30 Nisan 2012 Pazartesi

Bitenler #21

Bakalım en son neler bitirmişim;
Colgate Buz Fırtınası; Çok seviyorum :)
Kiehl's acne blemish control daily skin-clearing treatment; Buyaka'daki mağazasına girip ürünlerle ilgili bilgi almak istediğimde oradaki görevli hemen tester olarak verdi. Soyucu etkili bir ürünmüş, akşamları kullandım. İçinde bol bol ürün var yalnız, 10 gün falan kullandım ve çok memnun kaldım. Tek kötü tarafı sanki turşu suyu gibi kokuyor :) Ama almayı düşünüyorum :)
SyenErgen AntiPickel Maske; Rossmann'dan almıştım ama acayip bir maske, kokusundan hoşlanmadım, bir de temizledikten sonra maskeyi sürdüğüm yerler bir iz şeklinde kıpkırmızı oluyor, uzun bir sürede öyle kalıyor.
Avon Bronze / SPF 30 ; Geçen sene almıştım, bitmedi ama çöpe gitti. Daha yararlısını kullanıyorum :)

Avene Cleanance Solaire Emulsion SPF 30

Selam arkadaşlar, 
Geçen yaz yüzüm için düzeli güneş kremi kullanmaya karar verip, sonra 1-2 kere kullanıp vazgeçmiştim. Bu sene -yüzüm için epilasyona da başlayınca- yeniden kullanmaya -kesin ve net olarak- başlamam gerekti. Ne alsam diye düşünürken de Avene'e karar verdim ve aldım.
Cleanance Solaire güneşten direk koruma sağlarken aynı zamanda antioksidan etkiye sahiptir. Cucurbita Pepo ve Çinko Glikonat ile sebum salgısını düzenleyerek akne oluşumunu engeller, o nedenle akneli ciltlerde akne tedavisi sırasında ve sonrasında güneşten korunmak için tavsiye edilir. 
Neredeyse 1 aydır hemen hergün kullanıyorum. Bazen nemlendirici altına bazen de sadece bunu sürüyorum. Yapısı, nemlendirmesi yeterli geliyor aslında.
Fondöten, pudra, allık v.s. bütün ten ürünlerini kullanacaksam nemlendiricimin altına sürüyorum. Bir nevi kalkan, bariyer olsun diye. Güneş kremi alırken yorumlara baktığımda bazı ürünlerin beyaz beyaz yüz de kaldığını, iyi dağıtılmadığını ve üstüne makyaj yapmanın çok zor olduğunu söyleyenler vardı. 
Avene Cleanance'da ben böyle bir sorun yaşamadım. Hatta göz altımda nokta gibi küçücük, kahverengi güneş lekelerim vardı, 1 ayda onlar kayboldu gibi, şu an belli belirsizler. Bir de ağız kısmının pompalı oluşuna hem şaşırdım, hem çok sevdim :)

28 Nisan 2012 Cumartesi

Flormar Supermatte #M104

Bu seferki ojemiz yine canlı bir renk, ama benim pek de tercih etmediğim bir renk. Nasıl almışım bilmem, şişe de farklı duruyor, sanırım bu yüzden aldım. Ama rengine de bayıldım doğrusu.
Bu renk vişne çürüğü mü desem, fuşya mı desem, bordo mu desem. Tam 3ünün ortasında bir renk sanki. Ama kesinlikle kırmızı taklidi yapıyor :) Fotoğraflarda bile kırmızısımsı çıkmış ki, görenlerden bazıları kırmızı ojemi beğendiklerini söylediler. Bakalım ojem sizce hangi renk :)



Bir de Flormar ile benim matlık anlayışımız aynı değil belli ki! Hoş, ben mat oje sevmem, canlı, ışıltılı, parlak renkleri daha çok severim ama ismi Supermatte olupta bu kadar parlak olunca şaşırıyor insan :)

25 Nisan 2012 Çarşamba

Bitenler #20

Yine bir bitenler yazısı ile karşınızdayım
Nivea Black&White Roll-on; Bu roll ondan bir ben memnunum galiba :)
Flormar Supershine #13 Oje; Yazısı burada. Tekrar almam lazım, en sevdiğim kırmızı oldu kendisi :)
Yves Rocher Pure System Stop Blemish Lotion; Akneleri ve siyah noktaları yok eden matlaştırıcı kusur giderici bakım kremi testerları. Çok sevdim. Fiyatı da çok uygunmuş. İlk nemlendirici alışverişinde alınacaklar arasında. (Bana sorgusuz sualsiz tester veren BuYaka çalışanlarına sevgiler, 
teşekkürler)
Maybelline Lip Gloss / #546 Silver Rose; Çok seviyordum. Bitmesi beni hayal kırıklığına uğrattı sanırım. Erken bitti gibi geldi :(  Aslında bitirdiğime sevinmem lazım ama, sevinemedim işte.
Maybelline Line Definner Göz Kalemi / Black Onyx; Yazısı burada. Vallahi bu da erken bitti, kesin içindeki ürün azdı, kesin :(
Lip Gloss ve Göz Kalemini bitirmeme sevinmem lazımdı ama sevinemedim işte :)

