23 Aralık 2012 Pazar

Kahperengi / Hande Altaylı

Arka Kapak
Romanları yayımlandığında en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.
O sabah yatakta gözlerini açtığında ise kendini iyi hissetmiyordu. Bir gece önce Fırat'ı görmek dengesini altüst etmişti. Geçmişin asla sandığımız kadar uzakta kalmadığı gerçeğiyle yüzleşmek, yeteri kadar uzağa gidemediği kaygısını doğuruyordu. Yoksa yıllar geçtikçe güçleneceğine, zayıflıyor muydu insan? Olgunlaşacağına koflaşıyor, dayanıklılığını yitiriyor muydu? Öğreneceğine unutuyor, bildiklerinden şüpheye mi düşüyordu? Geride bıraktığı onca şeyden ve onca yıldan sonra böyle yaprak gibi titremek, kendini başa dönmüş gibi hissetmesine yol açıyordu. Yürümüş, yürümüş ama hiçbir yere gidememişti. Belki de dünyanın yuvarlak olması, daima başladığın yere, yani kendine döneceğin anlamına geliyordu.
Küçük bir Anadolu kasabasından İstanbul'un ışıklı gecelerine uzanan bir yolculuğun hikâyesi. Sevginin değil, mecburiyetin birlikte tuttuğu bir ailede büyüyen Narin ilk kez âşık olduğunda yolların nihayet daha büyük yollara bağlandığını, o büyük yolların da başka şehirlere, ülkelere kavuştuğunu anlar. Ve biri gittiğinde arkasında bir yol bıraktığını. Ama o yolların nefrete, ihanete de açıldığını anlaması için aradan yılların geçmesi, dostlukların sınanması, kaybedilenlerin bulunması gerekecektir. 
Aşka Şeytan Karışır ve Maraz adlı romanları yayımlandığı yıllarda en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.
Hande Altaylı'nın diğer 2 kitabını okumuşken ve çok beğenmişken Kahperengi'yi okumamak olmazdı. Bugünden geçmişe dönerken soru işaretleri, merak, sonra ne olacak duygusu sarıyor ama ince bir kitap ve ben sevdiğim kitaplar çabuk bitsin istemediğimden yavaş yavaş okuyacağım dedim. Ama olmadı... Olayların nasıl gelişeceğini o kadar merak ettim ki, dayanamadım gece 3'e kadar oturdum. Tadı damağımda kaldı ve bitti.
Narin'in bu kadar da olmaz denilen hayatı (ama neler neler oluyor bu hayatta işte), Fırat'la yeniden kesişen hayatı, bu hayatta iyi şeylerde oluyor dedirten arkadaşı Deniz'le okumaya doyamadığım, bitirdiğimde büyük bir boşluk hissedip şimdi ne okuyacağım dedirten bir roman.
Fazla detay vermek istemiyorum ama Narin'in yaşadığı bütün olumsuzluklara rağmen arkadaşı Deniz sayesinde yaşama tutunması ve belki hayal edeceğinden bile çok iyi noktalara gelmesine mutlu olsam da bir bar hikayesi var, yumrukların falan havada uçuştuğu, söylenmemiş gerçeklerin açığa çıktığı v.s. Narin'le birlikte canım yandı sanki orada. Ama sonrası tam bir bombaydı, sürprizdi ve ben sürprizli sonları severim :)
O zaman yeni yıl dileğim; 
Narin'in ki gibi ne kadar olumsuz şeyler yaşarsak yaşayalım 90 derece değiştirebileceğimiz, şansımızın döneceği, sonunda herşeyin yoluna gireceği bir hayatımız olsun. Narin'in -azıcık dengesiz de olsa- Fırat ile yeniden karşılaşıp aşkı bulması gibi gibi, biz de hayatımızın aşkını bulalım. (Bekarlara ve sevgilisi olmayanlara tabi bu dilek :]) Ve herkesin hayatında bir Deniz olsun, mutlaka olsun. Düştüğümüzde kaldırsın, gülünç durumda düştüysek toparlasın.... 
Mutlu Yıllar

16 Aralık 2012 Pazar

Yves Rocher Sebo Specific Ultra Mat

Ultra Mat Parlamaya Karşı Nemlendirici Krem

Yağlı ciltte gün boyu süren matlık!

