28 Haziran 2012 Perşembe

Kalyon Oje #223

Son zamanlarda favorim olan, elimin sürekli gittiği, bitirmeden rahat etmeyeceğim bir oje ile tanıştırmak isterim sizi :)
Anneler günü alışverişimde Watsons'ta, aslında Rimmel Oje bakıyordum, birden bu rengi gördüm ve Rimmel'leri unuttum :) 
Tam da benim sevdiğim yapıda bu oje, jel-krem oje dediklerinden. Hem sürmesi kolay hem de temizlerken tırnak etlerine bulaşmadan hopppp temizleniveriyor bir çırpıda. Asetonla, pamukla kat kat ovuşturmadan, az ürün, az vakit ile temizleniyor. 
Hızlı kuruyan bir oje. Şişesi de çok hoşuma gitti, depolamada yer tasarrufu sağlar 10 tane bu ojeden olsa ben de :)
Çok güzel -canlı- başka renklerini de gördüm, onları da istiyorum :)

26 Haziran 2012 Salı

Temizleyiciler

Güncellemelere devam. Temizleyicilerle ilgili ilk yazım şu olmuş. Genelde bir çok üründe bol bol stokçuluk yapan ben, temizleyiciler konusunda bittikçe alan bir prensibe sahibim, ama nedenini de bilmiyorum :) Yine de aferin bana :)
Bunlar da şuan kullandıklarım;
Bu fotoğrafa bir tek makyaj temizleme mendilini eklemeyi unutmuşum. Makyaj temizleme mendili olarak Rossmann'dan aldığım Lilibe'yi kullanıyorum.
Ürünlere gelirsek,
Vichy Calming Cleansing Solution; Yazısı burada
Vichy Normaderm Makyaj Temizleme Kremi; Henüz kullanmaya başlamadım.
Avon Makyaj Temizleme Losyonu; Bir daha almam dedim ama evde yedeğim vardı. Şu aralar daha iyi anlaşıyoruz ve acayip ama Pastel'in renkli maskarasını (waterproof) şu an en iyi çıkaran temizleyicim. Bu bitince Bioderma'ya geçeceğim ama :) Yazısı burada
Dalin Bebe Şampuanı; Hımmmm bebe şampuanı ne alaka mı dediniz? Geçen senelerde bir arkadaşımın gözünde kirpik dibi iltihabı olmuştu, doktor makyaj malzemelerinden olabileceğini (başka birşeyde olabilir ama bi ihtimal) ve gözlerini her gün dalin şampuan ile yıkamasını söylemişti. Ben de çok yoğun makyaj yapıp, gözüme herşeyi sürüştürdüğüm zamanlarda makyaj temizleyecilerle silip, bir de Dalin ile yıkıyorum. Kokusu bi acayip ama, bebek poposu gibi kokuyor işte :) Bi de arada makyaj fırçalarımı da bununla yıkıyorum. 
Loreal Pure Zone Temizleyici; yazısı yakında blogda :) Bir miktar şurada da yazmışım
Ducray'ın o minik temileyicisi de çoktaan bitti bile :)