20 Nisan 2012 Cuma

Vanilya Club Nisan Ayı Kutusu

Nisanın sonu geldi bu ne kutusu demeyin :) Fotoğraf makinamla daha doğrusu hafıza kartımla ilgili bir sorun yaşamıştım, çok şükür çözdüm, gecikmeli olarak da olsa paylaşıyorum :(
İtiraf ediyorum; önce kutuyu açıp içindekilere bakıp merakımı giderdikten sonra kutuyu hiç açmamışım gibi fotoğrafını çekiyorum :) 

Ve nisan ayı kutusu
Önceki aylarda bol bol gelen ürünlerden sonra kutuyu evir çevir araştırdım, başka bir şey yok mu diye :) Maalesef bu kadarmış :)
*Roberto Cavalli Parfüm Testerı
*Alessandro Hands Up El Kremi
*Chantecaille Temizleyici ve Nemlendirici
*Chantecaille Ruj (Rujun rengi pek iç acıcı olmasa da orjinal boy olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim ve de 95TLcik olduğunu da :) Ne yalan söyleyeyim ilk gördüğümde hımm kullanamam sanırım diye ablama vermek istedim ama fiyatını öğrenince ve o da bu teklifime cevap vermeyince oh dedim, makyaj çantama atıverdim :D ) 
*** Ürünler denemem için Vanilya Club tarafından gönderilmiş olup, tamamen kişisel görüşlerim eşliğinde sizinle paylaşılmıştır. Vanilya Club yetkililerine bu gönderi için teşekkür ederim.

Ahmet Ümit / Şeytan Ayrıntıda Gizlidir

Uzun zamandır kitap yazısı yazmamam kitap okumadığım anlamına gelmiyor. Maalesef ki az / yavaş okuyorum, o ayrı :(
Kitap Hakkında:
"Şeytan Ayrıntıda Gizlidir", gündelik hayatın hemen her alanında olup biten, hayatın hızlı temposu içinde baktığımız halde görmediğimiz, yaşanan ve yaşanması muhtemel cinayetleri öyküleştiriyor. Usta edebiyatçı Vedat Günyol’un "Türkçe tutkunu, Türkçe vurgunu" olarak nitelediği Ahmet Ümit’in duru bir dil ve akıcı üslupla kaleme aldığı bu bir solukta okunan öykülerde Başkomiser Nevzat ve yardımcısı Ali, bir yandan görevlerini yerine getirip cinayetleri çözerken diğer yandan da yazarın hınzır emellerine alet oluyor (!).
"Şeytan Ayrıntıda Gizlidir"de, Türkiye’nin en ünlü türkücüsü cinayet suçlamasıyla karşı karşıya kalıyor örneğin. Üstelik bu kez, adamlarından biri üstlenmiyor suçu; türkücü, yakayı ele verdiğinde, göğsünü gere gere itiraf ediyor. 1999 yılında on binlerce kişinin canından olduğu Marmara depremini "orgazmik bir heyecan"la karşılayan ünlü bir deprem profesörü, o dönemde bilimsel kimliğinin kaldırmayacağı kadar alaycı açıklamalarıyla pek çok kişide öfke uyandırmıştı. Ahmet Ümit, sessiz yığınlar adına yazarlığını konuşturup, sözü geçen bilim adamının kendini beğenmiş, elitist tutumundan da intikam alıyor. Kanal kanal gezip "dalgasını geçen" profesör, bir TV programı sırasında "haz"dan ölüyor.
Ahmet Ümit, kendi iktidarını kullanıp herkesle alay edercesine yaşayan, okurun kolayca teşhis edebileceği medyatik tipleri eleştiri süzgecinden geçirirken, bir başka noktada daha cesaret çizgisini aşıyor. Türkiye’nin tabularından biri olduğu için sinema, tiyatro vb. sanat dallarında olumsuz örneğini göremediğimiz meslek dallarından suçlular da öykü kahramanı olarak boy gösteriyor "Şeytan Ayrıntıda Gizlidir"deki öykülerde: uyuşturucu işine bulaşmış bir polis, bir jinekolog, albay eşini aldatan öğretmen, arazi mafyasının orman yakmasına öfke duyan avcılar vb. 
Tabu olması bir yana, toplum içinde saygınlığı tartışmasız meslek dallarına mensup suçlu kahramanlarına karşı acımasız davranmıyor Ahmet Ümit. Yazarın romanlarından alışık olduğumuz, suç kadar suçluyu, onu eyleme iten nedenleri anlamaya ve okurla paylaşmaya dönük tutumu, "Şeytan Ayrıntıda Gizlidir"deki öykülerinde de sürüyor. Örneğin, suçlu jinekoloğun işlediği cinayette, işine yabancılaşmanın nasıl bir rol oynayabileceğini bir çırpıda hatırlatıveriyor.
Fethi Naci’nin deyişiyle "Ahmet Ümit’in sürükleyici bir anlatımı var" ve "Şeytan Ayrıntıda Gizlidir"deki kısa öyküler, hiç de bu akıcılığa kurban gitmiyor. Her biri ayrı bir lezzet taşıyan öyküler sona erdiğinde okur yüzünde beliren tebessüm de bunun en güzel kanıtı.

