak için gün boyunca kullanılır.
100% saf kakao yağı, E vitamini, Shea yağı, ve özel doğal karışımlar içerir.
Dermatolojik olarak test edilmiştir.
Hayvanlar üzerinde test edilmemiştir.
Palmer's Cocoa Butter Losyon seneler önce yurtdışından hediye olarak gelmişti. Ara tara Türkiye'de bulamayınca, devamı olamayacağını anlayıp gıdım gıdım kullanmıştım :)
Daha sonra Vanilya Club kutusundan yukarıda gördüğünüz minik boy çıkınca o kadar sevinmiştim ki. 
Bu losyonun en belirgin özelliği kokusu, mis gibi bir kakao kokusu. Fakat aslında daha da önemlisi aşırı kuruluklar, yaralar hatta sivilceler için tedavi edici özelliğinin olması. Yaralar ve sivilceler konusunda bir şey söyleyemem ama kuru ciltler konusunda çok iyi olduğunu söyleyebilirim. (Cildim kuru değil, fakat bu konu da hiç bir losyonu, kremi beğenmeyen annemin ve kardeşimin görüşlerini referans olarak alıyorum. Özellikle annemin vücut kremi bitirmeve değiştirme, deneme hızı inanılmaz) Gerçi ben de kuruyan dirseklerim için kullanıyorum ve sonuçtan memnunum.
En son kardeşimle gittiğimiz Gratis turumuzda raflarda görünce şaşırdım, daha önce farketmemiştim. Gerçi bu aldığımız özellikle çatlaklarla ilgili olan, sıkılaştırıcı özellikte olanı. Kardeşimin söylediğine göre, İngiltere'de çok kuru cildi olanların sürekli kullandığı, çok popüler bir kremmiş. Ve fiyat olarak İngiltere fiyatından pekte farklı olmadığını söyleyince gönül rahatlığı ile attık sepetimize.
Losyon 315ml. ve 20TL civarına (21 ya da 22TL) alınmıştır. 
Sevgiler ♥♥♥

9 Şubat 2013 Cumartesi

Bitenler #35

Geldik 35. bitenler yazımıza.... Bakalım son günlerde neler bitirmişim;
Vichy NormaDerm Yıkama Jeli; Bir sevip bir nefret ettiğim bir üründü. Zaman zaman çok iyiydi, iyi temizliyordu desem de zaman zaman bitse de kurtulsam moduna girdim. Bir de kokusu bulaşık deterjanı gibiydi. Ve çok şükür bitti.
Colgate Sensitive Pro-Relief Diş Macunu; Hassas dişlerim bu diş macununu sevdi.
Cecile Oje #70; Cecile ojeleri Carrefour ve Real'den alıyorum. Renkleri ilgimi çekiyor, sonra sürünce nefret ediyorum. Yapıları ve fırçaları bir tuhaf. Aslında kullandığım 2 ojesi de tek katta bile rengini veriyordu ama yapıları macun gibi, baloncuklar oluşuyor sürdükten sonra. Zaten o fırçalarla yine sürebilen benim gibilere madalya takmaları gerekiyor bence :)
Jane İredale Pudra SPF 20 / Amber; Vanilya Club kutusundan çıkmıştı, deneme boyu.Yazısı burada Gerçekten çok beğenmiştim, dibine kadar kullandım. Azıcık kalmıştı onları da kazıyıp başka bir pudrama aktardım. Zerresine kadar kullanmaya kararlıyım :) Fiyatı yüzünden şu sıralar tekrar alamam ama ilerde almak isterim.
Çok şükür, bir kaç parça da olsa birşeyler bitirebildim. Çok mutluyum :)
Sevgiler ♥♥♥

4 Şubat 2013 Pazartesi

Flormar, Golden Rose, Uygulamalar v.s.