Watsons Ballı Saç Cilası

Geçen yıl bu zamanlarda bloglarda bu saç cilasının rüzgarı eserdi, bu yüzden denemeyen neredeyse kalmamıştır. Benim gibi denemeyenler de yorumlarını okuyup bol bol fikir sahibi olmuştur.
Aslında cilayı alalı çok oldu da elimde çok saç kremi olduğundan denemek ancak kısmet oldu. (Kahrolsun stokçuluk!!!)
Öncelikle ürünümüz dev bir ambalajda (500ml) Cila-wax veya maske olarak geçiyor. Ama ben saç kremi olarak kullandım.(Okuduğum kadarı ile bir çok kişi de o şekilde kullanmış) Kuru ve boyalı, işlem görmüş saçlar için. Yani tam benim saçıma göre :)
Sadece saç uçlarıma kullanıyorum ve neredeyse yarıladım. Artık bir fikir beyan edebilirim :) Uzun bir süredir hergün ya da 2 günde 1 mutlaka kullanıyorum. Zor durulandığını söyleyenler vardı ama belki de saç uçlarıma sürdüğümden ya da saç uçlarım çok kuru olup ürünü su gibi içtiğinden, durulama problemi yaşamadım. Besleme, onarma gibi özelliği olduğu söyleniyor ki, bu konuya yardımcı başka ürünler de kullandığımdan tam olarak etkili mi bilmiyorum. Yine kullandığım diğer ürünlerin de etkisi ile saçlarım hacimli ve dalgası belirgin. Ama sevmediğim bir yanı var ki, saçlarımı sertleştiriyor, hafifçe bir kayış gibi olma durumu var yani. Sürüp 5dk. kadar bekliyorum, saçlarım yumuşuyor, kolayca taranıyor. Ama duruladıktan sonra o sertlik hissi geçmiyor.
Ürüne çamur atmayalım hemen, benim saçımda zor saç. Yani bu problemi siz yaşamayabilirsiniz. 
Şu an diğer çeşitleri ile birlikte indirimde 8,99TLden 7,99TLye düşmüş. 500ml olduğunu düşünürsek, katı yapısı yüzünden de az kullanmak gerektiğini de eklersek uzun gidecek bir ürün için fiyatı oldukça uygun.

24 Haziran 2012 Pazar

Nail Artlar...

Uzun zamandır blogumu okuyanlar iyi bilir, ben oje ve nail art bağımlısıyım. Gerçi son bir kaç aydır üşengeçlik, yorgunluk v.s. gibi nedenlerle nail art ile bir ayrılık yaşamıştık. Sonra ben nail artsız yapamadım ve tekrar başladım uygulamalara.

Flormar 424 ve Flormar Altın Rengi çatlayan oje... Bu birlikteliği seviyorum :) 

Kalyon 223 (zemin) ve Flormar Supershine 41 numara (baskı) birlikteliği. Çok sevdim :) 

Flormar 424 çok güzel bir oje, fakat nail art için pek uygun değil gibi. Aslında baskı yapılabilir rahatlıkla, onun dışında epey bir beyin fırtınası yapmak gerekiyor, ne olabilir diye. Simlerle bir deneyim dedim, fena olmadı ama çok da içime sinmedi. Simli oje Pastel 313 

Renkli frenchde sevdiğim bir uygulama. Flormar M104 (zemin) ve Flormar 392 simli oje. Çok sevmedim ama 3 gün kullandım :) 

Kalyon 223 oje ile sticker işbirliği. Stickerları direkt yapıştırıp kullanıyordum, ertesi gün hemen soyuluyorlardı. Bu sefer üstüne cila sürdüm, 2 gün kullandım :) 
Yeni aldığım disk ile leopar desen uygulaması. Zeminde Flormar Supershine 28, baskı için Golden Rose 71 kullandım. Diske çamur atmak istemiyorum, sanırım baskı için daha yoğun yapıda bir oje kullanmam gerekli. Eğer disk sorunlu ise hayal kırıklığına uğrarım ki :(

Bitenler #24

Maybelline Affinitone Allık / 79 Flash Plum; Çok seviyordum ki, kırılmasa dibindeki toz zerreciklerine kadar kullanırdım.
Avon Color Trend Ruj / Amethyst; Soğuk tonlu bir ruj, normalde dibini bulmadan atmak adetim değildir ama sıcak renkleri daha çok seviyorum ve herşeye rağmen çokta kullanmışım.

Ducray Keracnyl Temileme Jeli; Alınabilir.

Alessandro Nail Spa Tırnak Sertleştirici Jel; Vanilya Club kutusundan çıkmıştı. İşe yaramıyor diye düşünmüştüm ama tırnaklarımda acayip sert. Bundan mı ki?
Avon Face Perfector; Avon renksiz fondöten diyor yani baz. Kardeşimin çantasında bulup aldım, sonra unuttum. Tekrar hatırlayıp kullanmaya karar verdiğimde bozulmuş gibi geldi. Risk almadım, çöpe gitti. Açılmadan iade yani :)
GK Color Protection Şampuan ve Saç Kremi; İçindeki ürün çok az ama iyi gibi geldi bana. 
Catherine Arley Dynamic Pudra; Bloglarda çok okuyunca almıştım ama yanlış almışım. En çok beğenileni Silky Touch serisiymiş. Gördüğünü gibi dibini buldum. Elimde bir sürü ve fiyat olarak bunun en az 10 katı pudralarım olmasına rağmen favorim bu. Resmen aşk ve nefret ilişkisi yaşıyorum. Çok beğendiğim halde dünya para verdiklerim aynı etkiyi gösteremiyorlar bile diye buna kızıyorum :) Bu pudra güzel, güzel :)