Ahmet Ümit'i çok severim. Özellikle İstanbul Hatırası hem yazarın en sevdiğim kitapları arasındadır hem de bugüne kadar en sevdiğim kitaplar arasında ilk 10a girer. Bu kitabı da açıkçası İstanbul Hatırası hevesiyle aldım. Ama hayal kırıklığına uğradım. Kanıt dizisi var ya, onun gibi, dizi gibi yani, çeşitli hikayelerden oluşuyor. Dili anlatımı çok güzel olsa da neticede bir İstanbul Hatırası değil :)

18 Nisan 2012 Çarşamba

Bitenler #19

Haftaiçi biten yazısı ne alaka demeyin, 3 ten fala biten oldu mu bana fazlaca batıyor, hemen çöpe atmak istiyorum. Yazayım da kurtulayım istedim.
Şelale Aseton; iyi hoş ama bir Parmex değil neticede :)
Diadermine Makyaj Temizleme Mendili; 2 al 1 öde gibi bir kampanyadan almıştım. 2sinide aynı anda açıp kullanmaya başlamışım. Biri geçen hafta biri bu hafta bitti. Sevmedim.
Avon Kadınlar için Temizleme Mendili; Seviyorum.
Avon Temizleme Köpüğü; Bazen seviyorum bazen sevmiyorum. Neyse bitti, bir daha almam sanırım. Zaten bu da dolapta yarım bulduklarımdandı. 
Selective Mavi Su; yazısı burada. Bu tarz ürünleri sevdim. Şu an başka bir markanınkini kullanıyorum.

14 Nisan 2012 Cumartesi

Bitenler #18


Bir bitenler yazısı ile daha karşınızdayım çok şükür :) Bakalım neler bitirmişim;
(Markası-Numarası silinmiş) 9lu far; Minik minik 9 tane far, bir kaçını epey kullandım. Çok kaliteli değil. Kullanmaktan sıkıldım, çöpe gitti.
Avon Color Trend Ruj; Bu rujuda çok kullandım. Yapısından çok memnun değildim ama renginin güzelliğinden sürdüm hep. Baktım bitecek gibi değil artık yollarımızı tamamen ayırdım kendisi ile :(
Avene Hydrance Nemlendirici (Tester); Sevdim, büyük boyunu alabilirim.
Dermokil / Xtra Şampuan (Tester); İlk defa içinde bu kadar az ürün olan bir tester gördüm, şu iki bir paket bir banyoda bitti. Hiçbirşey anlamadım dolayısı ile:(
Avon Dry Skin SOS Krem; Bu aslında yüz kremiymiş, alırken neyin kafasındaymışım bilmiyorum. Sanırım el kremi falan sandım. Zaten el kremi olarak kullanıp bitirdim.  

13 Nisan 2012 Cuma

Golden Rose #28

Golden Rose 21 numara ojeyi gül kurusuna benzetip almıştım. 
Aslında belki gül kurusu ama içindeki altın yansımalarından, ışıltılarından ben de kahverengimsi durdu. 
Daha açık tenli bir elde belki daha pembemsi durabilirdi, bilemiyorum. Ben kendime ten rengime yakın, nude ve kahverengimsi tonları yakıştıramıyorum. 
Yapısında falan bir sorun yok, süper hızlı diyemem ama zamanında kurudu yine de. 2-3 gün de rahatlıkla kullandım.
Ama beni hiç heyecanlandıran, içimi açan bir renk olmadığı için onu benden daha çok sevecek birine verdim gitti :)

9 Nisan 2012 Pazartesi

Şanslı Kişi #5

Bir çekilişin daha sonuna geldik. Epey bir vakit harcadım, yorumlar arasında kayboldum falan ama sonunda sonuca ulaştım :)
Hediyelerim bunlardı.
Ve hediyeler.....
Svieri Doroga'ya gidiyor.... 
Tebrikler canım. Mail adresini bulamadım, bana en kısa zamanda adresini mail olarak atmanı bekliyorum.
Çok yakında başka çekilişlerimde olacak, takipte kalınız :)