Flormar #429 ve Flormar Dore çatlayan oje uygulaması...
Çatlayan oje geçtiğimiz yıllarda daha popülerdi ama ben hala -arada da olsa - severek kullanıyorum. Bu iki rengin uyumunu da seviyorum.
Golden Rose Sweet Color 53 ve Jolly Jewels 116 uygulaması.
Jolly Jewels ojeyi daha önce bazsız 2 kat uygulamıştım, bu şekilde de gayet güzel oldu. Kıpkırmızı bir ojenin üzerinde de denemek istiyorum en kısa zamanda. Tabi çıkarırken de folyo yöntemini uyguladım. Özellikle simli ojelerde tavsiye ederim.
Sevgiler ♥♥♥
*****************************
Bu arada Sevgili Melodram'ın benim için tasarladığı yeni headerı gördünüz mü? Ben istemeden, içinden gelerek yapmış ya, çok mutlu oldum, çok. Ellerine sağlık Melo'm ve çok teşekkür ederim :)

2 Şubat 2013 Cumartesi

İncir Kuşları / Sinan Akyüz

Sinan Akyüzden Yüreğinize Dokunacak Bir Kitap!
Boşnak Kızın Bir Solukta Okunan Gerçek Hikâyesi...
Çok satan romanlarıyla tanınan ve geniş okur kitlesine sahip yazar Sinan Akyüz yine ses getirecek son kitabıyla okurlarını selamlıyor. Alfa Yayınlarından çıkan İncir Kuşlarında yazar, Bosnalı bir genç kız olan Suadanın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı gücüne tanıklığa davet ediyor.
Bosna tüm bilinmeyenleriyle ilk kez Sinan Akyüz kalemiyle yazıldı...
Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir soykırımı Suadanın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde "savaşı ve şiddeti", savaşın içinde de "aşkı ve inancı" ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna Savaşının bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor. 
Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hıristiyan Sırptı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kızına âşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suadaya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise "Kalbimde iki kişiye yer yok" cevabını almıştı.
Takvim yaprakları 6 Nisan 1992yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere... Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu.. Sonra da kader onu bir zamanlar hayır dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış "Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?" demişti.
Modern zamanlarda Avrupada yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır İncir Kuşları...
Yanıbaşımızda yaşanan ama çokta farkında olmadığımız bir savaş. Bir gece yarısı tam da savaşın başladığı sayfaları okuduğumda nefesim kesildi, gözyaşları ile okudum. Kadın olmanın ne kadar zor olduğunu bir kere daha anladım. Yazarın okuduğum ilk kitabı idi. Bu kitap ile ilgili okuduğum yorumlardan zaten kitabı çok merak ediyordum. Bir kurgu olmadığını, yaşanmış gerçek olaylardan etkilenerek yazıldığını bilmek kanımı dondurdu. Kitabın ana karakterlerinden biri Suada'nın gözünün önünde ailesine yapılanlar ve daha sonrasında babası ile tekrar karşılaştıkları sahneler içime işledi. Bosna katliamı, savaş ve özellikle savaşlarda kadınlara yapılanlar açısından mutlaka okunması gereken, okunmaya değer bir kitap. 
Bu kitabı bana hediye ederek okumamı sağlayan Koyukırmızı'ya bir kere daha teşekkür ederim.
Not: Bu kitabı (yarısından sonrasını) arabayı servise verip 4-5 saat sonra almam gereken bir günde Nautilus'taki The Winston Brasserie'de okudum. (Cumartesi öğleden sonra) Kalabalık bir günde en kuytu, köşede ama içeriye çok hakim bir masada oturup, burada çalan harika müzikler eşliğinde kitabımı okuyup bitirdim. Hem ortam, çalan müzikler çok güzeldi ve kitabıma harika fon oldular, hem de çalışanlar kalabalığa ve 4 kişilik masayı 1 kişi işgal etmeme rağmen masama gelip gidip beni rahatsız etmediler. Kendi kendime böyle vakit geçirmeyeli çok olmuştu, en kısa sürede tekrarlamak istiyorum :)
Sevgiler ♥♥♥