23 Haziran 2012 Cumartesi

Gratis ve Watsons Anneler Günü İndirimi alışverişi


İşte deli dürtmüş gibi sabahın bir körü Gratis maratonuna çıkmamın nedeni. %50 indirimle bu bebekler benim oldu.  
Ambalacını yediklerim :) 
Bunlar %50 indirimden Anneme aldıklarım.  
Garnier Roll-on ve Deborah ruj yine %50 indirim ile kendime aldıklarım. Sanitabant babetlerin mahvettiği ayacıklarıma, boya önlüğü Ablama. 
Bunlar da Watsons'ta %30 indirim ile aldığım güneş ürünleri, Arko Nem Kuzucuklarımıza, Nivea'lar Anneme. Kalyon oje de bana :)

21 Haziran 2012 Perşembe

Flormar Neon Oje #N015

Merhabalar arkadaşlar,
Oje konusunda al ama sürme gibi bir felsefem var sanırım, bir sürü ojem var ama içinde 3-5 ini ancak sürüyorum. Mesela geçen seneden beri bir sürü mavi oje aldım ama ilk mavi ojemi yeni sürebildim. Koleksiyonerim galiba :)
Bu ojeyi Sevgili Lüzumsuz İşler Uzmanı'nın çekilişinde kazanmıştım.  Çok güzel bir mavi, fakat biraz su gibi. 2 katta oldukça kalın sürünce bu görünüşe ulaştım. 
Bir de dayanıksız, çabuk soyuldu. Flormar ojeleri seviyorum, hepsi bu kadar dayanıksız değil tabi. Renginin hatırına sürmeye devam ama.

16 Haziran 2012 Cumartesi

Bitenler #23

Selamlar arkadaşlar,
Kaç haftadır bitenler yazısı yazmıyordum, aslında haftalardır eski ve yeni fotolar birbirine karışmış, elimde yazacak bir sürü şey birikmiş ben ise nerden başlayacağını bilmeyen bir şaşkın olarak işleri daha da sarpa sardırmış vaziyetteyim. {Hayatımın her alanında:( }
Pantene Aqua Light Sprey; İki fazlı bu spray kardeşimin, bitmesine az bişey kala yeni bir sprey aldığından unutup bir köşeye atınca ben kullanıp bitirdim. 6-7 sefer kullandım, sevdim diyebilirim.
La Roche Effactlar Tonik, çok sevdiğim bir tonikti, tekrar alabilirim.
Yves Rocher Pure System Cleanser, kokusunu falan sevdim de granüllü temizleyicilerle anlaşamıyorum.
Watsons burun bandı, bu seneye kadar kullanmadığım birşeydi, şimdi düzenli kullanıyorum.

15 Haziran 2012 Cuma

Şikayetim Var ; Vi-Vet

Merhabalar arkadaşlar,
Bu seferki şikayetimiz biraz kıldan-tüyden bir mevzu. Buraya kadar okuyan erkek arkadaşlarımızın sonraki posta geçmesi rica edilir. Kızlar siz devam edebilirsiniz okumaya :)
Vi-vet sir ağda bantları şikayet konumuz. Uzun zamandır ara ara da olsa sene de bir kaç paket aldığım bir ürün. Fakat son aldıklarım -3 paket- aynen kullanılmadan çöpe gitti. Elimde ısıttığım halde bantları birbirinden ayırdığımda sir ağdalar sadece bir kısımda kalıyor, diğer taraf bomboş. kesinlikle kullanmak mümkün olmadı. İlk pakette bunu yaşayınca bir süre yüzüne bakmadım, sonra tekrar bir paket aldım. Yine aynı şey.Tabi ben yine firmaya mail attım, ne dönen ne cevaplayan. Müşteri ilişkileri konusunda kapı duvar bir firma. Hani yarısını kullansam yine üzülmeyeceğim ama aldığım gibi çöpe gitti. Çok üzülüyorum böyle durumlarda. 
Ürün zaten gözünden düşmüş, bir de firmalar ürünlerinin arkasında olmadıkları zaman ürünü geçtim ama markaya bile güvenim kalmıyor, sıfırlanıyor benim :(