8 Nisan 2012 Pazar

Bitenler #17

Yine bir bitenler yazısı ile karşınızdayım cancağızlarım, bakalım bu sefer neler bitmiş, çöpe gitmiş :)
1. Avon Personal Match Fondöten ; Yazısı burda
2. Yves Rocher Pure System Stop Blemish Lotion; Alışverişim esnasında Buyaka'daki görevli tarafından sorgusuz sualsiz verildi. Bir sürü alışveriş yapıpta tester istediğinde ''ay hiç kalmadı'' diyenlere inat. Daha bir kaç paketim daha var. Kötü yanı 1 kullanımlık ürün ancak çıkıyor içinden. Sivilce ve siyah noktaları engelleme gibi bir vaadi var, bu kısmından birşey anlamadım ama alerji yapmadı şu ana kadar. 
3. Diadermine Makyaj Temizleme Mendili; Sevmedim.
4. Elmex Diş Macunu; Abim İstanbul'a geldiğinde getirmişti, burada unutup gitti, biz de bitirdik :) Hafif bir tadı var, ama buralarda satılmıyor ki, istesekte alamayız. Nancy yazın gittiğinde getirir artık :)
5. Flormar Supershine #27 ; Bir ojeyi daha bitirmenin haklı gururu içindeyim :) Zarla zorla bitirdim, çokta sevmemiştim çünkü. Yazısı burada 
6. Britney Spears Radiance EDP Bayan Parfüm testerı ; Vanilya Club kutusundan çıkmıştı. Çok kalıcı değil ama kokusunu sevdim. Kendim alır mıyım bilmem ama hediye edildiğinde kullanırım kesinlikle :) Vanilya Club'ta bu parfümü incelemek isterseniz tık tık 

3 Nisan 2012 Salı

Avon (İki Uçlu) Far Fırçası

Avon'un 2 uçlu far fırçasını birkaç aydır kullanıyorum. Bir tarafı sentetik kıl, diğer tarafı top şeklinde süngerli bir fırça.  
Farlarımı sürüyorum ama açıkçası çokta memnun değilim. Biraz sert. Kıl yoğunluğu fazla biraz sivrimsi. Gölgelendirme için daha uygun olabilir. Açıkçası ben temizledikten sonra kapatıcı için kullanmayı planlıyorum. Çünkü likit tarzı ürünlerde -bana göre tabi- daha başarılı olduğunu farkettim. 
Sünger uçlu tarafı ise ne için kullanacağımı bilemedim bir süre, ama şu aralar  göz pınarımı aydınlatma görevi verdim kendisine, başarıyla yerine getiriyor. Rahatlıkla farları dağıtmak için de kullanılabilir.
Sık sık yıkanmaya uygun, daha 1 tane kıl döktüğünü görmedim. Sık sık kampanya da oluyor, uygun fiyata alma imkanınız da var. Benim gibi tembel olup makyaj fırçalarınızı hemen temizleyemediğiniz zamanlarda oldukça işinize yarayabilir.

1 Nisan 2012 Pazar

Ecotools Far Fırçası

Ecootols far fırçasını hem çok merak edip hem elimde fırçalarım var diye uzun süre bakmış bakmış ve almamıştım. Neyse bir ara direnmeyi bırakıp sepetime atıvermiştim. İyi ki de atıvermişim.
Bambu saplı bu fırçanın kılları yumuşacık ve oldukça sık. Tombul bir fırça gördüğünüz gibi :) 
İlk kullanmaya başladığımda tombul fırçası yüzünden farı mutlaka göz altlarıma kadar sürüyordum. Doğru sürme tekniğini öğrendim de kurtuldum. Bir de sabahları acelem olduğu, vaktimin olmadığı zamanlarda kurtarıcım. Neredeyse tek hamlede farımı sürebiliyorum (Tamam tek değil ama oldukça kısa sürede :D)
Ecootols Far Fırçasından çok memnunum ve acaba pudra ve allık fırçasını da mı alsam diye düşünmeden edemiyorum :)

Golden Rose #211

Şu rengin güzelliğine bakar mısınız? Neon modasına tırnaklarımla başladım :) O kadar sevdim ki bu rengi tırnaklarıma bakıp bakıp mutlu oldum :) 
Golden Rose'dan pek fazla oje alıp kullanmamıştım daha önce. Bazı ojeleri için su gibi falan diyorları, bunu sürerken çok korktum. Korktuğum gibi çıkmadı ama,  bu gördüğünüz 2 kat ve oldukça da opak. 
Çıkarırken de oldukça kolay çıktı, simsiz oluşuna bağladım ama tırnaklarımı hiç boyamadı.
Şu anda bu ojem ile yaz aşkı yaşamaktayım, biline :)