5 Ekim 2013 Cumartesi

Kardeşimin Hikayesi / Zülfü Livaneli

Arka Kapak Yazısı

Serenad fırtınasından sonra Livaneliden nefes kesen bir roman

Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikâye içinde hikâye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalının kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir. 

Kardeşimin Hikâyesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız. 

Mantıksız gibi geliyor ama o sabah uyandığımda tuhaf bir haber alacağımı biliyordum. Karadenizin lacivert dalgalarıyla baş başa kalmış olan bu ıssız köyde geçen her gün birbirinin aynısı olduğu için burada insanların heyecanla konuşacağı olaylara pek sık rastlanmazdı. O günün de ötekiler gibi sessizce akıp gitmesi gerekirdi ama galiba başka şeyler olacaktı. O mahmur sabah saatlerinde bir cinayet haberi alacağımı bilmiyordum elbette ama bir haber gelecekti. Daha yataktan çıkmamıştım, gözlerim kapalıydı, arkalarında fosforlu çizgiler bırakarak yıldırım hızıyla hareket eden mor tavşanları izliyordum. 

Zülfü Livaneli'nin kitaplarını çok beğeniyorum. Beni etkileyen, güzel kitaplar. Kardeşimin Hikayesi'ni de önceki kitapların referansı ile okudum ve yanılmadığımı anladım. Öncelikle şunu söyleyebilirim ki, Livaneli biraz tarzının dışına çıkmış ve yazarlık konusunda bir tık üste çıkmış bu kitapla.
İstanbul'un yanı başında Çatalca'da Podima adında bir köy. Daha sakin bir hayat için bu köye yerleşen Ahmet Bey ve köyde yaşanan bir cinayet üzerine köye gelen gazeteci kız.
Ahmet Bey ve gazeteci kız arasındaki dialoglar zaman zaman çok uzayıp, gereksiz ayrıntılara boğulsa da sürükleyici, akıl karıştırıcı, merak uyandıran, şaşırtan bir kitap. 
Aslına bakarsanız bir aşk romanı ama psikopatlık sınırlarını zorlayan hasta bir adamın aşkı, hatta kara sevdası, tutkusu. Yani bu kitapta aşk, psikoloji, polisiye bir sürü şey var. 
Kısaca mutlaka okuyun diyorum.

Bir de bir şeyi belirtmeden bitiremeyeceğim bu yazımı. Kitaplar da aynen giysilerimiz, makyajımız gibi, herkesin tarzı farklı, beğenisi farklı. Bir Livaneli kitapları sıralaması yapmak istedim. Benim en sevdiğim Livaneli kitabı Serenad'dır (Yazısı burada). Tarihi bir aşk hikayesi konusu ve ben bu kitapta konu edilen Struma gemisi ile ilgili hiç bir şey bilmiyormuşum. Sadece konusunda değil kitaptan çok önce yaşanan Struma faciasından da çok etkilenmiştim. İkinci en sevdiğim romanı Mutluluk'tur. Konusu bir Türkiye gerçeği. Filmini izlemişsinizdir büyük ihtimal; Özgü Namal ve Murat Han oynuyor ve bir çok ödül almış bir film. Hem kitabını hem filmini çok sevdim ve filmi ayrı zamanlarda 2-3 kez izledim. Üçüncü en sevdiğim kitap ise Leyla'nın Evi. Nedim Saban tarafından sahneye taşındı ve çeşitli dallarda bir sürü ödül aldı. En kısa zamanda tiyatroda da izlemek istiyorum.

14 yorum:

  1. Cok severek okudum cnm bu kitabi:)

    YanıtlaSil
  2. Ben de yorumladım, 4 güne yayınlanır. Benim de en sevdiğim kitabı Serenad oldu. Hıçkıra hıçkıra ağlamıştım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Programladın yani, bekliyorum senin yorumunu da :) Serenad beni de çok etkilemişti

      Sil
  3. Bu kitap hakkında çok güzel şeyler duydum çoğu arkadaşımdan ben de en kısa zamanda okuyacağım tatlım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah okursun canım, çok güzle bir kitap :)

      Sil
  4. Serenad'ı ben de çok sevmiştim, bunu henüz okumadım çünkü kitap rafımda okunmayı bekliyor. Bir kaç güne başlayacağım, yorum için teşekkürler, daha çok merak ettim kitabı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serenad çok güzeldi gerçekten. Bu aynı tarz değil ama severek okuyacağına eminim :)

      Sil
  5. Ben de daha yeni bitirdim bu kitabı. Bazı yerlerdeki gereksiz ayrıntıların bayması dışında severek ve merak ederek okudum, güzeldi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek kusuru o gereksiz ayrıntılar ama Allahtan azdı da baymadı :)

      Sil
  6. Benim de en sevdiğim Livaneli kitabı Serenad ama henüz bunu okumadım, belki bu sollar onu he ne dersin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Immm, yarışırlar belki ama sollayamaz gibi geliyor :) kesinlikle okumalı ama

      Sil
  7. Ben bu kitabi Temmuz'da okudum ve ilk okudugum Livaneli kitabiydi. Cok begendim. Blogumda da yazisini yazdim hatta. Öptüm seni.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de Temmuz'da okudum canım ama ancak yazabiliyorum :( Diğer kitaplarını da oku mutlaka.

      Sil

Yorum bıraktığınız için çok teşekkür ederim.
(Yorumlarınıza lütfen link eklemeyin, yorumlarınıza link eklediğinizde yayınlanmayacaktır. GFC hesaplarınıza bloglarınızı eklerseniz isminize tıkladığımızda bloglarınıza ulaşabiliyoruz.)