18 Ekim 2012 Perşembe

Sultanı Öldürmek / Ahmet Ümit

"Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?"
Sultanı Öldürmek bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu. Şahane bir aşk için harcanmış bir ömrün hikâyesi... Serhazinlerin son temsilcisi Müştak Serhazin'in başından geçen dört günlük tuhaf bir serüven. Sapında Fatih Sultan Mehmed'in tuğrası bulunan mektup açacağıyla öldürülmüş bir tarih profesörü... Bir aşk cinayeti mi? Yoksa kökleri "Ulu Hakan"ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı? Osmanlı devletinin bir imparatorluğa dönüştüğü o zaferler ve ihanetlerle dolu günlere yapılan sıradışı bir yolculuk. Ve bu heyecan verici yolculuk boyunca kulaklardan eksik olmayan o kadim soru: Tarih, geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mı?
"...Ve Sultan Mehmed Han. Mehmed Han oğlu Murad Han oğlu Fatih Sultan Mehmed Han. İki karanın ve iki denizin hâkimi. Allah'ın yeryüzündeki gölgesi. Kostantiniyye'yi zapt eden padişah. Roma İmparatorluğu'nun doğal varisi, farklı dinlerden, farklı dillerden, farklı ırklardan yepyeni bir millet yaratma aşkıyla yanıp tutuşan kudretli hükümdar. Uçsuz bucaksız ovalarda at koşturan ordular. Kılıç sesleri, savaş naraları, korku çığlıkları. Ardı ardına düşen şehirler, ardı ardına yıkılan devletler, ardı ardına el değiştiren kaleler. Kırk dokuz yaşında dünyaya nam salmış bir hükümdar. Ve değişmez kader. Akşama kavuşan gün. Ecel şerbetini içen insan. Ve Fatih Sultan Mehmed'in şüpheli ölümü. Ve onun iki şehzadesi. İkiye bölünen saray, ikiye bölünen devlet, hiçbir şeyden haberi olmayan bir halk. Ve iki şehzadenin kanlı boğazlaşması sürerken saray odasında unutulan Fatih Sultan Mehmed Han'ın cansız bedeni..."
Ahmet Ümit, kusursuz bir kurguyla ele aldığı bu cinayet-aşk-tarih örgüsünde edebiyat okurlarının gözündeki ayrıcalıklı yerini bir kez daha sağlamlaştırıyor.
Bu kitap tatilde okuduğum 3,5 kitaptan biri. Kitap üzerine notlar almayı sevmediğimden, bir de plajda, şezlogda okuyup notlar alamadığımdan can alıcı çok nokta olsa da paylaşamıyorum. Ama şunu diyebilirim ki; Bir Ahmet Ümit klasiği, kalın bir kitap olmasına rağmen sıkılmadan, merakla, heyecanla, çabucak okunuyor. 
Türü polisiye ve sonu kesinlikle şaşırtmacalı. Katille ilgili hiçbir tahminim tutmadı yahu. Çok beğendiğim ve iyi ki okumuşum dediğim kitaplardan.

9 yorum:

  1. Ahmet Ümit kitaplarını çok severim, bu kitap da başlarda iyi gidiyordu ama sonlara doğru Müştak karakteri o kadar sümsük ve can sıkıcı bir hale geldi ki, elimde olsa boğardım. Karakter çok bunalttı beni, bir de sonunu tahmin ettiğimden, daha doğrusu Müştak olmadığını baştan beri bildiğimden baydı beni galiba.

    YanıtlaSil
  2. Açıkçası bende sevmemiştim bu kitabı. Sadece bitsin diye bitirdiğim kitaplardan diyebilirim. Bana göre polisiye Grange'den okunmalı. Grange okuyunca bu biraz sönük kalıyor.

    YanıtlaSil
  3. Hiç Ahmet Ümit kitabı okumamış biri olarak klasik Ahmet Ümit kitabı nasıl olur bilmiyorum ama bu kitabı okumak istiyordum sen de beğendiğine göre okumalıyım dimi canım :)

    YanıtlaSil
  4. İstanbul Hatırası'nın yanında sönük kalan bir kitap ama yine de zevkle okudum bunu da..

    YanıtlaSil
  5. aynen canım ben de katille ilgili tahminimi tutturamamıştım...

    YanıtlaSil
  6. en merak ettığım kıtaplardan bende kesınlıkle okuyacağım bu kıtabı paylasımın ıcın tesekkurler sevdam:)

    YanıtlaSil
  7. Kesinlikle okuyacağım hemde büyük bir merakla eminim. Teşekkürler sevdacığım..

    YanıtlaSil
  8. SEVDAM BEN BU KİTABINA TALİBİM OKUMUŞSUN DA BENDE OKUYABİLİRMİYİM YÜTFEN

    YanıtlaSil
  9. Bahar; Müştak'ın sümsüklüğü konusunda hemfikiriz, ben sonunu bilmediğimden tahminlerim vardı ama tabi tutturmadım. Yine de ben sevdim bu kitabı :)

    Polinka; Ben hiç Grange okumadım, ama madem tavsiye ediyorsun okumak isterim :)

    Uur Bocee; Canım ben özellikle İstanbul Hatırası'na bayılmıştım, bence onunla başla. Ama Ahmet Ümit iyidir, kesinlikle oku kitaplarını :)

    Audrey; Ben de ona bayılmıştım ama bu da fena değildir :)

    Hamide; Ama tutturulcak gibi de değilmiş :)

    Biricit; oku canım ama eğer imkanın olursa ve okumadıysan İstanbul Hatırası'nı oku daha önce derim :)

    Vuslat Abla'cım; inşallah okursun Abla'cım, güzel bir kitap :)

    Demet'çim; maalesef canım, Sevgi Abla'mın kitabı, o okumadığı için Marmaris'te kaldı :(

    YanıtlaSil

Yorum bıraktığınız için çok teşekkür ederim.
(Yorumlarınıza lütfen link eklemeyin, yorumlarınıza link eklediğinizde yayınlanmayacaktır. GFC hesaplarınıza bloglarınızı eklerseniz isminize tıkladığımızda bloglarınıza ulaşabiliyoruz.)