13 Haziran 2012 Çarşamba

Vanilya Club Haziran Kutusu

Vanilya Club kutum geleli 1 haftayı geçti ama ben ancak yazıyorum. Oysaki kutuya kavuşmak ve heyecanla açmak gerçekten büyük keyif. Çünkü ne çıkacak bilmiyorsun, merak ediyorsun.



Beauty Face The Lift
Bvlgari Omnia Coral
Bvlgari Man
Lierac Lipofilling
Lierac Coherence
Nuxe Kuru Yağ
 L'occitane Shea Sütlü Sabun
Liquid Gold Foaming Gel
China Glaze Oje
Alessandro Fresh Up Lipstick - Ruj
Ruj bulanık çıkmış ama pembe görünümlü ama benim dudaklarımda kırmızı gibi duran çok güzel bir ruj :)
Bir de China Glaze ojeyi neden eklememişim bilmem, fotolarda yok. Yakında sürerim o zaman ben de :)


Siz de Vanilya Club üyesi olmak isterseniz buradan alalım 

*** Ürünler denemem için Vanilya Club tarafından gönderilmiş olup, tamamen kişisel görüşlerim eşliğinde sizinle paylaşılmıştır. Vanilya Club yetkililerine bu gönderi için teşekkür ederim.

11 Haziran 2012 Pazartesi

Şikayetim Var ; Penti

Merhabalar,
Şikayetim Var da az sonra bahsedeceğim durum ve firmadan büyük ihtimal sizlerde şikayetçi ve muzdaripsiniz. Çünkü bu kış birr sürü insandan duydum bu cümleyi.
Firmamız Penti. Şikayete de bu çoraptan sonra karar verdim. 
Ben bir çorap koleksiyoneriyim. Biiiiir dolu çorabım vardır, renk renk şekil şekil. Çoraplarımı da çoğunlukla Penti'den alırım. Bir de çoraplarım -özellikle tül, ince ya da file v.s. olanlar- kıymetlimdir, makinaya bile atmam, elde yıkarım. Bu yüzden de elimde sapasağlam bir kaç yıllık çoraplarım vardır. Gel gör ki son bir kaç ay içinde aldığım çorapların %90'ı şu an yaşamıyor efendim, mefta oldular. En sağlamı opaklar olurdu, onlarda anlamsız şekilde yırtılıyor, kaçıyor, sabotaja uğramış gibiler, hemen hepsi aynı yerden başlıyor yırtılmaya kaçmaya. Ağ bölgesindeki dikiş yerlerinden bahsediyorum. Bir de bacak bölgesinde tuhaf, nasıl olduğuna anlam veremediğim delikler. Hayır diyelim ki ben de bir kusur var, neden eskilerde yok, eski çoraplar sapasağlam da özellikle yeniler yırtılıyor, kaçıyor.
Üstteki çorapta yaşadığım durum daha fena. Kendisi tül çorap diye geçen şapşahane bir çoraptır. Siyahı var ben de, en az 2 senelik. Hala sapasağlam. Ama şu yukarıda gördüğünüz tül rengini 1 dkcık giymek bile kısmet olmadı. Daha giyerken cırt cırt söküldü, hani bin yıllıkmışta, ya da güneşte kalmaktan yıkanmaktan yıpranır çürür ya, öyle bir şekilde. Sonuçta az bir parada değil. bari 1 güncük giyeydim :(
Ümraniye Carrefour ve Meydan'da Penti'deki kızlara şikayetimi bildirdim, not aldılar, telefonumu aldılar, biz şikayetleri değerlendiren bir firmayız v.s. v.s. dediler ama ne arayan var ne de soran. Ben de sizlerle paylaşayım, sizlerle dertleşeyim istedim :)