Kaside Kökü içeren formülü sayesinde cilde gün boyu süren bir matlık kazandırır. Yağlı cildin günlü nem ihtiyacını giderirken, en sıcak günlerde bile parlamayı önler. 
Her gün düzenli olarak uygulanması önerilir.
...Ve dahası: Formülündeki Kaside Kökü hücreleri Flavoid adlı moleküller içerir. Bu moleküller cildin yağ dengesini kontrol altına alır, yağ fazlasını emerek parlamayı engeller.
Dermatolojik olarak test edilmiştir.
Yukarıda Yves Rocher'in bu kremle ilgili vaatlerini okudunuz. Bir kaç aydır bu kremi kullanıyorum. Normalde ultra mat ürünleri pek kullanmam, nemlendirmeleri yeterli gelmez, cildim pul pul olur. Annem için başka bir krem alırken bu nemlendiriciyi önerdiler, çokta inanmayarak aldım. Fakat memnun kaldım. 
Zaten genelde de hem blogumda, hem konu ile ilgili postlar varsa yorum olarak yazıyorum; eskiden çok hafifte olsa gün içinde burun çevremde bir parlama sorunu olurdu. Bu nemlendiriciden sonra parlama sorunum ortadan kalktı. Yine de şunu vurgulayayım, benim asla çok fazla şekilde bir parlamam olmamıştır. Yıllardır kullandığım  yağlı cilt ürünlerinin marifeti sanırım. 
Ürün de hafif bir koku var. Beni çok rahatsız etmiyor ama üzerine ne sürersem süreyim nemlendiricinin kokusu hepsini bastırıyor gibi geliyor. Kokuya duyarlı olanlar sevmeyebilirler. En sevmediğim yanı ise kavanozda olması, parmak daldırma olayını hiç sevmiyorum. Pamuklu çubuklar ile idare ettim sürekli. En son Yves Rocher'e gittiğimde derdimi anlatıp onlarında ürün denemelerinde kullandıkları minik plastik çubuklardan aldım da, kurtuldum. 
Bu arada bu nemlendiricinin fiyatı 32,90TL
%20 indirim varmış, internet sitesinde gördüğüm kadarı ile. Yani almak isterseniz 26,30TL'ye geliyor.
Sevgiler <3<3<3

Balea El Ve Tırnak Balsamı / Papatya

Daha önce Almanya'ya ziyarete giden bir arkadaşımız Balea'nın bu kreminden getirmişti bize. Deneyip, kullanıp çok memnun kalmıştık.  Balea yurtdışında hangi ülkelerde var, tam olarak bilmiyorum. Sadece Almanya'da Dm Marketlerde satıldığını biliyorum. Ve çok uygun fiyatlı olduklarını! 
Sonra ara ara şampuanlarını, kremlerini Kadıköy'de kozmetikçilerde görür oldum. Öyle onlarca çeşit değil, birkaç değişik ürünü çeşitli parfümerilerde gördüm. Şimdi hangisi olduğunu hatırlamıyorum ama, daha önce kullanıp memnun kaldığım bu kremi Kadıköy'deki kozmetikçilerin birinde görünce hemen aldım. Nerden gelmiş, nasıl gelmiş bilmiyorum ama hatırladığım kadarı ile 5TL gibi bir fiyata aldım üstelik. 
Sürdüğüm anda ellerimi nemlendiren ve bu etkisi uzun süren, hoş kokan bir krem. Gece sürüp yattığımda sabah ellerim pamuk gibi oluyor. Tabi yine hatırlatayım, ellerim çok kuru değil. Orta kurulukta diyebilirim.
Öko-Test sertifikalı bu krem ama içinde paraben mevcut. İçerik okuma alışkanlığım, özellikle de ürün satın alırken pek yok. Kullanmaya başladıktan sonra okuyorum ben.
Balea'nın ürünlerinin genel olarak çok uygun fiyatlı ve güzel olduğunu duyuyorum, Türkiye'de satılması yaygınlaşsa ne güzel olur.
Bu arada bu DM ler Türkiye'ye gelir mi dersiniz? Rossmann'dan sonra bir atakta onlardan bekliyoruz. 
Sevgiler <3<3<3<3