10 Haziran 2012 Pazar

Şikayetim Var; Park Bravo

Merhabalar Canlarım;
Yine bir şikayetim var. Bu sefer ki şikayetim Park Bravo'ya. Aslında bakmayın buraya yazıyorum ama, aslında buraya yazmadan önce hep firmalarla iletişime geçiyorum, mail atıyorum. Beni sallamazlar, cevap vermezler ise yazıyorum. Yoksa bir sürü firma gayet ilgili ve hemen dönüyorlar, benim de yazmama gerek kalmıyor.
Bu hırkayı ablacım bana geçen sezon sonunda almıştı. Hem sezon sonu olduğundan, yani havalar düzelmeye başladığından hem de o zamanlar çalışmıyordum ve hırkada klasikti, çalışınca giyerim diye kaldırmıştım bu sene için. Aralık ayında ilk defa giydim, giymez olaydım. Cumartesi çalıştığım bir gün giydim, sadece yarım gün. Hırka üstümde tüylendi, ama nasıl bir tüylenme, koca koca pamukçuklar yuvarlanıyor üstümde. Tüyler hava da uçuşuyor. Eteğim ve sandalyem tüyler içinde kaldı. O gün kendimi eve zor attım. Hemen üstümü değiştirip en yakın Park Bravo'ya gittim. Hiç yardımcı olmadılar, yol göstermediler. Hani deseler ki inceletmeye gönderelim, ona da razıyım. Çünkü ilk giyiyorum ki, belli olurdu zaten. Onlar yardımcı olmayınca ben de eve gelip mail adreslerini bulup mail attım. hem de bir kaç kez. Hala bana dönen olmadı. 
Herhangi bir marka olsa anlarım ama koskoca Park Bravo yani. Şimdi hırka bir poşetin içinde, atsam mı saklasam mı arasında duruyor. Sadece 1 güncük giyebildim, kullan at durumunda yani. 
Park Bravo'nun tutumuna o kadar üzüldüm ki, mağazalarında içeri giresim, bir şey bakasım gelmiyor. Ah o deri eldivenleri olmasa, kışın onların hatırına girdim bir kaç kez ama bir daha en azından triko tarzı bir şey almam :(

2 Haziran 2012 Cumartesi

Lancome Blush Subtil / Lancome Allık

Bugün size kardeşimin olup, onun kullanmadığını farkedince cebren ve hile ile el koyduğum Lancome Allığımdan bahsetmek istiyorum.
Lancome ambalajları klasik ve kaliteli. Makyaj çantamda bulunmasına bayıldım bu allığın. 

Kardeşimin çantasında kullanılmamaktan yıpranmış. Neyseki allığın hakkını verebilecek emin ellerde şu anda bu bebek :) 
Etiket kısmı yıprandığı için tam numarası ya da adını bilmiyorum. 02 ya da 03 olduğunu düşünüyorum. Koyu bir renk gibi görünse de doğal bitirişli, pembe-şeftali arası harika bir renk ve kalıcılığı süper süper süper :) En güzel tarafı da bu. İşe giderken başka allıklar kullansam da, eğer dışarlarda bir yerlere gideceksem kesinlikle bu allığı sürüyorum, tazeleme ya da uçma gitme gibi bir derdi yok nasılsa.
Lancome bu allığı şöyle anlatmış; İnce dokulu ve uzun süre dayanıklı allık. Sıkılaştırılmış pudra dokulu, kendinden fırçalı, orta örtücülük, doğal ve iddialı görünüm.

Sıkılaştırılmış pudra dokulu, kendinden fırçalı ambalaja sahiptir. İpeksi, uzun süre dayanıklı sıkılaştırılmış pudra allık ciltte eşit şekilde dağılır. Doğal, ışıltılı veya şeffaf: cildinize mükemmel etkiyi sağlayacak görünümü seçin!