12 Aralık 2012 Çarşamba

Elidor 7/24 Belirgin Bukleler Şekillendirici Saç Kremi

Ouidad ile birlikte geliştirilen Yeni Elidor Uzman Bukle Belirginleştirici 7/24 Şekillendirici Krem, devrim yaratan Bukle Belirginleştirme Teknolojisi kururken kabarmayan ve elektriklenmeyen belirgin buklelere sahip olmanızı sağlar. Bukleleriniz gün boyu şeklini korur ve belirgin görünür.
Normalde bu saç kremini fazla kullanmam. Ama zor durumlar için dolapta 1 tane bekletirim. Saçlarım dalgalı ama bazen dalgalı saç olmaktan çıkıp elektrik çarpmış saç veya yolunmuş saç kıvamına geliyor. Boya, deniz, kum, güneş, Marmaris'in aşırı kireçli suları yüzünden v.s. Böyle durumlarda saçımı bakıma alıp düzelene kadar da bu krem yardımcım oluyor.

Saçlarımı yıkadıktan sonra havlu ile iyice kurulayıp, nemli saçlarımın boy ve uçlarına sürüyorum. Asla diplere sürmüyorum. Sonra kendi halinde kurumaya bırakıyorum. Gerçekten bukleleri ortaya çıkan, güzel görünen saçlarım oluyor.
Saçımı çabuk yağlandırdığını düşündüğümden işim düşmediği sürece kullanmamaya dikkat ediyorum ama zor zamanlarımın kurtarıcısı olduğu da bir gerçek.
İçeriğide pek sevimli değil ama, bunları bile bile -yerine daha iyisini bulana kadar- kullanmaya devam edeceğim.
Sevgiler <3

1 Aralık 2012 Cumartesi

Watsons Nane Kokulu Serinletici Ayak Kremi

Kurban bayramı civarında 1 aylığına Marmaris'e geldiğimde ayak kremi getirmediğimi farkettim. Marmaris kozmetik konusunda yokluk bölgesi, öyle çıkıp birşey alamazsınız, çünkü drugstoreların hiçbiri burada yok. Büyük parfümeriler zaten yok. Yerel parfümeriler var ki, son kullanma tarihinin geçtiği ürünleri satıyor olmalarından şüpheliyim. Bir de üzerine anormal fiyatlar. 2-2,5TLye aldığımız ojeler burada 5TL, diğer fiyatları siz düşünün.  
Bir ayak kremi alma şansım olmadığından -her zaman ki gibi- Ablamın kullanmadığı bir ayak kremine el koydum. 
Bu ayak kremi gerçekten çok güzel. Sürdüğüm andan itibaren ayaklarımı serinletiyor, rahatlatıyor. Özellikle çok gezip dolaştığım günlerde uygulaması çok zevkli oluyor. Yorgunluğumu, ayak ağrılarımı hafifletiyor. Vaatleri arasında ayaklara ipeksi bir yumuşaklık kazandırdığı yazıyor ama açıkçası çok kuru bir deriniz varsa pek işe yaramıyor. Yalnız havaların soğuması ile birlikte bu kremi sürüp çorabımı giydiğimde bahsedilen ipeksiliği ve yumuşaklığı biraz da olsa yakalayabiliyorum.
Watsons'un sitesine ürün ile bilgi bulurum maksadı ile baktım ama mağazaya gittiğimde gördüğüm bu ürünü web sitelerinde bulamadım. Daha önce aradığım bir kaç Watsons ürününü de bulamamıştım. Satılan ürünlerin bilgilerinin eklenmesi bu kadar zor olmamalı. 
Marmaris'e drugstore talebimi iletip, ayak kremimi tanıtıp, Watsonsa atarlandıktan sonra postumu burada bitiriyorum.
Sevgiler <3